yolcuları ile cümle
yolcuları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.그 때에 열국에 거한 모든 백성이 크게 요란하여 사람의 출입이 평안치 못하며
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Pada masa itu orang tidak dapat bepergian dengan aman, sebab di setiap negeri ada kerusuhan besar
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.To gdy usłyszał Baaza, przestał budować Ramy, i zaniechał roboty swej.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Trong khi ấy , dân của xứ phải bị sự rối_loạn nhiều , kẻ ra kẻ vào không được bằng yên .
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.Trong khi ấy, dân của xứ phải bị sự rối loạn nhiều, kẻ ra kẻ vào không được bằng yên.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.В те времена не будет мира ни выходящему, ни входящему, ибо великие волнения будут у всех жителей земель;
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.ובעתים ההם אין שלום ליוצא ולבא כי מהומת רבות על כל יושבי הארצות׃
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.وفي تلك الازمان لم يكن امان للخارج ولا للداخل لان اضطرابات كثيرة كانت على كل سكان الاراضي.
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.那 時 出 入 的 人 、 不 得 平 安 . 列 國 的 居 民 、 都 遭 大 亂
O günlerde yolcuların güvenliği yoktu. Çünkü çevre ülkelerde yaşayanların tümü büyük kargaşa içindeydi.那 時 出入 的 人 、 不 得 平安 . 列國 的 居民 、 都 遭 大亂
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Anslut den med ditt LinkedIn- eller Facebook-konto... ...för att se andra passagerares profiler.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Basta acessar sua conta do LinkedIn ou do Facebook... ...para ver os perfis de outros passageiros.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Du skal bare tilslutte dig med din LinkedIn- eller Facebook-konto... ...for at se andre passagerers profiler.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Hubungkan saja dengan akun LinkedIn atau Facebook Anda... ...untuk melihat profil penumpang lain.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.LinkedIn 혹은 Facebook 계정으로 로그인하면... ...다른 승객의 프로필을 볼 수 있습니다.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Meld u aan met uw LinkedIn- of Facebook-account... ...en bekijk de profielen van andere passagiers.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Si colleghi con il suo account LinkedIn o Facebook... ...per visualizzare i profili di altri passeggeri.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün.Просто подключитесь к своей учетной записи LinkedIn или Facebook... ... для просмотра профилей пассажиров.
Sadece LinkedIn ve Facebook hesabınızla oturum açın... ...ve diğer yolcuların profillerini görün....搭乗者のプロフィールをチェック。 興味ある人に連絡して...
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Brunel azt modta, hogy amit ő szeretett volna elérni az a vidéki tájakon való átsuhanás élménye.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Brunel chciał zapewnić swoim pasażerom przeżycie płynięcia przez krajobraz
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Brunel hovoril, že jeho plánom je, aby jeho pasažieri mohli zažiť plavbu naprieč vidiekom.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.브루넬이 이걸 통해서 승객들에게 주고자 했던 것은 기차를 타고 교외를 둥둥 떠가는 것 같은 경험이었던 겁니다
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Lo que Brunel dijo que quería conseguir para sus pasajeros era la experiencia de flotar a través del campo.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Quello che Brunel diceva di volere per i passeggeri era l'esperienza di galleggiare attraverso la campagna.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Wat Brunel wilde verwezenlijken voor zijn passagier was de ervaring om door het platteland te vlieden.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Брунел казвал, че иска да постигне за пътниците си преживяването да се носят през страната.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.Брюнель говорил, что пытается добиться для пассажиров ощущения плавного движения по местности.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.עכשיו, מה שברונל אמר שהוא רוצה להשיג עבור נוסעיו הוא החוויה של ריחוף לצד הנוף הכפרי.
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.أراد برونل ان يعطي للمسافرين الانطباع بالعوم في الريف البريطاني
Simdi, Brunel yolculari icin basarmak istediginin kirsal alanda gezinme deneyimi yasatmak olduğunu söylüyor.浮かぶように田舎を駆け抜ける体験でした これは19世紀の頃の話です
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.A jak vidíte, někteří z prvních cestujících byla prasata a ovce.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Come potete vedere, tra i primi passeggeri del treno ci sono maiali e pecore.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Como podem ver, alguns dos primeiros passageiros do comboio eram porcos e ovelhas.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.En zoals je ziet waren de eerste treinpassagiers varkens en schapen.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Et comme vous pouvez le voir, parmis les premiers passagers de train étaient des porcs et des moutons.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Jak sami widzicie, pierwszymi pasażerami pociągów były świnie i owce.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.보시다시피 이들 초기 기차 승객 중 일부는 돼지와 양이었죠.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Látható, hogy a legkorábbi utasok a vonatokon disznók és birkák voltak.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Như bạn thấy đấy, một số hành khách đi tàu đầu tiên chính là lợn và cừu.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Og som man ser, var nogle af de første jernbanepassagerer grise og får.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Pueden ver que algunos de los primeros pasajeros fueron los cerdos y las ovejas.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Seperti Anda lihat, beberapa penumpang kereta api terdahulu adalah babi dan domba.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Şi după cum puteţi observa, unii dintre primii pasageri de tren erau porci şi oi.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Und wie man sieht, waren unter den ersten Zugreisenden Schweine und Schafe.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Και όπως μπορείτε να δείτε, κάποιοι από τους πρώτους επιβάτες των τραίνων ήταν γουρούνια και πρόβατα.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.І як ви можете бачити, одними з перших пасажирів залізниці були свині та вівці.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Как вы видите, некоторые из пассажиров в те времена были свиньи и овцы.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.Както виждате, някои от най-ранните пътници във влаковете били прасета и овце.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.אפשר לראות שהיה קשה מאד לחיות בעיר כזו מבלי להיות מודע למקור האוכל שלך.
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.و كما ترون, بعض أوائل ركاب القطار كانوا خنازير و خراف
Ve görüldüğü gibi, ilk tren yolcularının bazıları domuzlar ve koyunlardı.豚や 羊もいました 突然 こういった動物が市場に自分で移動して入ってくることはなくなりました
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.In ko povzdigne oči in zagleda popotnika na ulici, reče tisti starec: Kam si namenjen? in odkod prihajaš?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Ketika orang tua itu melihat orang Lewi itu di alun-alun, ia bertanya, "Saudara dari mana, dan mau ke mana?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.노인이 눈을 들어 성읍 거리에 행객이 있는 것을 본지라 노인이 묻되 그대는 어디로 가며 어디서 왔느뇨
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Levantando ele os olhos, viu na praça da cidade o viajante, e perguntou-lhe: Para onde vais, e donde vens?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Toen hij de reizigers op het plein zag zitten, vroeg hij waar ze vandaan kwamen en waar ze heengingen.
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.И като подигна очи и видя пътника на градската улица, старецът му каза: Къде отиваш? и от где идеш?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Он, подняв глаза свои, увидел прохожего на улице городской. И сказал старик: куда идешь? и откуда ты пришел?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.וישא עיניו וירא את האיש הארח ברחב העיר ויאמר האיש הזקן אנה תלך ומאין תבוא׃