Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.C'è chi largheggia e la sua ricchezza aumenta, c'è chi risparmia oltre misura e finisce nella miseria
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Den ene strør ut og får ennu mere; den andre holder tilbake mere enn rett er, og det blir dog bare fattigdom.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Den ene utströr och får dock mer, den andre spar över hövan, men bliver allenast fattigare.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Einer teilt aus und hat immer mehr; ein anderer kargt, da er nicht soll, und wird doch ärmer.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.En strør om sig og gør dog Fremgang, en anden nægter sig alt og mangler.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Hay quienes reparten, y les es añadido más; y hay quienes retienen indebidamente, sólo para acabar en escasez
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.흩어 구제하여도 더욱 부하게 되는 일이 있나니 과도히 아껴도 가난하게 될 뿐이니라
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Mnohý rozdává štědře, a však přibývá mu více; jiný skoupě drží nad slušnost, ale k chudobě.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Nekateri razdaja obilo in bogatí še bolj; drugi zadržuje celó, kar se spodobi, pa gre v siromaštvo.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Nie jeden udziela szczodrze, a wżdy mu przybywa; a drugi skąpi więcej niż trzeba, a wżdy ubożeje.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Niekto zrovna rozhadzuje, a ešte mu pribýva, a zase iný šetrí viac ako je slušné, ale vše na nedostatok.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Tel, qui donne libéralement, devient plus riche; Et tel, qui épargne à l`excès, ne fait que s`appauvrir.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Toinen on antelias ja saa yhä lisää, toinen säästää yli kohtuuden ja vain köyhtyy.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Um dá liberalmente, e se torna mais rico; outro retém mais do que é justo, e se empobrece.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Οι μεν σκορπιζουσι, και ομως περισσευονται οι δε παρα το δεον φειδονται, και ομως ερχονται εις ενδειαν.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Един разпръсва щедро , но пак има повече изобилие, А друг се скъпи без мяра, но пак стига до немотия,
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.Иной сыплет щедро, и ему еще прибавляется; а другой сверх меры бережлив, и однако же беднеет.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.יש מפזר ונוסף עוד וחושך מישר אך למחסור׃
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.يوجد من يفرق فيزداد ايضا ومن يمسك اكثر من اللائق وانما الى الفقر.
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.有 施 散 的 、 卻 更 增 添 . 有 吝 惜 過 度 的 、 反 致 窮 乏
Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.有 施散 的 、 卻更 增添 . 有 吝惜 過度 的 、 反 致窮乏
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.De fapt, comentariul lui despre acei oameni săraci era un fel de idee secundară.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hablaba de individuos que eran pobres, pero el ser pobre era una nota al margen.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hän puhui yksilöistä, joiden köyhyys oli ikään kuin sivuasia.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Igazából az, hogy ezek az emberek szegények, mellékes volt.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Infatti, gli individui di cui parlava e che erano poveri erano una specie di nota a margine.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.In feite was armoede een bijzaak van de mensen waar hij over sprak.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Keď rozprával o tých ľuďoch, ich chudoba bola len poznámka na okraji.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.사실, 그가 이야기한 사람들이 가난하다는 사실은 중요한 것이 아니었습니다.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Les individus dont il parlait, le fait qu'ils soient pauvres était secondaire.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Os indivíduos pobres de quem ele falava eram como uma nota à parte.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Sebenarnya, individu-individu miskin yang dia ceritakan adalah semacam catatan pinggir.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Tatsächlich waren die Menschen über die er redete -- und ihre Armut -- eher eine Anmerkung.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Thật ra thì ông nói về người nghèo chỉ là phần phụ bên lề.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ti jedinci, o kterých mluvil, jakoby vlastně ani chudí nebyli.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ubodzy, o których mówił, byli jakby na marginesie.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.V bistvu je le mimogrede povedal, da so posamezniki, o katerih je govoril, revni.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Στην πραγματικότητα, το γεγονός ότι τα άτομα για τα οποία μιλούσε ήταν φτωχοί αποτελούσε μια λεπτομέρεια
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Всъщност, за тези хора, за които той говореше, че са бедни, това беше странична забележка.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.На самом деле, бедность тех людей, о которых он рассказывал, была лишь второстепенным фактором.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Насправді, ті люди, про яких він говорив, і які були бідним, не відігравали провідної ролі у його розмові.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.למעשה, את העוני הוא הזכיר רק בהערת שוליים.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.في الحقيقة كانت تلك النماذج التي تحدث عنها .. تعرض جانباً مختلفاً من القصص
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.力と知恵と熱意のある起業家が
Hiçbiri. Tüm bu yapmak zorunda olduğumuz çalışmaların arasındaki ortak bağ, yoksulluktu.Зв'язна ланкою між усіма аспектами роботи, які нам довелось зробити,
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Ako napríklad klimatické zmeny alebo chudoba.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Come la crisi del clima, o la povertà.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Como el cambio climático o la pobreza.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Cum ar fi schimbările climatice sau sărăcia.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.예를 들어 기후 변화나 빈곤 문제,
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Konverzace o klimatických změnách, či chudobě.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.O zmianach klimatu lub biedzie.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Seperti perubahan iklim atau kemiskinan.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Tels que le changement climatique ou la pauvreté.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Zoals klimaatverandering of armoede.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Например, об изменении климата или нищете.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Такі як зміна клімату та бідність.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.כמו שינוי אקלים או עוני
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.مثل تغير المناخ أو الفقر.
İklim değişikliği veya yoksulluk gibi küresel sorunlarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.または飢えや病気