Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyor ile cümle

yiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.Там вътре има бактерии, ядящи същите захари, които ги превръщат в киселини.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.יש שם חיידקים שאוכלים את אותם הסוכרים, והופכים אותם לחומצות.
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.والبكتريا الموجودة هناك تأكل بعض السكر ايضا لتحولها الى بعض من الاحماض
Bakteriler orada, bazı şekerleri yiyorlar ve aside çeviriyorlar.酸を作ります 別の表現をすれば パンの個性や特徴が形作られます
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Dia memakan apel busuk sehingga tak ada orang yang memakannya
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Ele comeu um pêssego estragado para que ninguém mais o fizesse.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.복숭아 먹을 때 남들 먹을 까봐 썩은 복숭아 먼저 집는 사람이야
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Se comió un durazno podrido para que nadie tuviera que comerlo.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Навіть з'їв гнилий персик щоб той іншим не попався.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.لا يبالي بأكل دراقة فاسدة مادام هذا سيحمي الاخرين من أكلها
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.A volte mangio al mio lavoro part-time.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Cateodata mananc la slujba mea cu jumatate de norma.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Có lúc mình ăn ở chỗ làm thêm.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Ibalnd äter jag vid mitt deltids jobb
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Kadang-kadang aku makan saat bekerja.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Soms eet ik bij mijn part-time baan.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Κάποιες φορές τρώω στην δουλειά μου.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.Иногда я ем на работе.
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.اكُل في دوامي الجزئي
Bazen yarı zamanlı işimde yiyorum.誰かが作ってくれたり
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Alcuni di noi mangiavano in ristoranti di alto livello e imparavano a cucinare bene.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Algunos de nosotros comíamos en buenos restaurantes y aprendíamos a cocinar bien.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Certains mangeaient dans de bons restaurants ou apprenaient à cuisiner correctement.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Ein paar von uns aßen in guten Restaurants und übten sich in der Kochkunst.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Jotkut söivät hyvissä ravintoloissa ja opettelivat kokkaamaan.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.우리중 몇몇은 좋은 식당에서 먹고, 어떻게 요리를 잘할 수 있는지 배웠습니다.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Một số vẫn ăn trong những nhà hàng tốt và học cách nấu ăn ngon.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Néhányunk jó éttermekben evett, és ugyanakkor megtanultunk jól is főzni.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Někteří z nás jedli v dobrých restauracích a učili se, jak dobře vařit.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Niektorí z nás jedávali v dobrých reštauráciách a učili sa, ako dobre variť.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Niektórzy z nas jadali w dobrych restauracjach i uczyli się dobrze gotować.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Sommigen van ons aten in goede restaurants en leren goed te koken.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Unii dintre noi mancam in restaurante bune si invatam sa gatim bine.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Κάποιοι από εμάς τρώγαμε σε καλά εστιατόρια και μαθαίναμε πώς να μαγειρεύουμε καλά.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Некоторые из нас ели в хороших ресторанах и учились вкусно готовить.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.Някои от нас ядяха в добри ресторанти и се учеха как да готвят добре.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.חלקנו אכלו במסעדות טובות ולמדו לבשל היטב.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.كان بعضنا يأكل في المطاعم الجيدة ويتعلمون كيف يطبخون أيضاً.
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.一方では、食品生産は工業的になった。工業的だもの!
Bazılarımız iyi restoranlarda yiyordu ve iyi yemek yapmayı öğreniyordu.有啲人仲仍然去幫襯好餐廳,學下點煮好餸
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.- E foi até ao café.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Er ist verdammt noch mal ein Spürhund der frische Luft riecht.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Hän on vitun Harrylla ahmimassa piirakkaa. - En tarkoittanut tuota.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Hij zit bij Harry's een taart te eten. - Ik bedoelde dat niet zo.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Jag menar inte det.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.- Ja már Harrynél zabálja a pitéjét.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.- No me refiero a eso.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur. - Onu kastetmedim.- Je, kurva, u Harryho, a směje se nad koláčem.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Siedzi sobie u Harrego i wpierdala ciasto.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.- y fue por un pastel para comer. - No me refiero a eso.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.Είναι στον γαμημένο τον Harry, τσακίζει μια πίτα.
- Belki Harry'lerde tart yiyordur.- Нисам мислим то.
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Menolak aku untuk menjadi merengek-rengek oleh wartawan.
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Proč? " Odmítám se otravování novináři.
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz."Отказват да се badgered от репортери.
Bil'in yediği yemek. Her zaman, Umema'dan fazla, Bil'den az yiyorum.Så jag äter alltid mer än Umama och mindre än Bill.
"Biliyorum dostum, algler, fitoplanktonlar, ilişkiler, muhteşem. Ama balıklarınız ne yiyor?"Я знаю, чувак, — водоросли, фитопланктон, взаимосвязи — всё это хорошо, но что ест ваша рыба?
Biliyoruz ki ne yiyorsak oyuz.Chúng ta biết, chúng ta chính là thực phẩm.
Biliyoruz ki ne yiyorsak oyuz.Kita tahu kita adalah apa yang kita makan.
Biliyoruz ki ne yiyorsak oyuz.우리 모두 우리가 먹는 식품이 바로 우리의 모습임을 잘 알고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod