Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyorlar ile cümle

yiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı.We never sent before you apostles who did not eat food and walk the market places.
O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı).We make some of you the means of trying the others.
Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Onu dirilttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorlar.We quicken it and therecut We bring forth grain, so that thereof they eat.
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.Some they ride, and some they eat.
Oruçtan sonra Sırplar et yemekleri yiyorlar.After the fast, the Serbs enjoy meat dishes.
Kuzeyde, aileler fasulye ve kızartılmış soğanlı sade ekmek yiyorlar.In the north, families enjoy plain bread with beans and fried onions.
"Çocuklar bunu çok seviyor; tatlı ve pasta yiyorlar." diyor."Children enjoy it enormously; they eat sweets and cakes," he says.
Aztek erkekleri birlikte yemek yiyorlar.Aztec men sharing a meal.
Muhtemelen gececiydiler, böcek ve meyve yiyorlardı.They were probably nocturnal, eating insects and fruits.
Meksika, Akdeniz ve Güney Asya'daki insanlar 1900'lü yıllardan beri dürüm yiyorlar.People in Mexico, Mediterranean, and South Asia have been eating wraps since around the 1900s.
Bahçede öğle yemeği yiyorlar.Sie essen Lunch im Garten.
Japonlar günde 3 öğün yiyorlar.Die Japaner essen dreimal am Tag.
Onlar çok pirinç yiyorlar.Ils mangent beaucoup de riz.
Hanako ve Taro suşi yiyorlar.Hanako et Taro mangent des sushis.
İlk Tasmanyalı yerleşimciler tadının dana etine benzediğini söyledikleri Tasmanya canavarını yiyorlardı.Les premiers colons tasmaniens mangeaient du diable, qui aurait le goût de veau.
Kuşlar sepetteki pastaları yiyorlardı.Malheureusement, des singes ont pris les sandwichs.
Elmalarını yiyorlar.Ellos están comiendo sus manzanas.
Onlar elmalar yiyorlar.Están comiendo manzanas.
Bahçede öğle yemeği yiyorlar.Están comiendo en el jardín.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Se caracterizan por comer gusanos.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Forse si nutriva di spugne.
Et yiyorlar.Они едят мясо.
Onlar et yiyorlar.Они едят мясо.
Onlar balık yiyorlar.Они едят рыбу.
Onlar jambon yiyorlar.Они едят ветчину.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Возможно, питался моллюсками.
Son Akşam Yemeği'inde İsa ve Havarileri Kutsal Kase'den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı.Когда Христос и апостолы собрались на Вечерю, у них было белое вино, белый хлеб и белая рыба.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Podem ser comidas em saladas.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Odżywiają się ślimakami.
Tom ve Mary haftada iki veya üç kez biftek yiyorlar.Tom i Mary jedzą stek dwa trzy razy w tygodniu.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Någon gång kan den äta svamp.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Може поїдати падло.
Elmalarını yiyorlar.Вони їдять свої яблука.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Valószínűleg ízeltlábúakkal táplálkozik.
Yemek yiyorlar.Étkeznek.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Sen siemeniä voi syödä keitettyinä.
Bahçede öğle yemeği yiyorlar.He syövät lounasta puutarhassa.
Sağlıklı yemek yiyorlar.He syövät terveellisiä ruokia.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Μπορεί να γίνει και γλυκό του κουταλιού.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Den kan spises lun.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.De lever trolig av sopp.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Umbutnya dapat dimakan.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Có thể ăn kèm với bún sợi nhỏ.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.うみまるに食べられかける。
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.열매는 익으면 먹을 수 있다.
Son Akşam Yemeği'inde İsa ve Havarileri Kutsal Kase'den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı.Dakle, nema smisla Isusa tražiti ovdje na zemlji u kruhu i vinu.
Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar.Juos pašildžius, galima valgyti.
Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Dat betekent niet dat ze geen vlees eten, maar wel veel bonen en noten.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar. Birlikte yemek yiyorlar.Au dormit pe același nisip, au locuit împreună, au mâncat împreună, au sângerat împreună.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Ada bakteri di sana, memakan gula yang sama, mengubahnya jadi berbagai macam asam.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Bacteriën eten diezelfde suikers en veranderen ze in zuren.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Bacteriile sunt acolo, mâncând aceleaşi zaharuri, transformându-le în acizi.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Bakterien da drin verarbeiten dieselben Zucker und verwandeln sie in Säuren.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Baktériumok ott bent, ugyanezt a cukrot eszik, és savakká alakítják.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Hay bacterias ahí que comen los mismos azúcares que los convierten en ácidos.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.I batteri sono lì, e stanno mangiando gli zuccheri, trasformandoli in acidi.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Jest tam bakteria, która zjadając te same cukry, zamienia je w kwasy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yiyorlar ile cümle - Sayfa 2 - yiyorlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App