Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?한밤중에 여행을 할 때 당신은... 불빛이 있는 쪽으로 걷지 않나요?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?한밤 중에 여행을 할 때 당신은 불빛이 있는 쪽으로 걷지 않나요?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Quando você viaja à noite... Você não caminha na luz?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Saat kau berjalan di malam hari, apakah kau berjalan dibawah cahaya ?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Saat kau berjalan pada malam hari... Apakah kau berjalan dibawah cahaya ?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Viajando à noite, você não anda na luz?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Гуляючи вночі в непроглядній пітьмі хіба ви не мрієте про світло?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Гуляючи вночі в непроглядній пітьмі хіба ви не мрієте про світло?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?عند السفر ليلاً ألا تريدين المشي في النور؟
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?عندما تسافر في الليل ألا تمشي في الضوء؟
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.Afgelopen januari reisde ik naar WAIS divide, ongeveer 1000 kilometer van de Zuidpool.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.En enero pasado viajé a un lugar llamado WAIS Divide a unos 960 kms del Polo Sur.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.Im vergangenen Januar suchte ich einen Ort namens WAIS Divide auf, etwa 400 km vom Südpol entfernt.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.Lo scorso gennaio sono andato in un posto chiamato WAIS Divide, a circa 950 km dal Polo Sud.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.Minulý január som cestoval na miesto zvané WAIS Divide, asi 1000 kilometrov od južného pólu.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.Viime tammikuussa matkustin paikkaan nimeltä WAIS Divide, alle 1000 km etelänavalta.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.V lednu tohoto roku jsem cestoval do místa zvaného WAIS Divide, vzdáleného zhruba 960 km od jižního pólu.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.W ostatnim styczniu, udałem się do WAIS Divide, około 1000 km. od bieguna południowego.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim, Güney kutbundan 950 km. uzakta.В прошлом январе я отправился в место, называемое Граница ЗАЛЩ, около 965 км от Южного полюса.
Geçtiğimiz ocak ayında, WAIS Bölümü adlı bir bölgeye yolculuk ettim,În acest ianuarie trecut, am călătorit într-un loc numit WAIS Divide,
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Amava andare in barca.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Han elskede at sejle.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Hij was een zeer gepassioneerd zeiler.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Îi plăcea foarte mult să navigheze.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Il adorait la voile.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Kochał żeglarstwo.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Miloval plachtění.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Miloval plachtenie.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Αγαπούσε την ιστιοπλοΐα.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Він обожнював мореплавство.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Обичаше ветроходството.
Gemi ile yolculuk etmeyi seviyordu.Он обожал мореплаванье.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.A verdade é que esta viagem impressionou-me verdadeiramente.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.In realtà questo viaggio mi ha davvero scosso. La Cultura, le tradizioni,
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.이 중국으로의 장기 여행은, 저를 완전히 흔들어놓았다고 해도 과언이 아닙니다.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.La verdad es que este viaje me hizo despertar.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.Prawda jest taka, że ta podróż naprawdę mnie rozbudziła.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.Um ehrlich zu sein: Diese Reise brachte mich Und meine Emotionen ins Wanken.
Gerçek şu ki bu yolculuk beni gerçekten sarstı ve uyanışıma sebep oldu.文化、伝統、人々、匂い
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu. Bazen acı vericiydi, özellikle etrafımdaki insanlar için.Foi mesmo uma viagem fascinante, por vezes, dolorosa, especialmente para os que me rodeavam.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu. Bazen acı vericiydi, özellikle etrafımdaki insanlar için.Понякога беше болезнено, особено за хората около мен.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.C'était vraiment un voyage fascinant.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Det var verkligen en fascinerande resa.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Đó thực sự là một chuyến đi thú vị.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Eine wirklich faszinierende Reise.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Fue un viaje fascinante.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Het was echt een fascinerende reis.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Igazán lenyűgöző utazás.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Într-adevăr a fost o călătorie fascinantă.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.또한 놀라운 여정이었죠.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Opravdu to byla fascinující pouť.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Res je bilo krasno potovanje.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Skutočne to bola fascinujúca skúsenosť.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Tak naprawdę była to fascynująca podróż.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Un viaggio veramente affascinante.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Ήταν ένα συναρπαστικό ταξίδι.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.Справді дивовижна подорож у світ знань.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.זה באמת היה מסע מרתק.
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.لقد كانت فعلاً رحلة ممتعة
Gerçekten büyüleyici bir yolculuktu.その当時は苦痛でしたけど