Ana içeriğe geç
Sözlük

yola ile cümle

yola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Glenn, yola devam etmek ister.Ghana đi tiếp.
Daha sonra Mısır’a gitmek üzere yola çıkar.Từ Ai Cập sau đó chúng sẽ tới Hungary.
Bazı bölümler kısmen yaşanmış olaylardan yola çıkarak kaleme alınmıştır.Một vài trong số họ vẫn còn bị sốc vì những gì vừa trải qua.
Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir.Ông quay về Pháp nhưng vua Louis XV của Pháp cấm ông trở về thủ đô Paris nên ông quay sang Genève.
Enki uyandığında iş işten geçmiştir; tanrıça çoktan yola koyulmuştur bile.Bà kinh hãi ngất đi, tỉnh lại trời đã tạnh.
Yolak İyesi ise patikanın koruyucu ruhudur.Tuy nhiên, Phong Trào Tin Lành của ông là của các thương hiệu bảo thủ.
Kızılderililer bütün ana yola dağılmıştı; ve kanlar içinde ölümü bekliyorlardı.Đế quốc Đại Đường nhanh chóng bị Ngụy Yên uy hiếp, chìm vào cảnh chiến tranh đầu rơi máu chảy.
Fakat, Lecter zindandan kaçar ve Paris'e doğru yola çıkar.Mặt khác, xã này bảo vệ con đường tiến trực tiếp đến Paris.
De ki: ''O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz?アッラーがあなた方に《求めよ》と語られたものなのか。
Böylece kadınlar da kabul edilmiş, onların bu yola girmelerine izin verilmiştir.この故に女は御使たちの故によりて頭に權の徽を戴くべきなり。
Bizi hidayete, dosdoğru yola ulaştır, bize dosdoğru yola ulaşacak bir şuûr diriliği ver.(ただちにやすらぎを与えたまえ 先導主である御身にならって われらをすべての悪より逃れさせよ。
Ancak yola çıktıktan bir süre sonra yolu kaybederler.災・厄・禍除降の場合→その方向へ。
Ve biz onları bizim emrimizle hidayet eden (doğru yola götüren) imâmlar kıldık.また各地の県長に軍を率いて東上させた。
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.その時に再び中国へ行くことを決意。
Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.行末では指示(かつ呼び出し)をASCIIにもどさなければならない。
Cemiyet sahibi olmak; yola (tarîkata) girmek isteğinden olmaktır.一行 行一(いちぎょう ゆきいち) 「自己顕示欲」の欲鬼。
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.千羽鶴は折鶴(おりつる)が笈摺(おいづる)にちなむことから奉納される。
Bu film, Corman'ın Poe'nun öykülerinden yola çıkarak çektiği sekiz filmlik dizinin sonuncusuydu.これはコーマンがポー作品をもとに制作した8つの映画のうち最後の作品である。
Kendisini tehlikeli bir yola götüren, kuşkucu bir itibara sahip kişi.彼を危険な道へ導いた人物。
Babasının evine doğru yola koyulur.父の家に引き取られる。
Segrek ana babasının elini öpüp yola koyulur.真人は仕方なく母の頬にキスをする。
Uçakta yer bulamayınca Hamburg’dan Türkiye’ye doğru arabayla yola koyulur.ハンブルクからも車でなら遠くない。
Bu yola girenlerin her ilerleyişinde yeni bir makama varılır; Her makamın kendine özgü pratiği vardır.近世の書院造ではこれが逆転し、一の間に全てが集められる。
Gece Nöbeti'nden bir keşif grubu Duvar'ın kuzeyine doğru yola çıkar.〈冥夜の守人〉の偵察隊は〈壁〉の北に向かう。
Sattığı Blue Magic (Mavi Büyü) isimli eroin Asya'dan yola çıktığında %98 - %100 saflıktaydı.アジアからルーカスが輸入したヘロイン「ブルーマジック」は98%の純度で、そのままストリートで販売された。
Mart 1808'te Godoy, IV. Carlos, Maria Luisa ve maiyetleri Meksika'ya kaçmak amacıyla yola çıktılar.1808年3月、ゴドイ、カルロス4世、マリア・ルイーサら宮廷の人々は、エスコリアルから追い出され、メキシコに逃げるつもりでアランフエスに逃れた。
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.実話を元に紡がれた修復師の真実の物語。
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.信号機つき交差点を持つ路線も存在する。
Bu iki İranlı gezgin İran'dan yola çıkarak Fransa'ya kadar gelir.フランスから来たこの自転車道は、ロシアにまで至る。
Sabaha karşı yola çıktık.朝の散歩に出る。
Bu gözlemden yola çıkılarak, olgunun oluşumunda tekrarın asıl etken olduğu sonucuna varılmıştır. ^ (4).天孫降臨では天照大御神は「此の宝鏡(八咫鏡)を視まさむこと、当に吾を視るがごとくすべし。
"Ersan Gülüm yola çıktı!".「笑いの神様が降りてきた!
