Ana içeriğe geç
Sözlük

yola ile cümle

yola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, dün Kyoto için yola çıktı.She started for Kyoto yesterday.
Bir çocuğun yola çıktığını gördüğünde sert frenledi.She braked hard when she saw a child run out into the road.
O, geçen hafta gezi için yola çıktı.She set off on a trip last week.
Uçuşum iptal edildi ve yarına kadar yola çıkamam.My flight was canceled and I can't leave until tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.If it should rain tomorrow, I will put off my departure till the first fine day.
Gece yaklaştığı için, eve gitmek üzere yola çıktık.Night coming on, we left for home.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.The storm prevented me from leaving.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Tren Kobe istasyonuna gitmek için yola çıktı.The train left for Kobe station.
Öğretmen, şimdi yola çıkalım, dedi.The teacher said: "Let's set off right now."
O, Amerika'ya yola çıktı.He has set off for America.
Ben, bu gece yola çıkıyorum.I'm setting off tonight.
Gemi ne zaman yola çıkıyor?What time does the ship leave?
Raylar yola paralel uzanıyor.The tracks run parallel to the road.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.As far as I know, she hasn't departed yet.
O Kyushu için yola koyuldu.He has set off for Kyushu.
Gemi yarın Honolulu'ya yola çıkıyor.The ship leaves for Honolulu tomorrow.
Mary çoktan yola çıktı.Mary has already set off.
O, otobüs durağına gitti ve otobüs yola çıktı.He went to the bus stop, and the bus took off.
O otobüs durağına gitti ve otobüs yola çıktı.She went to the bus stop, and the bus took off.
Ondan sonra Saygon'a gitmek için yola çıkacağım.After that, I'll leave for Saigon.
Biz ne zaman yola çıkarız?What time do we leave?
Yarın Çin'e gitmek için yola çıkıyor.He's leaving for China tomorrow.
Dağcı zirve için yola çıktı.The mountaineer set out for the summit.
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
Polis yola girişi kısıtladı.The police restricted access to the road.
Tren yakında yola çıkıyor.The train is leaving soon.
Durmak yok yola devam.There is no rest for the weary.
Çinli kadın arkadaşlarımın onları yola getirmemden zevk aldıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Perry sonunda 1853'te Tokyo Körfezi'ne doğru yola çıktı.Perry finally sailed into Tokyo Bay in 1853.
Talihsizlik at sırtında gelir ama yürüyerek yola devam eder.Misfortune arrives on horseback but departs on foot.
Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.When we started out, we had only 200 dollars between us.
Yaşlı adam hızlı bir koşuşturmayla yola çıktı.The old man set off at a quick trot.
Tom, hangi yola gideceğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain which road to take.
Tom, ne zaman yola çıkacağına karar veremedi.Tom couldn't decide when to leave.
Tom Mary'ye hangi yola döneceğini sordu.Tom asked Mary which way to turn.
O, Avustralya'ya gitmek için yola çıktı.He departed for Australia.
Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.Many men set out for the West in search of gold.
Tom atına bindi ve yola çıktı.Tom mounted his horse and rode off.
Tom Mary'yi hemen yola çıkması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to leave right away.
Tom, başkalarına yardım etmek için yola çıkan kişi türüdür.Tom is the type of person who goes out of his way to help other people.
Yola çıkmalıyız.We should be on our way.
Ben yola çıkmaya hazırım.I'm ready to depart.
Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.Ken finally accomplished what he set out to do.
Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.Bad weather prevented us from departing.
Hava iyi olursa yarın yola çıkacağız.We'll leave tomorrow, weather permitting.
Brian, New York'a gitmek için yola çıktı.Brian left heading for New York.
Şimdi yola çıkarsan yarın akşama kadar Boston'da olursun.If you leave now, you'll be in Boston by tomorrow evening.
Ben tavuk yolamam. Bir bıçakla parmaklarımı kestim.I cannot pluck the chicken. I cut my fingers with a knife.
Saat kaçta yola çıkıyorsun?At what time are you leaving?
Sürüş sırasında yola odaklanman gerekir.While you drive, you should focus on the road.
Yola çıkıyorum.I'm hitting the road.
Yola koyuluyorum.I'm hitting the road.
Tom sağa döndü ve Mary diğer yola gitti.Tom turned right and Mary headed the other way.
Tom sabah yola çıktı.Tom took the morning off.
Tom atına atladı ve yola çıktı.Tom jumped on his horse and rode off.
Ben öbür yola bakmaktan kendimi tutamadım.I can't keep looking the other way.
Takuya bana derhal yola çıkmamı söyledi.Takuya told me to take off right away.
Hadi yola çıkalım.Let's be on our way.
Yola devam edelim.Let's move on.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod