Ana içeriğe geç
Sözlük

yoğunluk ile cümle

yoğunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yıldızlarından aldıkları yüksek ışımadan dolayı yoğunlukları, böyle olmaması durumuna göre daha düşüktür.Această faptă le este încă mai depărtată decât cele mai depărtate stele — și totuși au făcut-o!
Yani, yoğunluktaki değişiklikler göz önüne alınmalıdır.Trebuie să fie luate în considerare diferențele culturale.
Güneş Sistemi'nin başka bölgelerinde de daha düşük yoğunluklarda da olsa küçük cisimler kapsanmaktadır.Alte zone ale Sistemului Solar cuprind și corpuri mici în concentrații mai mici.
Tabaka oluşmasının sebebi kullanılan malzemelerin göreli yoğunluk farkıdır.S-a pus accent deosebit pe calitatea materialelor utilizate.
"U" değeri, bu teleskopla tespit edilen en yüksek yoğunluktur (30,000-30,999 arası).Az U (30,00-30,999 közötti jelerősség) a legmagasabb érték volt, amelyet a teleszkóp érzékelt.
Ayrıca psikozun tipine ve arka planda yatan zihinsel hastalığa göre belirtiler ve yoğunlukları değişebilir.Attól függően, hogy a száj, vagy fej melyik irányában terjed, változó tünetek lehetségesek.
Breuer ile birlikte Freud, histeri vakaları üzerinde yoğunlukla çalışmış ve kuramını geliştirmiştir.Freud és Breuer is sokat foglalkozott a hisztéria témájával.
Toplam sayıları 500 civarında olan heykeller geminin kıç kısmında yoğunluktadır.Az öt oldallal záródó szentély a hajónál valamelyest alacsonyabb.
Düşük yoğunlukla bir gaz için bu, ideal gaz modelinde görülebilir.Az ideális gáz részének tekinthető.
Bu denge santrifüjlemesi ile belli yoğunlukta bir taneciğin yüksek derecede saflaşması elde edilebilir.Érdekessége, hogy rendkívül sok diszkózenére lehet csacsacsát táncolni.
Fisher'in F-dağılımı için olasılık yoğunluk fonksiyonu hesaplayıcisı.Valószínűségi mérték lehet a P λ {\displaystyle P_{\lambda }} Poisson-eloszlás.
Bu yoğunluk okulların açılması ile sona erer.Tämä vauhditti koulujen perustamista.
Yazın yoğunlukla yaylalara çıkılmış, sonbaharda ise şehre inilmişir.Kesällä se liikkuu laiskasti, mutta aktivoituu syksyllä.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Η ακολουθία των χαρακτήρων 6EQUJ5 περιγράφει την μεταλλαγή της έντασης του σήματος.
LDPE 0,910-0,940 g/cm3 yoğunluk aralığında tanımlanır.Το LDPE καθορίζεται από μια περιοχή πυκνοτήτων 0,910–0,940 g/cm3.
Nüfus yoğunluklarına göre ülkelerin listesi.Σύμφωνα με επίσημες απογραφές κρατών ή επίσημες εκτιμήσεις πληθυσμού.
M4, IX sınıfı oldukça gevşek yoğunlukta bir kümedir ve çapı 75 ışık yılı olarak ölçülmüştür.Το Μεσιέ 56 είναι αρκετά χαλαρό, με τάξη συγκέντρωσης Χ και έχει διάμετρο περίπου 85 έτη φωτός.
İç savaş değişen yoğunluklarda 2002 yılına kadar sürmüştür.Ο εμφύλιος συνεχίστηκε με πολύ μικρές διακοπές ως το 2002.
Bu tür tahkimat özellikle Normandiya Çıkartması sırasında yoğunlukla kullanılmıştır.Den fandt udstrakt brug, ikke mindst under invasionen i Normandiet.
Surinam Avrupa dışında nüfusun yoğunlukla Felemenkçe konuştuğu bir yöredir.Surinam er det eneste land uden for Europa, hvor størstedelen af befolkningen taler nederlandsk.
O yıllarda Londra ve Paris'in ardından Avrupa'da bu yoğunlukta nüfusa sahip üçüncü şehirdi.Byen er dermed efter Paris og London det tredjemest besøgte rejsemål i Europa.
Doğada düşük yoğunlukta bulunmaları ve iyi gizlenmeleri sebebi ile vahşi yaşamda görülmeleri çok zordur.Hermed opnås gode skjulesteder for vildt.
Kullanılan dil ise yoğunlukla argodur.Det handler om at bruge sproget aktivt.
Yakın yıldızlar dizini ^ a b Yoğunluk (ρ) kütlenin hacme bölünmesiyle elde edilir.Ut av Stortinget gikk Tor Bremer (A) og Åge Starheim (Frp).
Yüksek yoğunluktaki sıvılar içinse çok derin olmaması gerekir.Lengdene nedenfor er nødvendigvis ikke nøyaktige.
Işık emisyonu ise, kütle, yoğunluk ve yüzey parlaklığı ile belirlenebilmektedir.”Gulma yang dimatikan juga dapat berfungsi sebagai mulsa. ^ "PEMUPUKAN, PENGAIRAN DAN PENYIANGAN MELATI".
LDPE 0,910-0,940 g/cm3 yoğunluk aralığında tanımlanır.LDPE dicirikan dengan densitas 0.910–0.940 g/cm3.
Dravid dil ailesi, yoğunlukla Güney Hindistan'da veya Sri Lanka'da konuşulan 73 dili içerir.Keluarga Bahasa Dravida terdiri atas kurang lebih 26 bahasa yang wilayah sebarnya di India dan Sri Lanka.
Farklı moleküler orbitaller elektron yoğunluklarının farklı uzamsal dağılımlarına sahiptirler.Orbital-orbital molekul yang berbeda memiliki distribusi spasial rapatan elektron yang berbeda pula.
Kullanılan dil ise yoğunlukla argodur.Bahasa yang dipakai adalah bahasa Tunjung.
İki bölünmeden sonra elde edilen DNA'nın eşit oranda iki farklı yoğunluk değerine sahip olduğu bulundu.DNA dari sel-sel ini ditemukan memiliki jumlah yang sama dua kerapatan berbeda.
M4, IX sınıfı oldukça gevşek yoğunlukta bir kümedir ve çapı 75 ışık yılı olarak ölçülmüştür.M4 là cụm sao tập trung khá lỏng lẻo thuộc cấp IX và bề ngang đạt 75 năm ánh sáng.
Büyük Patlama'nın bir başka versiyonuna göre, evrenin başlangıcında yoğunluk sonsuzdu.Theo một phiên bản lý thuyết Vụ nổ lớn của vũ trụ học, ở thời điểm khởi đầu của vũ trụ nó có mật độ vô hạn.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Những kí hiệu được khoanh tròn, 6EQUJ5, mô tả sự biến thiên cường độ của tín hiệu theo thời gian.
Bir durgunluk noktasındaki sıcaklık ve yoğunluk durgunluk sıcaklık ve durgunluk yoğunluğu denir.Nhiệt độ và mật độ tại một điểm ứ đọng được gọi là nhiệt độ ứ đọng và mật độ ứ đọng.
Yoğunlukla tiyatro çalışmaları yaptı.芝居に真剣に取り組んでいる。
Bu halde olasılık kütle yoğunluk fonksiyonu demeyiz ama X için olasılık yoğunluğu 1/360 olur.確率質量関数の代わりに、X の確率密度を考えると、幅1度の確率密度は 1/360 である。
1927 - John von Neumann; yoğunluk matris gösterimini tanıtırlar ve istatiksel kuantum mekaniğini kurarlar.1927年 - ジョン・フォン・ノイマンが密度行列表現を導入し、量子統計力学を確立する。
Yoğunlukla işlevsiz ve önemli olmayan e-postaları çok olan kişiler için tarafından kullanılmaktadır.現金でない極めて重要な郵便物(願書など)を送る場合に使われる。
Mormon, Katolik ve Evangelist nüfus yoğunluktadır ve yaş ortalamaları Ulusal ortalamaların altındadır.カトリック教会、モルモン教会、福音主義教会の数が多いのは、出生率が高く、全国平均よりも若者人口が多いことが関わっている。
1.5×109 K sıcaklık ve 1010 kg/m³ yoğunlukta gerçekleşir.酸素の燃焼は1.5×109 K の温度と4×1010 kg/m3 の圧力下で起こる。
Herhangi bir sinyalin spektral ağırlık merkezi spektral yoğunluk fonksiyonunun orta noktasıdır.スペクトル密度関数の中点を、その信号のスペクトル重心と呼ぶ。
Okuldaki şiddetin altında daha çok şiddet yoğunluklu filmlerin olduğu da bir başka iddiadır.大学時代より映画鑑賞を趣味とし、映画には大変詳しかった。
Yüksek yoğunluktaki sıvılar içinse çok derin olmaması gerekir.極端なバストアップを望まない場合など有効である。
Kritik yoğunluk yönteminde az önce belirtildiği gibi sıradan madde, bütün enerji/madde’nin % 4.8’idir.如同臨界密度方法,普通物質佔了全部質量/能量的4.8%。
Serbest konvektif bulutlar genel olarak konvektif yoğunluk seviyesinin (CCL) yüksekliğinde oluşur.自由对流云通常在对流凝结高度(英语:Convective condensation level)(CCL)的高度形成。
Spektral yoğunluk, zamana bağlı bir fonksiyon değil frekansa bağlı bir fonksiyondur.谱密度是频率的函数,而不是时间的函数。
Yıldızlarından aldıkları yüksek ışımadan dolayı yoğunlukları, böyle olmaması durumuna göre daha düşüktür.這些恆星以固定的時間間隔改變他們的亮度,使它們的外觀產生脈動。
Bu isim bugün hala yoğunlukla kullanılmaktadır.这个名称在今天仍然被普遍使用。
Anaerobik egzersizin aksine Aerobik egzersizler düşük yoğunluklu ve uzun süreli egzersiz çeşididir.相比之下,有氧运动是长时间的低强度活动。
Oyunda üç çeşit bina bulunmakta, bunlar evler, işyerleri ve endüstri her biri farklı yoğunluktadır.該遊戲提供了住宅區、商業區以及產業區等三種類型的建築物,每種建築物都有不同的密集程度。
Diğerlerinde, bu kompaktlık (yoğunluk) için bir bobin halinde sarılır.怀在胸中清在境,其间宾主认毋乖。
Nüfus yoğunluklarına göre ülkelerin listesi.^ 人口統計數字參考國家人口列表。
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.구름이 수축하면서 분자의 개수 밀도는 증가하며, 방출되는 방사선이 탈출하기 어렵게 만든다.
Işık emisyonu ise, kütle, yoğunluk ve yüzey parlaklığı ile belirlenebilmektedir.”현량과 천목(薦目)에서 "기우(器宇)가 뛰어나고 견식(見識)이 명민(明敏)하다."는 평가를 받았다.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.영어 숫자 코드는 6EQUJ5이라고 나와 있는데, 신호의 강약을 나타낸다.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.הקוד המוקף 6EQUJ5 מתאר את השינוי בעוצמת האות.
Nazi Almanyası tarafından Siegfried Hattı ve Atlantik Duvarı boyunca yoğunlukla kullanılmıştır.הצבא הגרמני עשה שימוש נרחב בהם בביצור קו זיגפריד ובחומה האטלנטית.
Düşük yoğunlukla bir gaz için bu, ideal gaz modelinde görülebilir.עבור גז בעל צפיפות נמוכה ניתן לראות בחוק הגז אידיאלי.
Yani, yoğunluktaki değişiklikler göz önüne alınmalıdır.כאמור, יש לקחת בחשבון את השינויים שחלו בחברה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod