En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.I'd like to get under way as soon as possible.
Hangi yola götürmem gerektiğini merak ediyorum.I wonder which road I should take.
Acele et! Tren yola çıkmak üzere.Hurry up! The train is about to leave.
Tom hangi yola döneceğini bilmiyordu.Tom didn't know which way to turn.
Tom yeni arabasını yola park etmek istemiyordu.Tom didn't want to park his new car on the road.
Tom onlardan sonra yola çıktı.Tom took off after them.
Onlar ondan sonra yola çıktı.They took off after him.
Dan 7.30'da okula gitmek için yola çıktı.Dan left for school at seven thirty.
Tom okula gitmek için 07.30'da yola çıktı.Tom left for school at 7:30.
Pekala, yola devam edelim.All right, let's move on.
Tom, tüm eşyalarını arabasına doldurup Boston'a doğru yola çıktı.Tom packed all of his things into his car and left for Boston.
Hangi yola gitmem gerektiğini fark etmeden önce gezinerek bir saat harcadım.I spent an hour wandering before I realised which way I needed to go.
Yola dikkat et.Pay attention on the road.
Dikkatini yola ver.Pay attention on the road.
Tren ne zaman yola çıkar?When does the train depart?
Gemi, kalın sisle kaplı, şafakta yola çıktı.The ship, covered in thick fog, set sail at dawn.
Trenimiz çoktan yola çıkmış.Our train already left.
Çocuklar bisikletleri ile yola çıktılar.The boys took off on their bicycles.
Açıkçası, her iki sürücü de yola dikkat etmiyordu.Clearly, both drivers weren't paying attention to the road.
Yola dikkat edin.Pay attention to the road.
Tom bana hangi yola gideceğini sordu.Tom asked me which way to go.
Bu kamyon buzu eritmek için yola tuz koyar.This truck puts salt on the road to melt the ice.
Tom yola çıkmadan önce hava tahminini kontrol etti.Dan checked the weather forecast before taking off.
Tekne ne zaman yola çıkar?When does the boat set out?
Tom ev için yola çıktı.Tom took off for home.
Bugün yola çıkmadan önce onu kontrol etmek için döneceğim.I'll be back to check on him before I head out today.
Yola devam etmeye hazırız.We're ready to move on.
Mary yakında yola çıkacağını söyledi.Mary said that she would depart soon.
Yakında yola çıkacağım.I will depart soon.
Tom yola para ile çıktı.Tom took off with the money.
Tom bisikletiyle yola çıktı.Tom took off on his bicycle.
Sen ne zaman Paris için yola çıkacaksın?When will you depart for Paris?
O ne zaman Londra için yola çıkacak?When will he depart for London?
Onlar ne zaman Boston için yola çıkacak?When will they depart for Boston?
Sen ne zaman Moskova için yola çıkacaksın?When will you depart for Moscow?
Onlar ne zaman Viyana için yola çıkacaklar?When will they depart for Vienna?
Ne zaman Berlin için yola çıkacaksın?When will you depart for Berlin?
Ne zaman New York için yola çıkacaksın?When will you leave for New York?
Ne zaman Tokyo için yola çıkacaksın?When will you leave for Tokyo?
O, Atina için ne zaman yola çıkacak?When will she leave for Athens?
O, Pekin için ne zaman yola çıkacak?When will he leave for Beijing?
Roma için ne zaman yola çıkacaksın?When will you leave for Rome?
Bu akşam yola çıkıyorum.I'm departing this evening.
O bunları söyledikten sonra yola çıktı.After she said these things, she departed.
Yola koyulmak istiyorum.I want to hit the road.
Yola çıkmak istiyorum.I want to hit the road.
Pazartesi günü yola çıkmaya karar verdim.I've decided to leave on Monday.
İki adam da yola çıktı.Both men took off.
Benim yola çıkmam gerek.I need to quit.
Biz şu anda yola çıkıyoruz.We're leaving right now.
Tom zaten Boston'a yola çıkmış olabilir.Tom may have left for Boston already.
Ben asla ünlü olmak için yola çıkmadım.I never set out to be famous.
Tom yola atladı.Tom ran out into traffic.
Tom yola fırladı.Tom ran out into traffic.
Para Tom'u kötü yola sürüklüyordu.Money was corrupting Tom.
Hepimiz yola devam ettik.We've all moved on.
Ne zaman yola çıkacağız?When are we going to leave?
Tren yola çıkmıyor.The train isn't leaving.
Yarın yola çıkalım.Let's leave tomorrow.
Leyla ve Sami araçla yola çıktılar.Layla and Sami went for a ride.