Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyor ile cümle

yiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Ve mirası, habbesine dek yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Şunu da söylemişlerdir: "Ne biçim resuldür bu; yemek yiyor, sokaklarda yürüyor.But they say: "What sort of prophet is this who eats food and walks the market places?
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı.We never sent before you apostles who did not eat food and walk the market places.
O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Haram helal demeden mirası yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı).We make some of you the means of trying the others.
Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gözetmeden.And you devour (others') inheritance greedily,
Yine: “Ne oluyor bu Peygambere, böyle Peygamber mi olur: Yemek yiyor, çarşı pazarda dolaşıyor!But they say: "What sort of prophet is this who eats food and walks the market places?
Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."He eats as you do, and drinks as you drink.
Ve dediler, "Nasıl olur da bu elçi yemek yiyor ve çarşılarda dolaşıyor?But they say: "What sort of prophet is this who eats food and walks the market places?
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Evlerinizde ne yiyor ve neleri biriktiriyorsanız size haber veririm".(Several miracles bestowed to Prophet Eisa are mentioned here.)
Bize şunu hallet: Yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor.O truthful one!
Öteki de: "Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
Diğeri: "Ben de başımın üzerinde ekmek taşırken kendimi gördüm, onu kuşlar yiyordu.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
Onu dirilttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorlar.We quicken it and therecut We bring forth grain, so that thereof they eat.
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlarda sizin için birçok yarar var. Onlardan yiyorsunuz da.And there are, in them, numerous (other) benefits for you, and of them you eat.
Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.Some they ride, and some they eat.
Onlardan yiyorsunuz da.You can consume them as meat.
Oruçtan sonra Sırplar et yemekleri yiyorlar.After the fast, the Serbs enjoy meat dishes.
Kuzeyde, aileler fasulye ve kızartılmış soğanlı sade ekmek yiyorlar.In the north, families enjoy plain bread with beans and fried onions.
"Çocuklar bunu çok seviyor; tatlı ve pasta yiyorlar." diyor."Children enjoy it enormously; they eat sweets and cakes," he says.
"Veganlık aptalcadır çünkü insanlar binlerce yıldır et yiyor.""Veganism is foolish because humans have eaten meat for thousands of years."
Aztek erkekleri birlikte yemek yiyorlar.Aztec men sharing a meal.
Muhtemelen gececiydiler, böcek ve meyve yiyorlardı.They were probably nocturnal, eating insects and fruits.
4. yüzyılda, çoğu lejyoner Roma'daki herkes kadar iyi yemek yiyordu.In the 4th century, most legionaries ate as well as anyone in Rome.
Meksika, Akdeniz ve Güney Asya'daki insanlar 1900'lü yıllardan beri dürüm yiyorlar.People in Mexico, Mediterranean, and South Asia have been eating wraps since around the 1900s.
Bir elma yiyorum.Ich esse einen Apfel.
O yemek yiyor.Er isst.
Oh, bir kuş gibi yemek yiyor.Oh, er isst wie ein Vogel.
Adam ekmek yiyor.Der Mann isst Brot.
Ekmek yiyorum.Ich esse Brot.
Kedi yemek yiyor.Die Katze frisst.
Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.Er wird morgen zu dieser Zeit mit ihr das Abendessen essen.
Ne yiyorsun?Was isst du?
Yemek yiyorum.Ich esse gerade.
Muz yiyorum.Ich esse eine Banane.
Bahçede öğle yemeği yiyorlar.Sie essen Lunch im Garten.
Ben ne yiyorum?Was esse ich da?
Ne yiyorum?Was esse ich da?
Yoğurt yiyorum.Ich esse Joghurt.
Hâlâ yemek yiyorum.Ich esse noch.
Hâlâ yiyorum.Ich esse noch.
O, şimdi restoranda Özbek pilavı yiyor.Er isst gerade im Restaurant usbekischen Pilaw.
Ben peynir yiyorum.Ich esse Käse.
Artık nadiren et yiyorum.Ich esse nur noch selten Fleisch.
Tom bir elma yiyor.Tom isst einen Apfel.
Akşam yemeğini şimdi mi yiyorsunuz?Essen Sie das Abendessen jetzt?
Köpek yemeğini yiyor.Der Hund frisst sein Fressen.
Öğlen nerede yemek yiyorsunuz?Wo essen Sie zu Mittag?
Lokantada veya dönercide yemek yiyorum.Ich esse im Restaurant oder in einem Dönerladen.
Genç hamburgeri yiyor.Der Junge isst den Hamburger.
Salata yiyoruz.Wir essen einen Salat.
Biz bir salata yiyoruz.Wir essen einen Salat.
Japonlar günde 3 öğün yiyorlar.Die Japaner essen dreimal am Tag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yiyor ile cümle - Sayfa 13 - yiyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App