Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Dokiaľ som nebol snížený, blúdil som; ale teraz ostríham tvoju reč.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ehe ich gedemütigt ward, irrte ich; nun aber halte ich dein Wort.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ennenkuin minut nöyryytettiin, minä eksyin, mutta nyt minä noudatan sinun sanaasi.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.For jeg blev ydmyget, for jeg vild, nu holder jeg dit Ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Før jeg blev ydmyket, fór jeg vill; men nu holder jeg ditt ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Förrän jag fick lida, for jag vilse, men nu håller jag mig vid ditt tal.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.고난 당하기 전에는 내가 그릇 행하였더니 이제는 주의 말씀을 지키나이다
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Minekelõtte megaláztattam, tévelyegtem vala; most pedig vigyázok a te szódra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pierwej niżem się był uniżył, błądziłem; ale teraz wyroku twego przestrzegam.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pînă ce am fost smerit, rătăceam; dar acum păzesc Cuvîntul Tău.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Preden sem bil ponižan, sem zahajal v zmote, sedaj pa izpolnjujem govor tvoj.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prima di essere umiliato andavo errando, ma ora osservo la tua parola
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prvé než jsem snížen byl, bloudil jsem, ale nyní výmluvnosti tvé ostříhám.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Sebelum dihukum, aku menyimpang, sekarang aku berpegang pada perintah-Mu
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn nạn, thì tôi lầm lạc; Nhưng bây giờ tôi gìn giữ lời Chúa.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn_nạn , thì tôi lầm_lạc ; Nhưng bây_giờ tôi gìn_giữ lời Chúa .
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Voordat ik in moeilijkheden kwam, dwaalde ik vaak van U af. Maar nu houd ik mij alleen nog aan wat U zegt.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Πριν ταλαιπωρηθω, εγω επλανωμην αλλα τωρα εφυλαξα τον λογον σου.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Преди да бях наскърбен аз заблуждавах; Но сега държа Твоето слово.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.טרם אענה אני שגג ועתה אמרתך שמרתי׃
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.قبل ان أذلل انا ضللت. اما الآن فحفظت قولك.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受 苦 以 先 、 走 迷 了 路 . 現 在 卻 遵 守 你 的 話
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受苦 以 先 、 走 迷了路 . 現在卻 遵守 你 的 話
Açıklıcam sana yolda.Ik zal je het onderweg uitleggen.
Açıklıcam sana yolda.Te Io explicaré en el camino.
Adım Emmanuel Jal. Ve uzun bir yoldan geldim.Je m'appelle Emmanuel Jal. et je reviens de loin.
Adım Emmanuel Jal. Ve uzun bir yoldan geldim.Sólo diré que mi nombre es Emmanuel Jal y vengo desde muy lejos.
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,ako je krenil korak moj s prave poti in mi je srce hodilo za očmi mojimi in se je madež prijel mojih rok:
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,er mit Skridt bøjet af fra Vejen, og har mit Hjerte fulgt mine Øjne, hang noget ved mine Hænder,
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Ha az én lépésem letért az útról és az én lelkem követte szemeimet, vagy kezeimhez szenny tapadt:
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Jos minun askeleeni poikkesivat tieltä ja minun sydämeni seurasi silmiäni tahi tahra tarttui minun käsiini,
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,언제 내 걸음이 길에서 떠났던가 내 마음이 내 눈을 따라갔던가 내 손에 더러운 것이 묻었던가
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Si mi paso se apartó del camino y mi corazón se fue en pos de mis ojos, o si alguna mancha se pegó a mis manos
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Uchýlil-li se krok můj s cesty, a za očima mýma odešlo-li srdce mé, a rukou mých chytila-li se jaká poškvrna:
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Ако се е отклонила ногата ми от пътя, И сърцето ми е последвало очите ми, И ако е залепило петно на ръцете ми,
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,אם תטה אשרי מני הדרך ואחר עיני הלך לבי ובכפי דבק מאום׃
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,ان حادت خطواتي عن الطريق وذهب قلبي وراء عينيّ او لصق عيب بكفيّ
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,我 的 腳 步 若 偏 離 正 路 、 我 的 心 若 隨 著 我 的 眼 目 、 若 有 玷 污 粘 在 我 手 上
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,我的腳步 若 偏 離 正路 、 我的心 若 隨 著 我 的 眼目 、 若 有 玷污 粘在 我 手上
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Euh, je viens de la déposer sur le chemin de mes entretiens.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım. Hmm ... Eğer Carolyn konuştun mu?うん。彼女は昼食時であったとき、私は昨日彼女に話を聞いたが、それは彼女がそれをパーティーのように聞こえた。 そして彼女は11に寄港する予定だったが、代わりに、彼女は私にこの奇妙なテキストを送信します。
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.La estoy llevando mientrass voy a lo de las entrevistas.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Uh, ich bin nur fallen sie ab auf dem Weg zu meiner Interviews.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Uh, sto solo lei di cadere sulla strada per le mie interviste.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Ну, я просто опустила скидка на пути к моему интервью.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.اه، أنا فقط اسقاط لها قبالة على طريق المقابلات بلدي.
Aktörlerin bir kısmı yolda. Kihachi Ichikawa' nın Tiyatro Topluluğu.Trupa Kihachiego Ichikawy.
Aktörlerin bir kısmı yolda.Oui, du théâtre.
Aktörlerin bir kısmı yolda.Несколько странствющих актёров.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.20マイルと離れられません ブリティッシュ・コロンビアの北西部は
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.하부 48에서 사람이 갈 수 있는 가장 먼 곳은 포장된 도로로부터 32킬로미터 정도입니다.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.A "lenti" 48 államban a legtávolabbi pont ahova egy karbantartott úttól el tudsz menni az 30 km.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.Aux États-Unis contigus, le plus loin que l'on puisse s'éloigner d'une route principale est de 30 km.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.Di Lower 48, daerah terjauh yang dapat Anda capai dari jalan raya adalah 20 mil.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.Din sud, distanța maximă la care se poate ajunge pe șosea e 20 de mile.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.En los 48 inferiores, lo más lejos que se puede ir saliendo de una carretera en buen estado son 32 kilómetros.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.Het verste dat je in de VS verwijderd kan zijn van een onderhouden weg, is 32 km.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.I det kontinentale USA er det længste man kan komme væk fra en betjent vej 20 mil.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.Im amerikanischen Kernland kann man sich maximal 30 km von einer gut instand gehaltenen Strasse entfernen.
Alt 48'de, muhafaza edilen yoldan çıkabilmek en uzak 20 mildir.I USA, är det längsta du kommer ifrån en underhållen väg ungefär 3 mil.