yolcuların ile cümle
yolcuların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yolcuların üçte ikisinden fazlası Hollanda vatandaşıydı.그리고 승객 중 3분의 2가 네덜란드인이다.
Yolcuların çoğu Rus'tu ama en az üç Ukraynalı ve bit Belaruslu bulunuyordu.대부분은 관광객으로, 우크라이나인 3명 이상, 벨라루스인 1명 외에 모두 러시아인이었다.
Yolcuların otobüsten inişini izledi.승객들이 버스에서 내리는 걸 봤다.
1929'daki büyük ekonomik bunalım trenin yolcularının azalmasına yol açtı.עם פרוץ השפל הכלכלי הגדול של 1929 נסגר הקו לנוסעים.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.כל הנוסעים ואנשי הצוות נהרגו.
Bu cihazlar yolcuların elbiselerini çıkartmadan tarama yapabilmelerini sağlıyor.חדרי הלבשה אלה כוללים ארוניות להנחת הבגדים של הלקוחות.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.Всички пътници и членове на екипажа загиват.
Geliş: Gelen yolcuların çıkışlarının yapıldığı bölüm.Sljedeća podjela je na putnike u dolasku i odlasku.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.U zrakoplovu se nalazilo 179 osoba , a poginulo ih je 169.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.Visi 189 žmonės lėktuve žuvo.
Araç duraklarda, yolcuların araca binmesi için vakit kaybetmemiş olur.Įlipantieji nelauks, kol kiti keleiviai išlips iš traukinio.
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.Avarijos metu jais numatyta evakuoti keleivius.
Yolcuların arasında bir bebek, 7 çocuk (12 yaşından küçük), 82 kadın ve 126 erkek vardı.216 reisija seas oli üks imik, seitse last, 82 naist ja 126 meest.
Burası yolcuların oturduğu yerler, 4 tane de tekeri var :).E aqui é o lugar do passageiro, e o carro tem quatro rodas.
Burası yolcuların oturduğu yerler, 4 tane de tekeri var :).Hier sitzen die Passagiere, und das Auto hat vier Räder.
Burası yolcuların oturduğu yerler, 4 tane de tekeri var :).Nakreslím auto. Díváme se na střechu auta.
Burası yolcuların oturduğu yerler, 4 tane de tekeri var :).Това тук е мястото за пътници, и има четири колела.
Burası yolcuların oturduğu yerler, 4 tane de tekeri var :).זה תא הנוסעים, יש לה ארבעה גלגלים.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.Avem scaune diferite ce se adaptează la forma pasagerului, la datele sale antropometrice.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.다양한 인체 계축에 따라서 승객의 체형에 맞게 조정할 수 있는 매우 다양한 의자들이 있습니다.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.Máme různá sedadla, která se přizpůsobí tvaru budoucího cestujícího, i s jeho proporcemi.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.Wyposażony w siedzenia dostosowane do kształtów pasażerów o różnej antropometrii.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.Той ще има различни седалки, които ще се адаптират към формата на пътника с различни параметри.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.У нас есть различные места, которые адаптируются под параметры пассажиров с их разной антропометрией.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.У нас є різні сидіння, які адаптуються до параметрів пасажирів, до їхньої індивідуальної антропометрики.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.יש לנו מושבים רבים ושונים אשר מותאמים לצורה של הנוסע העתידי, עם המימדים השונים והמידות השונות.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.لدينا مقاعد مختلفة جداً تتكيف مع حالة الراكب المستقبلي، مع قياسات بشرية مختلفة.
Gelecekteki yolcuların farklı antropometrik özelliklerine uyum sağlayacak farklı koltuklar olabilir.座席が変形します 異なる人体測定に適応します 機内には社交の場があり
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Ale časů těchto není bezpečno vycházeti ani vcházeti; nebo nepokoj veliký jest mezi všemi obyvateli země,
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.I de Tider kunde ingen gå ud og ind i Fred, thi der var vild Rædsel over alle Landes Indbyggere;
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.In quei tempi non c'era pace per nessuno, perché grandi perturbazioni c'erano fra gli abitanti dei vari paesi
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.그 때에 열국에 거한 모든 백성이 크게 요란하여 사람의 출입이 평안치 못하며
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Pada masa itu orang tidak dapat bepergian dengan aman, sebab di setiap negeri ada kerusuhan besar
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.To gdy usłyszał Baaza, przestał budować Ramy, i zaniechał roboty swej.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Trong khi ấy , dân của xứ phải bị sự rối_loạn nhiều , kẻ ra kẻ vào không được bằng yên .
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Trong khi ấy, dân của xứ phải bị sự rối loạn nhiều, kẻ ra kẻ vào không được bằng yên.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.В те времена не будет мира ни выходящему, ни входящему, ибо великие волнения будут у всех жителей земель;
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.ובעתים ההם אין שלום ליוצא ולבא כי מהומת רבות על כל יושבי הארצות׃
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.وفي تلك الازمان لم يكن امان للخارج ولا للداخل لان اضطرابات كثيرة كانت على كل سكان الاراضي.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.那 時 出 入 的 人 、 不 得 平 安 . 列 國 的 居 民 、 都 遭 大 亂
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.那 時 出入 的 人 、 不 得 平安 . 列國 的 居民 、 都 遭 大亂
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Anslut den med ditt LinkedIn- eller Facebook-konto... ...för att se andra passagerares profiler.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Basta acessar sua conta do LinkedIn ou do Facebook... ...para ver os perfis de outros passageiros.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Du skal bare tilslutte dig med din LinkedIn- eller Facebook-konto... ...for at se andre passagerers profiler.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Hubungkan saja dengan akun LinkedIn atau Facebook Anda... ...untuk melihat profil penumpang lain.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.LinkedIn 혹은 Facebook 계정으로 로그인하면... ...다른 승객의 프로필을 볼 수 있습니다.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Meld u aan met uw LinkedIn- of Facebook-account... ...en bekijk de profielen van andere passagiers.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Si colleghi con il suo account LinkedIn o Facebook... ...per visualizzare i profili di altri passeggeri.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Просто подключитесь к своей учетной записи LinkedIn или Facebook... ... для просмотра профилей пассажиров.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün....搭乗者のプロフィールをチェック。 興味ある人に連絡して...
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.A jak vidíte, někteří z prvních cestujících byla prasata a ovce.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Come potete vedere, tra i primi passeggeri del treno ci sono maiali e pecore.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Como podem ver, alguns dos primeiros passageiros do comboio eram porcos e ovelhas.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.En zoals je ziet waren de eerste treinpassagiers varkens en schapen.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Et comme vous pouvez le voir, parmis les premiers passagers de train étaient des porcs et des moutons.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Jak sami widzicie, pierwszymi pasażerami pociągów były świnie i owce.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.보시다시피 이들 초기 기차 승객 중 일부는 돼지와 양이었죠.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Látható, hogy a legkorábbi utasok a vonatokon disznók és birkák voltak.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Như bạn thấy đấy, một số hành khách đi tàu đầu tiên chính là lợn và cừu.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Og som man ser, var nogle af de første jernbanepassagerer grise og får.