Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Dan hou-verslindende dood doen wat hij durft, - Het is genoeg, maar ik noem haar de mijne.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Dann ist die Liebe verschlingende Tod zu tun, was er wagt, - Es ist genug, ich kann aber nennen sie mir.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Então o amor devorador de morte fazer o que ele se atreve - É suficiente, mas eu posso chamá-la minha.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Entonces el amor que devora la muerte lo que él se atreve, - Es suficiente, pero yo puedo llamar mía.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Ezután szerelmi felfalja a halál el nem amit mer, - Elég talán, de hívd fel az enyém.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.그렇다면 사랑 삼키려는 듯하고의 죽음은, 그가 감히 일을 - 그것은 내가하지만 그녀의 제를 호출 수도 충분하다.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Maka cinta-melahap mati melakukan apa yang berani, - Sudah cukup saya mungkin tetapi panggilan saya padanya.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Następnie miłości pożera śmierci robić, co mu odwagi, - Jest tyle mogę, ale nazywają ją kopalni.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Pak láska-požírající smrt, co se odváží, - to je dost, ale abych jí zavolal můj.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Poi l'amore-morte che divora fare quello che osa, - Basta, ma posso chiamarla mia.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Potem ljubezen-smrt požira to, kar je upal, - je dovolj, sem lahko, ampak ji pravijo mine.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Potom láska-požierajúci smrť, čo sa odváža, - to je dosť, ale aby som jej zavolal môj.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Så elsker-fortærende døden gøre, hvad han tør - Det er nok jeg kan, men kalder hende mit.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Sau đó, tình yêu-ngấu nghiến cái chết làm những gì ông dám, - tôi nhưng có thể gọi tôi cô.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Sedan kärlek sluka döden göra vad han vågar, - Det är nog jag kan, men kalla henne min.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Sitten rakkaus-ahmiva kuolema mitä hän uskalla, - Riittää saatan vaan soittaa hänelle minun.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Тогава любовта и поглъщащ смърт прави това, което смея, - Това е достатъчно, за да се обадя на мой си.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.Тогда любовь-пожирающего смерть не то, что он смел, - этого достаточно, но я могу называть ее моей.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.אז אהבה טורפת למוות לעשות מה שהוא מעז, - זה מספיק אבל אני יכול לקרוא לה שלי.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.ثم الحب والموت يلتهم تفعل ما تجرأ -- ويكفي أنني قد الألغام ولكننا ندعو لها.
Sonra aşk yiyor ölüm, ne o cesaret ama onu maden aramak yeterli.修道士これらの暴力的な料理は、暴力的な端を持っている
Sonra Dada'ya dedi ki: " Dada, tüm o aç insanların ağzından yiyorum.""Dada, sto mangiando da tutte quelle bocche".
Sopadan anlamasa kırbaç yiyor.إذا استمروا بعدم الفهم بعد العصا ، سيجلدون .
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.(52:5) Неужели не вразумятся делающие беззаконие, съедающие народ мой, как едят хлеб, и не призывающие Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.¿Acaso los que obran iniquidad no saben que comen a mi pueblo como si fuera pan, y que a Dios no invocan
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Aj, každý z nich nazpět odšel, napořád neužiteční učiněni jsou; není, kdo by činil dobré, není ani jednoho.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.De er alle avveket, alle tilsammen fordervet; det er ikke nogen som gjør godt, enn ikke én.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Er de Udådsmænd da uden Forstand de, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder Gud?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 무지하뇨 저희가 떡 먹듯이 내 백성을 먹으면서 하나님을 부르지 아니하는도다
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Mindnyájan elhajlottak, és valamennyien megromlottak, nincsen a ki jót cselekedjék, nincsen csak egy is.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Tutti hanno traviato, tutti sono corrotti; nessuno fa il bene; neppure uno
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Všetci dovedna sa obrátili zpät; zkazení sú; neni toho, kto by robil dobré, neni ani jedného.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Без разум ли са ония, които беззаконствуват. Които изпояждат людете ми както ядат хляб, И не призовават Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.הלא ידעו פעלי און אכלי עמי אכלו לחם אלהים לא קראו׃
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.ألم يعلم فاعلو الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والله لم يدعوا.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作 孽 的 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 如 同 喫 飯 一 樣 . 並 不 求 告 神
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作孽 的 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 如同 喫飯一樣.並不求 告 神
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Či toho nevedia všetci činitelia neprávosti, ktorí zjedajú môj ľud, ako jedia chlieb, a na Hospodina nevolajú?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Er alle de Udådsmænd da uden Forstand, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder HERREN?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 다 무지하뇨 저희가 떡먹듯이 내 백성을 먹으면서 여호와를 부르지 아니하는도다
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Non comprendono nulla tutti i malvagi, che divorano il mio popolo come il pane
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Sanser de da ikke, alle de som gjør urett, som eter mitt folk, likesom de eter brød? På Herren kaller de ikke.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Zdaliž nevědí všickni činitelé nepravosti, že zžírají lid můj, jako by chléb jedli? Hospodina pak nevzývají.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.הלא ידעו כל פעלי און אכלי עמי אכלו לחם יהוה לא קראו׃
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.ألم يعلم كل فاعلي الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والرب لم يدعوا.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作 孽 的 都 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 、 如 同 喫 飯 一 樣 、 並 不 求 告 耶 和 華
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作孽 的 都 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 、 如同 喫飯 一 樣 、 並 不 求告 耶和華
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."이제 여러분은 말하겠죠. "좋아요, 그냥 우연히 500 그램을 먹고 있군요."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Agora podem pensar "Ok, comemos 500 gramas de insectos inconscientemente."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."A questo punto potreste dire: "OK, mangiamo 500 gr di insetti, ma solo per sbaglio."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Aţi putea spune: "OK, aşadar mâncăm din greşeală 500 de grame."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Entonces podrían decir: "Bueno, estamos comiendo 500 gramos por accidente".
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Giờ bạn có thể nói, "Được rồi, vậy chúng ta ăn 500 gram tại vì tai nạn thôi."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Jetzt mögen Sie sagen, "Okay, also essen wir durch Zufall 500 Gramm."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Maintenant, vous pourriez dire, "D'accord, nous mangeons 500 grammes juste par accident."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Most azt gondolhatják: "Rendben, tehát 500 grammot eszünk meg véletlenül."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Nu kanske ni säger "Okej, så vi äter 500 gram av en slump."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Nu kun je zeggen, "Oké, dus we eten per ongeluk 500 gram."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Nyní si řeknete, "Dobře, 500g jsem omylem snědl."
Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz."Powiecie pewnie: "dobra, no to zjadamy te 500 gramów owadów przez przypadek."