yokuş ile cümle
yokuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Es treibt dich buchstäblich vorwärts.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Hal itu mendorong Anda ke atas.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Het stuwt je letterlijk naar boven.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.그러면 정말 힘이 납니다.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Letteralmente, è come se ti spingesse verso l'alto.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.To dosłownie popycha ku górze.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.И это дает почти физический толчок вверх.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Това буквално те тласка нагоре.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.זה ממש דוחף אתכם למעלה.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.وهذا يعمل مباشرة على رفع معنوياتك مباشرة ..
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.それが「大局観」なのです
Bu yokuş boyunca kayacak.Bude klouzat po tomto kopci.
Bu yokuş boyunca kayacak.Het begint deze heuvel af te glijden.
Bu yokuş boyunca kayacak.이 언덕을 따라 미끄러질 겁니다
Bu yokuş boyunca kayacak.Zacznie ślizgać się z tego wzgórza.
Bu yokuş boyunca kayacak.Він буде з'їзджати донизу по цій горці.
Bu yokuş boyunca kayacak.Оно будет скользить вдоль этого склона.
Bu yokuş boyunca kayacak.הוא יגלוש דרך הגבעה הזאת.
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Allora, se si tratta di un percorso tanto in salita, perché iniziare ora?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Entonces, si ésta será una ardua tarea, ¿por qué hacerlo ahora?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Tak jeśli to jest taki uphill climb, dlaczego to zrobić teraz?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Кристина Беллантони. Если так сложно пробиться сквозь сложности, почему этим занимаются в данный момент?
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Acesta e un vârf de rădăcină, crescând în susul pantei.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Đây là một chóp rễ phát triển bất chấp mặt dốc
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Dit is een uiteinde van een wortel die tegen een helling aan groeit.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Este es un ápice de la raíz que crece en contra de una pendiente.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Este é um ápice radicular a crescer contra um declive.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Ini adalah ujung akar tumbuh miring ke atas.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.자, 이것은 경사에 붙어 자라나고 있는 뿌리의 끝부분입니다.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Maintenant, voilà une racine qui pousse sur une pente.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Na most, ezek a gyökérvégződések rézsútosan nőnek.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Nun, dies ist eine Wurzelspitze, die gegen eine Steigung wächst.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Questo è l'apice di una radice che cresce contro un pendio.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Tässä on juuren kärki kasvamassa luiskaa vasten.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.To jest wierzchołek korzenia rosnący pod nachyleniem.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Toto je koreňový vlások rastúci proti sklonu.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Toto je vrchol kořene rostoucí proti sklonu svahu.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Βλέπουμε μια κορυφή ρίζας που αναπτύσσεται πάνω σε μια κεκλιμένη επιφάνεια.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Сега, това е връх на корена, растящ под наклон.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Теперь посмотрим, это -- кончик корня растущий на склоне.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.זאת שלוחה של שורש שצומחת כנגד מדרון.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.حسناً هذا هو أحد الجذور الذي ينمو عكس منحدر
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.伸びている根端です このような動きは見覚えあると思いますが
Her şeyiyle bir yokuş yukarı tırmanmaya. # ve ben üzülüyorum # Ama o-ecek gelmek, Evet biliyorum.Đó là một điều khó khắn và tôi thực sự lấy làm tiếc nhưng tôi biết điều tốt đẹp sẽ đến với bạn, yeah.
Her şeyiyle bir yokuş yukarı tırmanmaya. # ve ben üzülüyorum# es un camino cuesta arriba # y yo siento lástima
Her şeyiyle bir yokuş yukarı tırmanmaya. # ve ben üzülüyorumانها لمهمة صعبة وانا اشعر بالأاسف
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.Chúng tôi đang đạp xe xuống núi, thì lốp xe truớc của Alex bị kẹt vào một khe đá.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.Jedziemy po kamienistym wzniesieniu, i przednie koło Alexa zahacza o jedną z rozpadlin.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.Kami menuruni bukit dengan medan berbatu dan roda depan sepeda Alex tersangkut di salah satu cerukan ini.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.바위산을 내려오고 있을 때 알렉스의 자전거 앞바퀴 타이어가 크레바스 틈에 끼어서
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.Мы спускаемся с холма в гористой местности, и переднее колесо Алекса застревает в одной из расселин.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.Спускаме се надолу по каменист терен и предната гума на Алекс се заклещи в една от тези пукнатини тук.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.ירדנו במורד גבעה עם אדמה סלעית, והצמיג הקדמי של אלכס נתקע באחד החריצים האלה כאן.
Kayalık bir arazide yokuş aşağı gidiyorduk, ve Alex'in ön tekerleği buradaki yarıklardan birine takıldı.アレックスの自転車の前輪が 割れ目に嵌ってしまいました 彼は転んで
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Als je het van een afstand bekijkt, dan ging Egypte al 30 jaar bergaf -- het ging bergaf.
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Egipt, przez ostatnie 30 lat stopniowo się staczał. stopniowo się staczał.
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Om du ser på det hade det under 30 år gått utför för Egypten.
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Se analisarem a situação, o Egipto, durante 30 anos, esteve em declínio estava a resvalar.
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Se consideriamo i fatti, vediamo un Egitto che per 30 anni è andato sempre peggiorando.
Manzaraya bakacak olursanız, Mısır, son 30 yıldır, bir düşüşteydi. Yokuş aşağı gidiyordu.Wenn man es sich einmal anschaut, ging es für Ägypten seit 30 Jahren bergab -- nur bergab