Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksulluk ile cümle

yoksulluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Selv hvis det var sandt, stadig flere mennesker dør af fattigdom.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Zelfs als dat waar zou zijn, dan blijft armoede meer doden eisen.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Ακόμα κι αν αυτό ήταν αληθές, και πάλι πιο πολλοί πεθαίνουν από τη φτώχεια.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Даже если бы это было правдой, все равно больше людей умирает от бедности.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Дори и ако беше вярно, пак повече хора умират от бедност.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Azért mondom el ezt magának mert a szegénység ügye nagyon mélyen érint minket.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Ich sage Ihnen das, weil uns die Armut tief berührt.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.I'm telling you this because the issue of poverty affects us deeply.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Le dico questo perchè la questione della povertà ci condiziona profondamente.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Mówię to wam bo sprawa nędzy bardzo nas porusza.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.O desafio da pobreza é algo a que somos muito sensíveis.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Saya beritahu ini karena isu kemiskinan sangat dalam mempengaruhi kami
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Σας το λέω αυτό επειδή... είμαστε πολύ ευαίσθητοι στο ζήτημα της φτώχειας.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Казвам това, защото проблемът с бедността ни засяга дълбоко.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Я вам это рассказываю, потому что бедность накладывает глубокие отпечатки.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.אני אומר לך את זה מכיוון שנושא .העוני משפיע עלינו מאוד
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.貧困は私たちの日々の 戦いのほとんどを占めます
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Ačkoli z žaláře vychází, aby kraloval, nýbrž i v království svém může na chudobu přijíti.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.aunque aquél para reinar haya salido de la cárcel, o aunque en su reino haya nacido pobre
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Bo ów z więzienia wychodzi, aby królował, a ten i w królestwie swojem zubożeć może.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.car il peut sortir de prison pour régner, et même être né pauvre dans son royaume.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.embora tenha saído do cárcere para reinar, ou tenha nascido pobre no seu próprio reino.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Es kommt einer aus dem Gefängnis zum Königreich; und einer, der in seinem Königreich geboren ist, verarmt.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.저는 그 나라에서 나면서 가난한 자로서 옥에서 나와서 왕이 되었음이니라
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Lebo vyšlo z domu väzňov, aby kraľovalo, keď sa aj v jeho kráľovstve narodilo chudobné.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.rt [az] a fogságból [is] uralkodásra megy, holott [ennek] országában szegénységben született.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Thi hin gik ud af Fængselet for at blive Konge, skønt han var født i Fattigdom under den andens Regering.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Vì kẻ trẻ ra khỏi ngục khám đặng làm vua , dầu sanh ra nghèo trong nước mình .
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Vì kẻ trẻ ra khỏi ngục khám đặng làm vua, dầu sanh ra nghèo trong nước mình.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Want zo'n jongere zou uit de gevangenis kunnen komen om koning te worden, ook al werd hij arm geboren.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Zakaj iz jetnišnice je prišel deček, da bi kraljeval, čeprav se je ubog rodil v kraljestvu njegovem.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.διοτι το μεν εξερχεται εκ του οικου των δεσμιων δια να βασιλευση ο δε και βασιλευς γεννηθεις καθισταται πενης.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.ибо тот из темницы выйдет на царство, хотя родился в царстве своем бедным.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.כי מבית הסורים יצא למלך כי גם במלכותו נולד רש׃
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.لانه من السجن خرج الى الملك والمولود ملكا قد يفتقر.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.這 人 是 從 監 牢 中 出 來 作 王 . 在 他 國 中 、 生 來 原 是 貧 窮 的
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.這人 是 從監 牢 中 出來 作王 . 在 他 國中 、 生來 原是 貧窮的
Demek istediğim Chris, şu sorunlardan birisini çözebilseydin hangisini çözerdin? Terörizm mi yoksulluk mu?Als je een van deze problemen moest oplossen, Chris, welke zou dat dan zijn: terrorisme of armoede?
Demek istediğim Chris, şu sorunlardan birisini çözebilseydin hangisini çözerdin? Terörizm mi yoksulluk mu?Chris, gdybyś miał rozwiązać jeden z tych problemów który byś rozwiązał? problem biedy czy terroryzmu?
Demek istediğim Chris, şu sorunlardan birisini çözebilseydin hangisini çözerdin? Terörizm mi yoksulluk mu?Крис, ако трябваше да разрешиш някой от тези проблеми, кой ще е?
DG: Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.DG: nawet gdyby to była prawda, nadal więcej ludzi umiera z powodu biedy
DG: Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.댄 길버트: 만약 그런일이 생긴다 해도 빈곤으로 죽는 사람이 더 많죠.
DG: Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Még ha ez igaz is lenne, még mindig több ember hal meg szegénységben.
DG: Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.גילברט: גם אם הם ישיגו גרעין, עדיין יותר אנשים ימותו מעוני.
DG: Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.دان: حتى اذا كنت محقاً، ما يزال أناس أكثر يموتون من الفقر.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.A világ problémája az ázsiai szegénység volt.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Das Problem der Welt war die Armut in Asien.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.El problema en el mundo era la pobreza en Asia.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Het probleem in de wereld was armoede in Azië.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Il problema del mondo era la povertà in Asia.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.세계의 문제는 아시아의 가난이었습니다. 지금 세계가 움직여 나가도록 하면,
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Le problème mondial d'alors était la pauvreté en Asie.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Maailman ongelma oli köyhyys Aasiassa.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Masalah dunia saat itu adalah kemiskinan di Asia.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.O problema do mundo era a pobreza na Ásia.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Problema în lume era sărăcia în Asia.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Problemem światowym była wówczas bieda w Azji.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Problemet i världen var fattigdomen i Asien.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Světovým problémem byla chudoba v Asii.
Dünya'daki sorun Asya'daki yoksullukmuş.Svetovým problémom bola chudoba v Ázii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yoksulluk ile cümle - Sayfa 10 - yoksulluk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App