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.アリアとジェンドリーはヨーレンの旅の一行に加わって〈壁〉に向かう。
Lorentz, temel hidrodinamik denklemlerinden yola çıkarak meseleyi hesap yoluyla çözmeyi önerdi.ローレンツは流体力学の基本的方程式を出発点として、問題を数値的に解くことを提案した。
Arabalardan birisinin benzini bitene kadar ekip yola devam etmeyi sürdürür.陸上設備の完成まで貨車渡艀曳航による貨車航送を続ける。
Tekerlekli araçlar içi kablo yola dik döşenmekteydi.各車両間はケーブルヘッドを介して接続していた。
Avusturya Okulu insan eylemlerinin temel ilkelerinden yola çıkarak bir ekonomik teori kurmaya çalışır.経済学のオーストリア学派は、経済現象の基礎を個人の意図的な行動に置く方法論的個人主義を提唱した。
(2. tekil şahıs, emir kipi) (O) Yarın yola çıkacak.^ “E☆2ぷらす明日発売!
Yola devam etmek zorundayız.僕らは前に進まなきゃいけない。
Yaşanan bu olay üzerine Kübra'yı tedavi etmek için yola çıkar.キューブを解放するにはそこへ行く必要がある。
Bu yola çıkış, hiçbir biçimde cinsiyet ayrımcılığı mücadelesi değildir.その発言はもはやセクハラ以外の何ものでもない。
Ertesi gün yardımcısı ile birlikte yola koyulmak istediğinde pusulasını kaybettiğini fark eder.ある日釣りへと出かけている時、彼は鍵を持ってくることを忘れたことに気づく。
Nielsen Music Control arşiv eksikliğinden dolayı bu yola başvurulmuştur.Nielsen Music Control が発表する。
Göçmen dolu 25 gemiyle yola çıktı, bunlardan ancak 14'ü Grönland'a varabildi.この探検では30艘の船で出発したが14艘しかグリーンランドに到達することは出来なかった。
Çolak Salih, Hoca’yı yakalamak üzere yola çıkar onu bulur, onunla konuşur.誰に対しても常に折り目正しく、瀑などの部下にも謹直な喋り方をする。
Kate ve Michael ona katılır ve yola koyulurlar.スティーブとキスを交わして立ち去る。
Charlie arabayı zar zor çalıştırdıktan sonra yola koyulurlar.行く場もないまま車を走らせるニック。
Büyük ve geniş bir itfaiye aracına binerler ve yola koyulurlar.巨大で強力な火の玉を口から放出して攻撃をしてくる。
Yola yalnız devam eder.単独運行となる。
Suikastler aynı gün yaşanan ve Kanlı Pazar olarak anılan olaylara yolaçmıştır.土曜も日曜・祝日と同じ発行形態に移行したものとされる。
Abidos'a yola çıkmadan önce evlatlığı Konstantinos komutasında bir orduyu Armeniakon Themasına gönderdi.アビュドスに進発する前、彼は義理の息子コンスタンティオスに軍を預けてテマ・アルメニアコイへ送り出した。
Yolande (yaklaşık c.潔斎(禊)の地。
O yıl kervan yola düzülür.これをもって正式な創立年とする。
Ash, Necronomicon için yola çıkar.IGZO液晶を備える。
Pupa seyir buradan yola çıkarak, "arkadan esen rüzgâr ile seyir" anlamına gelir.「野ざらし」は、旅立ちに際して詠んだ一句「野ざらしを心に風のしむ身かな」に由来する。
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.故に、今も筑前に於いて子孫を見る。
"Ninniyle yola çıktık".Let's Go ○○」と続けていた。
Nizamî, artık başkente doğru yola çıkmış, fakat daha genç olmasına rağmen yolda vefat etmiştir.旅館「伊勢孫」を経営したが後に廃業した。
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.このため、真相を知らないジャックは死後40-50年と見積もった。
İzin kâğıtlarını alıp arabayla yola çıktıkları sırada bir başka çetenin saldırısına uğrarlar ve Julian ölür.検問所に向かう途中、セオたちの車は暴徒の襲撃に遭い、ジュリアンが撃たれて絶命する。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod