Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksunluk ile cümle

yoksunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?Have you experienced withdrawal symptoms in the past?
Cinsel yoksunluk veya etkili kontrasepsiyon bu dönemde zorunludur.Sexual abstinence or effective contraception is mandatory during this period.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Because really, it's a condition about choice, and the lack of freedom.
Herkes yoksunluk çekecek.And so everyone will be starved off.
"isteyen" parçasından, yoksunluk hisseden parçasından geliyor.It comes from the motor of the mind, the wanting part of the mind, the craving part of the mind.
Yüzlerini ne bir yoksunluk ne de bir aşağılanma duygusu kaplar.Neither gloom nor shame will come over their faces.
Göreli yoksunlukRelative deprivation
Bireysel göreceli yoksunluk ise aynı kavramların bireysel düzeyde gerçekleşmesidir. ^Der persönliche spirituelle Aufstieg müsse individuell erreicht werden.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Chez les humains, le pouvoir magique et son absence sont des attributs innés.
Bunların arasında "Esmé İçin - Sevgi ve Yoksunlukla" da vardı.Entre las no colocadas estaban un Descendimiento y una Piedad.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.El desprecio es, de hecho, más degradante que el odio.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Negli umani, la magia o la mancanza di essa è un attributo innato.
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?Испытывали ли вы в прошлом абстинентный синдром?
Hikâye bittiğinde, X sözünü yerine getirmiş ve Esmé'ye yoksunlukla dolu bir öykü yazmıştır.وفي نهاية الحكاية نفذ X وعده وكتب قصة إلى أسماء مملؤة بالحرمان .
Küçük kız bir kez daha anlatıcıya kendisi için yoksunluk hakkında bir öykü yazmasını istediğini hatırlatır.تذكرت الطفلة الصغيرة مرة أخرى طلبها من السارد بكتابة قصة بخصوص الحرمان من أجلها .
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Excesso de confiança é mais perigoso do que a falta dela.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Nos seres humanos, a magia ou a falta dela é um atributo inato.
Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur.Doprowadza to po pewnym czasie do niewydolności oddychania.
Bunların arasında "Esmé İçin - Sevgi ve Yoksunlukla" da vardı.Han hadde også formannsverv, blant annet i Tiltaknemnda og i Husbanken.
Cinsel yoksunluk veya etkili kontrasepsiyon bu dönemde zorunludur.Sự kiêng cữ tình dục hoặc biện pháp tránh thai hiệu quả là bắt buộc trong thời kỳ này.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Вътрешното приложение е много по-опасно от външното.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Kod ljudi, sposobnost korištenja magije ili njen nedostatak određen je rođenjem.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Kiralnost je bolj abstraktna kot vijačnost.
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:하지만, 로맨틱 사랑의 주 특징은 갈망입니다:
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:Mégis, a szerelem legfőbb jellemzője a vágyakozás: erős vágy, hogy a bizonyos személlyel legyünk.
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:אבל המאפיין העיקרי של אהבה רומנטית הוא תשוקה:
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:ولكن الخصائص الأساسية للحب الرومانسي تكمن فى الرغبة الملحة
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:ある特定の人と一緒にいたいという強い切望なのです 決してセックスだけが目的ではなく感情的にも
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:但係,浪漫愛情嘅主要特徵係渴望
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.그들의 연구는 여러 형태의 감각이 박탈된 새끼 고양이를 이용해서 진행된 것입니다.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.Sin embargo, parte de ellos se extrapolaron precipitadamente al ámbito del ser humano.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.הם ביצעו את עבודתם עם גורי חתולים, עם סוגים שונים של חסכים ויזואליים,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.إذن كانت أبحاثهم على القطط الصغيرة, بإستخدام أنواع مختلفة من نظم الحرمان,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.子猫などを使って 60年代という昔に行われた
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.A přece je chudoba natolik všestranná, že se na příjem musí dívat jenom jako na jednu z proměnných.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Bởi vì thực sự mà nói, nó là một mệnh đề của lựa chọn và sự thiếu tự do.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.För det är så, att det handlar om valmöjligheter, och brist på frihet.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.For i virkeligheden er det en tilstand om valg og manglen på frihed.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Karena benar-benar, ini adalah sebuah kondisi mengenai pilihan, dan kurangnya kebebasan.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.왜냐하면, 빈곤은 선택의 문제도 아니고 빈곤을 벗어나기도 쉽지 않기 때문입니다.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Mivel dolog lényege a választás körülményeiben, valamint a szabadság hiányában rejlik.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Pentru că, în esență, este o problemă de alegere, și de lipsă de libertate.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Perché la povertà é questione di scelta. E di mancanza di libertà. Perché la povertà é questione di scelta.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Porque é uma condição acerca de escolha, e da falta de liberdade.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Pretože, skutočne sa jedná o podmienku výberu a nedostatok slobody.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Tak na prawdę bowiem chodzi o możliwość wyboru i brak wolności.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Want in feite gaat het om keuzes, en een gebrek aan vrijheid.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Y no obstante, la complejidad de la pobreza, realmente tiene que ver con los ingresos sólo como una variable.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Διότι στην πραγματικότητα, αποτελεί την προϋπόθεση της επιλογής, και την έλλειψη της ελευθερίας.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Бо, справді, вона є перешкодою для здійснення вибору та браком свободи.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Защото той наистина е условие за избор, и липсата на свобода.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Так как это условие иметь выбор и отсутствие свободы.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.בגלל שבעצם, זהו מצב שנוגע לבחירה, והיעדר חופש.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.لأنه في الواقع، أنه شرط حول الإختيار، ونقصان الحرية.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.欠如した状態を指すからです そして私はケニアで、ある経験をしました
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilMenej bežné sú vnútroštátne usmernenia pre psychosociálnu liečbu a sociálnu reintegráciu.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilNacionalne smernice za psihosocialno zdravljenje in socialno reintegracijo so manj pogoste.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilNationella riktlinjer för psykosocial behandling och återintegrering i samhället är mindre vanliga.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilPortal do OEDT sobre as melhores práticas: http://www.emcdda.europa.eu/best-practice/treatment
Herkes yoksunluk çekecek.A tak bude každý hladovět.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod