Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.Για τους μαθηματικούς που σπουδάζουν μαθηματικά υπάρχει μια μετρήσιμη επίπτωση.
Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.Для учителей математики, проходящих там обучение, есть измеримый эффект.
Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.За учители по математика, със специалност математика, има измерим ефект.
Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.למורי מתמטיקה שזה מקצועם הראשי יש אפקט מדיד.
Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.بالنسبة لمعلمي الرياضيات المتخصصين في الرياضيات هناك قياس للأثر.
Matematik öğretmenleri için matematik üzerinde yoğunlaşmanın bir etkisi var.しかし、圧倒的に過去の経験がものを言います。
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Ao contrário, eu mudaria o foco para a estimativa de resultados
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Au contraire, je vais réorienter et recentrer et me concentrer sur les résultatats des estimations.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Bilinmesi gereken birkaç şey var.Вместо этого я бы рассмотрел приблизительное число найденных результатов.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.În loc de aceasta, m-aş restrânge la rezultatele estimate.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.대신에 피봇하고 좁혀가면서 결과 추정치로 초점을 맞춰갑니다.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Místotoho bych to otočil a zaměřil se na odhady výsledků.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.No, en lähtisi niinkään site colon etsinnästä
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Piuttosto ruoterei, restringerei e mi concentrerei sui risultati stimati.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Raczej odwróciłbym kwestię i skupił się na wynikach wyszukiwania.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Stattdessen würde ich eher die Schätzungen der Anzahl der Suchergebnisse untersuchen.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Tapi saya akan bergeser sedikit dan fokus pada perkiraan hasil.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Thay vào đó , tôi muốn xoay quanh và tập trung vào kết quả đánh giá.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Αντ' αυτού, εγώ θα περιστρεφόμουν, θα περιοριζόμουν και θα επικεντρωνόμουν στα εκτιμώμενα αποτελέσματα.
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.במקום זה, הייתי משנה את זוית ההסתכלות מצר אותה ומתמקד בהערכת התוצאות
Onun yerine, tahmini sonuçlar üzerine yoğunlaşmak istiyorum.ولكن بدلا من ذلك أود أن أركز على تقديرات النتائج. هناك عدة اشياء يجب أن تعرفها
Özel bir kamerayla edinilen görüntüler yoğunlaşma görülen hareleri gösteriyorcaptado por la cámara de los especialistas
Özel bir kamerayla edinilen görüntüler yoğunlaşma görülen hareleri gösteriyorRipreso dalla telecamera speciale
RCOP’nin yoğunlaşma stratejisi: Rekabet Gücü HaritasıΟ συνολικό piροϋpiολογισό του RCOP ανέρχεται σε 187 εκατ. ευρώ, εκ των οpiοίων το 75% είναι η συνεισφορά ΕΕ.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Als SEO könnt ihr euch nicht auf eure regulären Suchbegriffe beschränken, die jeden Tag eingegeben werden.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Como SEO, não pode apenas focar-se nas suas palavras chave habituais como faz todos os dias.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Cпециалист по поисковой оптимизации не может работать только над обычными ключевыми словами.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Dalam SEO, Anda tidak dapat hanya berfokus pada kata kunci biasa yang Anda lakukan setiap hari.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.En tant que spécialiste SEO, ne vous focalisez pas sur les mots clés classiques.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Făcând SEO, nu te concentrezi doar pe cuvintele-cheie obişnuite folosite zi de zi.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Hakukoneoptimoinnissa et voi keskittyä pelkastään avainsanoihin, - joita käytät päivittäin.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Hvad angår SEO, kan du ikke bare fokusere på dine regulære søgeord som du bruger til hverdag.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.In quanto SEO, non puoi concentrarti solamente sulle normali parole chiave come fai ogni giorno.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Som SEO, kan du inte bara fokusera på dina vanliga sökord att du gör varje dag.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Voor de SEO kunt u zich niet zomaar richten op de gewone zoekwoorden die u elke dag gebruikt.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.W SEO nie możesz skupiać się na samych słowach kluczowych jak co dzień.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.Спеціаліст з пошукової оптимізації не може працювати тільки над звичайними ключовими словами.
SEO daki gibi, her gün kullandığınız anahtar kelimeler üzerinde yoğunlaşmayın.ومثل تحسين محركات البحث، فإنه لا يمكنك التركيز فحسب على الكلمات الرئيسية العادية التي تكتبها كل يوم.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Elemen lain untuk bergerak ke arah Sosialisme adalah bahwa Marx tidak menyukai konsentrasi tinggi semacam ini.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Il n'a pas vraiment pensé à cette réalité-ci
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .사회주의로 흘러가게되는 다른 요소는 칼 마르크스는 이런식의 집중된게 싫었습니다.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Socialistas en general debería decir, no les gustaba esta gran concentración de riqueza,
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Другият елемент, който ни води към социализъм е, че Карл Маркс не е харесвал тази висока концентрация.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .العنصر الآخر للسير في اتجاه الاشتراكية هو أن كارل ماركس لم يعجبه هذا النوع من التركيز العالي
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.E, claro, o principal: aprender a prestar atenção, a concentrar e focar a vossa atenção.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.En natuurlijk het belangrijkste: leer op te letten, te concentreren en je aandacht te richten.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.E ovviamente, la cosa più importante: imparare a essere attenti, a concentrarsi e focalizzare l'attenzione.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.És természetesen, a legfontosabb dolog: megtanulunk figyelni, koncentrálni és összpontosítani a figyelmünket.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.물론, 주요점은: 주목하는것과, 집중하는것과 스스로에 주목하는것을 배우는 것이죠.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Oczywiście, główny powód: uczcie się przykładać uwagę i koncentrowania się.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Và dĩ nhiên điều chủ chốt là: học cách tập trung, chú ý.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Y por supuesto, lo más importante: aprender a prestar atención a concentrarse y a enfocar su atención.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.И, конечно же, главное: научиться направлять и концентрировать внимание.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.И, разбира се, основното: да се научиш да внимаваш, да се концентрираш и да фокусираш вниманието си.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.וכמובן, הנושא העיקרי: ללמוד לשים לב, להתרכז ולמקד את תשומת הלב.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.وبالطبع، الشئ الرئيسي: تعلم الإنتباه، التركيز على شد إنتباهك.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.周囲に注意を払いつつ 自分の仕事に集中するということです これはほんの150年ほど前に始まったものです
Üye Devletler giderek zayıf toplulukların bütününü hedef alan önleme stratejilerine yoğunlaşmaktadır (17).17 lokalsamfund (
Üye Devletler giderek zayıf toplulukların bütününü hedef alan önleme stratejilerine yoğunlaşmaktadır (17).Členské státy věnují stále větší pozornost strategiím prevence zaměřeným na celé ohrožené komunity (17).
Üye Devletler giderek zayıf toplulukların bütününü hedef alan önleme stratejilerine yoğunlaşmaktadır (17).közösségek egészét célba vevő megelőzési stratégiáknak (17).