Selena 23 yaşındayken hayran kulübünün başkanı Yolanda Saldívar tarafından öldürülmüştür.Η Σελίνα δολοφονήθηκε σε ηλικία 23 ετών από την Yolanda Saldivar, την πρόεδρο του φαν κλαμπ της.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Αποτελείται από 3 διαφορετικές οδούς: την κλασική οδό, την οδό λεκτίνης και την εναλλακτική οδό.
5 Haziran 1191'de Magosa'dan yola çıkan Richard, 8 Haziran 1191'de Akkâ'ya vardı.Ο Ριχάρδος έφτασε στην Άκρα στις 8 Ιουνίου 1191.
88, alfabenin 8’inci harfinden yola çıkarak nazilerin “Heil Hitler” şeklindeki selamına gönderme yapıyor.Νεοναζιστές χρησιμοποιούν τον αριθμό 88 ως συντομογραφία για το χαιρετισμό "Heil Hitler".
Bunun için Pelleas yola çıkmak istemektedir.Γ. Παύλου: Ήρθαμε για να μείνουμε!
Yola çıktıktan kısa bir süre sonra kardeşinin tüberküloz nedeniyle öldüğü haberini aldı.Στον δρόμο, έμαθε για τον θάνατο του αδελφού του από φυματίωση.
Berkyaruk tahta çıkınca onun yanına İsfahan'a gitmek için yola çıktı.Όταν αφέθηκε ελεύθερος αναχώρησε για το Ισφαχάν.
Beth ile karşılaşınca onunla birlikte yola devam etmistir.Στην πορεία, οι σχέσεις του με την Μπεθ αποκαθίστανται.
Yoların kenarlarında ise şehrin eski resimleri bulunmaktadır.Εντός του παρεκκλησίου υπάρχουν παλιές εικόνες.
Mekke'ye ulaştığında ilk yola çıkışından çeyrek yüzyıl sonra Mağrib'e dönmeye karar verdi.Αφού έφτασε στη Μέκκα αποφάσισε να επιστρέψει στο Μαρόκο, σχεδόν ένα τέταρτο του αιώνα μετά την αποχώρησή του.
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.Συνεχίζουν το δρόμο τους για τον τελικό προορισμό που είναι η άλλη κοιλάδα, της Μίνα.
Yola yalnız devam eder.Θα ταξίδευα μόνος μου.
1823 yılında Afrika'daki Timbuktu kentini görebilmek için Batı Afrika'ya doğru yola çıktı.Το 1823 ξεκίνησε για την Δυτική Αφρική με σκοπό να ταξιδέψει στο Τιμπουκτού.
Buradan yola çıkarak asıl tedavinin "özgürlük" olduğunu, psikoterapi olmadığı sonucuna vardı.Εξ' αυτού συμπέρανε ότι η θεραπευτική αιτία ήταν η ελευθερία και όχι η ψυχοθεραπεία.
Nossa Senhora da Ajuda adındaki yelkenli ile 15 Ocak 1515 tarihinde Goa'dan yola çıktılar.Έπλευσε με το πλοίο Nossa Senhora da Ajuda, το οποίο εγκατέλειψε τη Γκόα τον Ιανουάριο του 1515.
Artan borçları yüzünden Maelzel Avrupa'yı terk ederek Amerika'ya doğru yola çıktı.Μετά από αυτή την επίθεση ο Μακουέγκε έφυγε με την οικογένειά του στην Ευρώπη.
Sabaha karşı yola çıktık.Περπάτησε στην πρωινή λιακάδα...
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Η Ντέιβις αποχώρησε από τα γυρίσματα, αλλά τελικά επέστρεψε και συμβιβάστηκε.
Hava iyi olursa yarın yola çıkacağız.Αν ο καιρός το επιτρέπει, αύριο αναχωρούμε.
Anne ve babası Yolanda ve George Rivera'dır.Hendes forældre er George og Yolanda Rivera.
Bu yola dah a sonra Olds'un ismi verilmiştir.Det blev benævnt Olsens Vej.
Yola devam etmek zorundayız.Nu må vi rykke fremad.
Janszoon 18 Aralık 1603 tarihinde üçüncü kez Doğu Hint Adaları'na gitmek için Hollanda'dan yola çıktı.Janszoon sejlede fra Holland til Ostindien for tredje gang den 18.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Det består af tre forskellige veje: den 'klassiske vej', lektin-vejen og den alternative vej.
Metabolik bir yolakta, bir enzimin ürünü, bir diğeri tarafından substrat olarak kullanılır.I stofskifteveje bruger ét enzym produktet fra et andet enzym som substrat.
Ertesi yıl 1501'de kardeşi Miguel Corte-Real ile birlikte üç gemiyle yola çıktı.Han satte på sin anden rejse til Grønland i 1501, sammen med sin bror Miguel Corte-Real og tre karaveller.
Örneğin, bir metabolik yolaktaki enzimler, son ürünler tarafından inhibe edilebilir.For eksempel kan enzymer i stofskifteveje inhiberes af senere produkter.
Daha ziyade yanlış bir yola yöneltme sözkonusu.Hovedet den forkerte vej?
Donanma, Atina'nın tahliyesine katılmak için Artemision'dan Salamis Adası'na doğru yola çıkmıştır.Den allierede flåde sejlede herefter fra Artemisium til Salamis for at deltage i evakueringen af Athen.
Ancak Macellan bu maceradan sonra yeniden yola koyulmadan önce birkaç hafta beklemeyi tercih etti.Magellan valgte at vente lidt, inden ekspeditionen rejste ud.
Ayrıca kuzgunun getirdiği mesajda kral ve maiyetinin Winterfell'a doğru yola çıktığı da yazmaktadır.En yderligere meddelelse, anlagt af en ravn, rapporterer, at kongen selv kommer til Winterfell.
Bakımların tamamlanmasının ardından gemiler Messina'ya doğru yola çıktılar.Arme, mens de begge rykkede frem mod Messina.
İlk etapta hemen hemen tüm bisikletçilerin lastikleri yola atılan çiviler nedeniyle delindi.I begyndelsen blev stort set alle tog på tandhjulsbaner trukket af damplokomotiver.
Film aynı isimli romandan yola çıkarak çekilmiştir.Filmen er baseret på romanen af samme navn.
Bu yola Gürcü Askeri Yolu da denir.Heraf også vejnavnet Hostrupsvej.
Yağmur yağdığı müddetçe yola çıkamayız.Men det er ikke lige meget, hvornår det regner.
Esav'ın dört yüz adamla yola çıktığını öğrendi ve daha da çok korktu.Tsai slap væk med seks mindre djunker og 400 mand.
Üçü birlikte Kutsal Kase şatosuna gitmek üzere yola koyulurlar.Sammen flygtede de hen til præstegården.
Ana yola bağlanan bu yol Sawyerların evine giden yoldur.Sjodalen er en hovedvej for rejsende på vej til Jotunheimen.
20 yaşında Hindistan'a gitmek üzere yola çıktı.Han flyttede til Danmark som ca. 20-årig.
Metabolik yolaklar organizmalarda homeostaz sağlamakta rol oynar.Stofskifteveje er vigtige for opretholdelsen af homøostase i en organisme.
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.De nåede i sidste ende tilbage til Australien.
Ardından, Aragorn Yüzüktayflarını püskürttü ve Hobbitlerin yola devam etmesini sağladı.Herefter kastede Kronos alle sine børn op, og fjendtlighederne begyndte.
Ertesi iki yılını hazırlıklara harcayıp, 14 Nisan 1202 tarihinde sonunda yola çıktı.Han tilbrakte de neste to årene i forberedelser og dro endelig den 14. april 1202.
Ancak yola çıktıktan bir süre sonra yolu kaybederler.Dekket settes på når den står rett vei.
Selena 23 yaşındayken hayran kulübünün başkanı Yolanda Saldívar tarafından öldürülmüştür.Selena var 23 år gammel da hun ble drept av sin egen medarbeider Yolanda Saldívar.
Michael teklifi kabul eder ve yola koyulur.Peter aksepterte tilbudet, og satte avsted neste morgen.
O gece hasarlı Venedik gemileri batıya doğru yola çıktılar.Den kvelden seilte de hardt skadde venetianske skipene vestover.
Yola çıktıktan kısa bir süre sonra kardeşinin tüberküloz nedeniyle öldüğü haberini aldı.Like etter at han dro ut, fikk han vite at broren hadde dødd av tuberkulose.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Det består av 3 ulike signalveier: klassisk, lektin- og alternativ signalvei.
Ancak Macellan bu maceradan sonra yeniden yola koyulmadan önce birkaç hafta beklemeyi tercih etti.Magellan valgte da å vente enda en stund før ekspedisjonen la ut igjen.
1823 yılında Afrika'daki Timbuktu kentini görebilmek için Batı Afrika'ya doğru yola çıktı.I 1823 begav han seg til Vest-Afrika i den hensikt å reise til Timbuktu.
Orpheus kabul eder ve yola çıkar eşiyle.Orfeus takker og tar fatt på reisen.
King ve Scott'ın 4 çocuğu oldu: Yolanda Denise, Martin Luther III, Dexter Scott ve Bernice Albertine.De ble foreldre til fire barn: Yolanda King, Martin Luther King III, Dexter Scott King og Bernice King.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Jakob ønsker å dra med sitt hus, men Laban ønsker at han forblir.
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.Dere blir enige om hvem som først skal lete (og som skal stå og telle).
Ana yola bağlanan bu yol Sawyerların evine giden yoldur.Sjodalen er en hovedvei for reisende på vei til Jotunheimen.
Roman, dünyayı dolaşmak amacıyla yola çıkan iki çocuğun başından geçen olayları anlatmaktadır.Den handler om to unge gutter som reiser rundt i verden.
Film aynı isimli romandan yola çıkarak çekilmiştir.Filmen er basert på romanen med samme navn.
Burada Temmuz'a kadar kalarak yeniden yola koyuldular.De ble der til over jula.