Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyeceğim ile cümle

yiyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mia madre lavorava duro nella fattoria per piantare i raccolti cosicchè avessimo da mangiare.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mijn moeder werkte hard op de boerderij om gewassen te verbouwen, zodat wij konden eten.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mi madre trabajaba mucho en la granja cultivando la cosecha para que pudiéramos comer.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Min mor jobbade hårt på farmen för att odla grödor så att vi hade mat.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja mama ťažko pracovala na farme, aby sme z úrody vyžili.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja matka ciężko pracowała na roli, by mieć nas czym nakarmić.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moje máma se dřela na farmě, abychom měli co jíst.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Η μητέρα μου δούλευε σκληρά στη φάρμα να μεγαλώσει σοδειές για να μας θρέψει.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Майка ми работеше много във фермата, садеше плодове и зеленчуци, за да имаме храна.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама важко працювала в полі, вирощувала крупи, щоб ми могли їсти.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама очень много трудилась на ферме, выращивая урожай, чтобы прокормить нас.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.אימי עבדה קשה במשק כדי לגדל אוכל עבורנו.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.والدتي عملت بجد في المزرعة لزراعة المحاصيل حتى أنه يمكننا أن نأكل.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.私達の食べる穀物を育てています 母は牛や羊を育て
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Aku mau makan ini di taman karena bosan.
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Je veux manger ça dans le jardin parce que j'ai l'impression d'étouffer !
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Vreau sa mananc in gradina pentru ca ma simt sufocata!
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Wolę zjeść to w ogrodzie, czuję się przytłoczona!
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Θέλω να φάω στον κήπο γιατί νιώθω αποπνικτικά!
Bahçede yiyeceğim, biraz bunaldım.Я хочу поесть в саду, здесь воздуха не хватает
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.C'è questa agricoltura grande, consolidata che porta a ciò che mangiamo in America.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Có những nông trại lớn và tiên tiến sản xuất ra lương thực cho chúng ta ở Mỹ.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Da ist diese große, konzentrierte Landwirtschaft, die zu dem geführt hat, was wir in Amerika essen.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Er is grote, verkavelde landbouw die ertoe leidt wat we eten in de V.S.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Există această agricultură de mari întinderi, stabilă, care a dus la ce mâncăm în America.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Existuje tady to velké, konsolidované farmaření, které vede k tomu, co jíme v Americe.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Itt van egyrészt a hatalmas, egységes földművelés, ez idézte elő az amerikai fogyasztási szokásainkat.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Jadi ada pertanian yang besar, kokoh yang mengarah kepada apa yang kita makan di Amerika.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Máme tu to veľké, spoločné poľnohospodárstvo, ktoré vedie k tomu, čo konzumujeme v Amerike.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Temos estas grandes explorações consolidadas que produzem o que consumimos nos EUA.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.To skonsolidowane rolnictwo doprowadziło do sytuacji w Ameryce.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Voilà cette agriculture énorme et consolidée qui a conduit à notre mode d'alimentation aux Etats-Unis.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Υπάρχει η μαζική,ενοποιημένη γεωργία που οδήγησε σε αυτά που τρώμε στην Αμερική.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Ето го това едро, консолидирано фермерство, довело до това, което ядем в Америка.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Крупномасштабное консолидированное фермерство привело к той пище, что сейчас потребляют американцы.
Bu işler de, yiyeceğimi ve apartman kiramı ancak karşılıyor.Zeit Stellenangebote. They\'92re gerade noch genug für mein Essen bezahlen und für eine Wohnung bezahlen.
Bu işler de, yiyeceğimi ve apartman kiramı ancak karşılıyor.Μου αρκούν ίσα για να πληρώσω τη διατροφή και το διαμέρισμά μου.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Al die tijd heb je niet nagedacht over wat je morgen zult eten.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Během toho jsi ale nepomyslel na to, co budeš zítra jíst.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Durante ese tiempo no hemos pensado en qué vamos a comer mañana.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Durante esse tempo, não pensaste sobre o que vais comer amanhã.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Ezalatt az idő alatt nem gondoltál arra, hogy mit fogsz enni holnap.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.In dieser Zeit hast du nicht darüber nachgedacht, was du morgen essen wirst.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.În tot acest timp, nu te-ai gândit la ce vei mânca mâine.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.그리고 그러는 동안에는 내일 뭘 먹어야 할지 고민하지 않았죠.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Pendant ce temps-là, tu n'as pas pensé à ce que tu vas manger demain.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Per tutto quel tempo non hai mai pensato a cosa mangerai domani.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Po celý ten čas si nepomyslel na to, čo budeš zajtra jesť.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Przez ten czas, ani razu nie pomyślałeś, czy będziesz miał jutro coś do zjedzenia.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Selama itu, kamu tidak memikirkan apa yang akan kau makan besok.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Trong lúc đó, anh không hề nghĩ về việc ngày mai anh sẽ ăn gì.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.Όλη αυτή την ώρα, δεν έχεις σκεφτεί τι θα φας αύριο.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.И за это время ты ни разу не подумал о том. что ты будешь есть завтра.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.През това време не си се замислил какво ще ядеш утре.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.ובזמן הזה לא חשבת על מה שאתה עומד לאכול מחר.
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.وخلال هذه المدة لم تفكر ماذا سوف تأكل في الغد
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.明日の食事なんて考えてない それがアートなんだ」
Bu süre içinde, yarın ne yiyeceğim diye düşünmedin.系呢段時間,你從來都無諗過 聽日食啲咩。
Bütün pastanın yarısını yiyeceğimEu vou comer esta metade toda do bolo.
Bütün pastanın yarısını yiyeceğimIk ga deze hele helft van de taart opeten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod