Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Öğrenilen geçmiş zaman kipi) Çocukları markete yollayacağım.Andet Hefte (Fiabe raccontate ai bambini.
Betondan, kabaran ve sıkışan, iki yanında salıncaklar olan yürüyüş yolları vardır.Le antere sono introrse, dorsofisse e biloculari (a due logge o teche) con due teche distinte.
Erişim tarihi: 25 Temmuz 2015. ^ "Şanlıurfaspor, Engin Korukır ile yollarını ayırdı".La Repubblica, 25 luglio 2002, pp. 21. ^ «Tu che raccogli tutto, guarda che bel pezzo di tubo».
Bu yolla, cinsiyet özelliğinin gelişimi engellenmektedir.Si eviterà così il declino della personalità.
Yolları Glarus üzerinden Turricum kalesine kadar sürer.Resteranno in testa fino al Passo Maloja.
Engizisyoncular bu yolla tüm insanların mutluluğunu sağladıklarını savunurlar.La polizia cerca di capire chi possa aver tratto beneficio dalla morte di tutte queste persone.
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.Possono essere usati anche i temi dedicati a IceWM.
İstanbul'a giden yollar kapatıldı.La via verso il Belgio chiusa.
Roma'da yolların toplam uzunluğu 85.000 kilometreydi.Alla sua massima estensione la lunghezza totale delle strade romane ammontava a circa 85.000 km.
Floransa’nın, Via Flaminia ve Via Cassia yollarının yapımında rol oynadığı bilinmektedir.È facilmente raggiungibile essendo compresa tra la via Cassia e la via Flaminia.
Yollara düşer ve sevgilisini aramaya başlar.Si alza in piedi e continua a cercare la sua femmina.
20 Mayıs 2007'de kulüpi Pizarro ile yollarını ayıracağını açıkladı.Il 20 maggio 2007 il Bayern Monaco annunciò che Pizarro avrebbe lasciato il club.
Köylüler yollarına devam ederken Ali, çocukları ve karısını alıp geri döner ve anasını bulur.Ma la nonna deve partire per lavoro e invita Donna e i bambini ad uscire da casa sua e tornare alla loro.
Mahallenin yolları asfalttır.I marciapiedi possiedono ascensori.
Japon Hava Yolları (İngilizce)La via dell'inferno - Giappone.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Lo sviluppo delle autostrade giapponesi è stato portato avanti con elevati indebitamenti.
Vader onu bir göreve daha yollar.Hunt parte poi per una nuova missione.
Roma'ya gelir ve önce bir pastanede çalışmaya başlar, aynı zamanda da aktörlüğe giden yolları aşındırır.Subito dopo si trasferisce a Roma,dove inizia un percorso lavorativo dividendosi tra teatro e cinema.
Küçük Asya’nın en büyük yollarından birisi buradan geçer.Dieci dei più grandi fiumi dell'Asia nascono da lì.
Tüm yollar Roma'ya çıkar.Все дороги ведут в Рим.
Bu problemi böyle bir yolla çözdüm.Таким образом я решил эту проблему.
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.Сельские дороги не так забиты, как городские.
Hangi yolla?Каким образом?
Hangi yolla, anlamıyorum.Не понимаю, каким образом.
Savaşta tüm yollar mübahtır.На войне все средства хороши.
O böyle bir yolla tehlikeden kaçınıyordu.Таким образом он избежал опасности.
Aynı yolla mı?Таким же образом?
Ninem bu sabah mektubu yolladı.Моя бабушка отправила письмо сегодня утром.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Горы и реки изменили своё местонахождение, дороги были разрушены.
Ama bu vaiz insanlığı gözeten Tanrı'nın yollarını anlamada güçlük çekti.Неисповедимы пути, которыми Бог находит человека».
Rodos Adası, kocaman gövdeli tek bir yarışmacı yollar.Остров Родос прислал только одного участника, колоссального.
Aynı şekilde idrar yolları da genişletilerek, uygun ölçüde kısaltılır.Он говорит короткую речь и желает им доброго пути.
O, kendi birimini bu zor durumdan çıkarmak için çeşitli yollar düşünür.Он думает о разных способах вытащить свою команду из этой сложной ситуации.
Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim de onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak armağanlar yolladı.Шахиншах велел повесить принесших ему это послание.
Asansör geri dönerken Doktor, telepatik yolla Bill'e kendisini beklemesini söyler.Прямо перед отбытием лифта Доктор с помощью телепатии обращается к подсознанию Билл с просьбой дождаться его.
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.Истинно, Сын Божий был тобою рождён, благочестивая Дева.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Они пробовали всеми дипломатическими средствами найти союзников и разделить врагов.
Kayı Boyu yine yollara düşer.Их пути вновь пересекаются.
Büyük transport kavşağı (demir yolları ve asfalt yolları; Trans Sibirya Demiryolu ).Транспортный узел (железные и шоссейные дороги; Транссибирская магистраль).
Smith de "J. Mascis bana fantastik bir kaset yolladı.Смит вспоминал: «Джей Максис прислал мне кассету, и она была такой страстной.
İlk önce Nanjing'e ve daha sonra Shangai'a yollandı.Вначале они были отправлены в Нанкин, а затем в Шанхай.
Demir yollarının babası olarak da bilinir.Считается одним из «отцов» железных дорог.
O, yolcuları yollarından döndürüp mahvederdi.Скрутили его и переправили к своим.
Robert teklifi kabul etti ve kızını Konstantinopolis'e yolladı.Гвискар принял это предложение, отправив свою дочь в Константинополь.
Albrect'e ise tehdit mektupları yollandı.После этого Василисе приходят письма с угрозами.
1351 yılında Konstantinopolis'e yollandı.В 1351 году он был выслан в Константинополь.
Yolları çok dardır.Дорога сильно занята.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.Слуга Радамеса, Мереб, - нубиец, научившийся выживать в Египте.
Mahallenin yolları yenilenerek genişletilmiş ve yenilenmiştir.Откуда крещение — оттуда и возрождение.
3 Aralık'ta grup Interscope ile yollarını ayırdı.3 декабря группа разорвала контракт с Interscope.
Macbeth, karısına yolladığı bir mektupta, Cadıların kehanetlerinden bahseder.Макбет в письме передал жене предсказания.
1980'lerde HIV'in hangi yollarla bulaştığı tam olarak anlaşılamamıştı.Пути распространения ВИЧ-инфекции не были полностью поняты в 1980-х годах.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Существует несколько способов измерения генетического расстояния.
Sonra yolları ayrıldı.После этого их пути разошлись.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Даже если два человека имеют одинаковую информацию, предвзятой может быть её интерпретация.
Yine köyün gençleri yollara ip çekerler bunlara da bahşiş verilerek geçilir.По пути молодёжь опять преграждала ему путь, требуя выкуп.
1993 yılında Türk Hava Yolları'ndan emekli oldu.В 1983 году турецкий рынок авиакомпаний был либерализован.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Но земля растлилась пред лицем Божиим, и наполнилась злодеяниями.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Путь к совершенной радости.
1948 yılının sonlarına doğru Malcolm, İslam Ümmeti hareketinin lideri Elijah Muhammed'e bir mesaj yolladı.В конце 1948 года Литтл написал лидеру Нации ислама, Элайдже Мухаммаду.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod