Ana içeriğe geç
Sözlük

yitirme ile cümle

yitirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu nedenle de vatandaşlarımız Türkiye’de kazanmış oldukları müktesep haklarını yitirmekteydiler.Румынское правительство признало за ними все права, какими они пользовались в Турции.
Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır.В итоге Конни теряет свою популярность в школе.
Airlangga hayatının sonuna doğru başarısını yitirmeye başladı.Это было до оглушающего успеха The Living End.
Onun için en büyük darbe çok sevdiği annesini bu sıralarda yitirmesi oldu.Она давно хочет показать своего любимого матери.
Catilina komplosunun en önemli sonucu Populares partisinin saygınlığını yitirmesiydi.O resultado mais importante da conspiração de Catilina foi que os populares tornaram-se desacreditados.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Depois de 1805 ele praticamente perdeu o uso de suas pernas, e começou a usar uma cadeira de rodas.
Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır.Preocupa-se muito em ser popular em sua escola.
Surtsey de ölçümlere göre her yıl 10.000 metrekare toprağını yitirmektedir.Obecnie Surtsey zmniejsza się o około 10 tysięcy metrów kwadratowych rocznie.
Hayat bir işinize yaramadıysa, boşu boşuna geçtiyse, onu yitirmekten ne korkuyorsunuz?Lecz jeśli sól utraci swój smak, czymże ją posolić?
Bunlardan biri Öklid'in beşinci aksiyomunun üst yarı düzlemde geçerliliğini yitirmesidir.Różniłby się od nich tym, iż jego moc przewyższałaby piąty stopień w skali Fujity.
Turnbull giderek moral yitirmeye başladı.Trump har tidigare varit för fri abort.
Halen bu şarkı popülerliliğini yitirmemiştir.Ці пісні популярність не отримали.
Bu bölgede yaşayan Gagavuzlar özelliklerini yitirmemiş Uz topluluklarıdır.Родовища корисних копалин для цієї зони не характерні.
Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır.Дуже турбується про свою популярність у школі.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Але ці авто дуже швидко втратили свою колишню актуальність.
Her üç çorap çeşidi de 30 yıkamaya kadar özelliklerini yitirmemektedirler.Кожен з 40 сортів по-своєму впливає на неповторність купажу.
Ancak taarruz gücünü yitirmesi nedeniyle ana mevzilere taarruz etmeye girişemedi.Díky velké zranitelnosti neměl být využíván v prvních sledech.
Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.Conservatorii se temeau să nu-și piardă vechea putere economică și socială.
Yine de 430 °C'nin (800 °F) üzerinde ısıtıldığında titanyum dayanıklılığını yitirmeye başlar.430 °C feletti hőmérsékleten viszont a titán szilárdsága csökken.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Lapsena hän alkoi menettää jalkojensa toiminnon ja joutuu käyttämään pyörätuolia.
Her iki sorun da uğraşması çok zor olmasına rağmen asla çekiciliğini yitirmemiştir.Και τα δύο προβλήματα αποδείχθηκαν δύσκολα, αλλά δεν έχασαν ποτέ το ενδιαφέρον τους.
Olay uçaktaki toplam 88 kişinin (82 yolcu ve 6 mürettebat) yaşamını yitirmesi ile sonuçlandı.Alle 88 ombordværende (82 passagerer og 6 besætningsmedlemmer) omkom under ulykken.
Onun için en büyük darbe çok sevdiği annesini bu sıralarda yitirmesi oldu.Hermed mistede de det terræn, som de havde kæmpet så hårdt for om morgenen.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Til gengæld mistede Dragør sin tidligere betydning.
Olay uçaktaki toplam 88 kişinin (82 yolcu ve 6 mürettebat) yaşamını yitirmesi ile sonuçlandı.Dette resulterte at 87 ombord (fem besetningsmedlemmerm og 82 passasjerer),omkom.
Trujillo ordu içindeki desteğini de yitirmeye başladı.Trujillo khi đó đã quyết định gia nhập quân đội.
Olay uçaktaki toplam 88 kişinin (82 yolcu ve 6 mürettebat) yaşamını yitirmesi ile sonuçlandı.Tai nạn này khiến 87 người thiệt mạng (5 thành viên phi hành đoàn và 82 hành khách).
Her üç çorap çeşidi de 30 yıkamaya kadar özelliklerini yitirmemektedirler.3人それぞれが特徴あるメイクを施しているなど、前作までには見られない試みがうかがえる。
Buna rağmen, krizin barışçıl yöntemlerle aşılması konusundaki umudunu da yitirmemişti.しかし、元就は戦力的劣勢を理由に慎重な姿勢を崩さなかった。
Ölüm, bir varlığın canlılığını yitirmesi, ruhun bulunduğu bedeni dönmemek üzere terketmesi şeklinde açıklanır.据说他们是因为人的灵魂(魄)无法离开尸体,才形成的。
Buna göre kişiler, bir öbeğe üye olmakla yeni haklar kazanmayacakları gibi varolan haklarını da yitirmezler.그러므로 유언에 의해 이익을 받는 자라도 유언자가 사망할 때까지는 아무런 권리를 취득하지 못한다.
Argonautlar kalkanlarıyla kendilerini korumaya çalışsalar dahi bir arkadaşlarını yitirmekten kurtulamazlar.만약 오리온이 전갈로부터 살아남는다면 더이상 두사람의 사랑을 방해하지 않겠다는 것이다.
Yazar tıkanıklığı bir yazarın ortaya yeni bir ürün koyma becerisini yitirmesi durumudur.작가의 장벽은 주로 저자가 글을 쓸 때 새로운 작품을 만드는 능력을 잃거나 창작 둔화가 발생하는 상태이다.
Halen bu şarkı popülerliliğini yitirmemiştir.לא חשבתי שהשיר יהיה פופולרי כל כך.
1970'lerin başında bu tür artık cazibesini yitirmeye başladı.בתחילת שנות ה-2000 החלה הבריכה לאבד את קסמה.
Her üç çorap çeşidi de 30 yıkamaya kadar özelliklerini yitirmemektedirler.הם מכינים אף בגדים מעולים, שכל אחד מהם עולה כ־30 דינר.
Selena pek çok hayranının büyük özverisini yitirmedi.Елинор печели многобройни почитатели.
Surtsey de ölçümlere göre her yıl 10.000 metrekare toprağını yitirmektedir.Според някои изследователи, Гоби поглъща над 2000 km2 земя годишно.
Halen bu şarkı popülerliliğini yitirmemiştir."Nije me briga koliko je pjesma popularna.
Song Hanedanlığı döneminde İpek Yolu önemini yitirmeye devam etmiştir.Počas svojej absencie v hudobnom priemysle zanechali The Stone Roses po sebe značnú medzeru.
19. yüzyılda Halep ve Şam, ticari önemini yitirmeye başladı.Počas 19. storočia Sanok začal postupne strácať význam v prospech priemyslu.
1970'lerin başında bu tür artık cazibesini yitirmeye başladı.Koncom sedemdesiatych rokov tento zázrak a tento vzťah vymizol.
Buna rağmen, krizin barışçıl yöntemlerle aşılması konusundaki umudunu da yitirmemişti.Vendar pa še ni obupal nad mirno rešitvijo glede vprašanja katarov.
Hayat bir işinize yaramadıysa, boşu boşuna geçtiyse, onu yitirmekten ne korkuyorsunuz?Kui püüdlete õiges suunas, kaob teis hirm midagi kaotada.
Aklımı yitirmemek için çok uğraştım.100万通りの言い訳を考えた
Aklımı yitirmemek için çok uğraştım.He tratado muchas veces de no dejarlo ir
Aklımı yitirmemek için çok uğraştım. Milyonlarca bahane uydurdum.Положих много усилия да не се откажа, ♪ измислих си милиони оправдания. ♪
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››ale ja som prosil za teba, žeby nezašla tvoja viera. A ty, keď sa raz obrátiš, utvrdzuj svojich bratov.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››Ale jáť jsem prosil za tebe, aby nezhynula víra tvá. A ty někdy obrátě se, potvrzuj bratří svých.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››Alem ja prosił za tobą, aby nie ustała wiara twoja; a ty niekiedy nawróciwszy się, utwierdzaj braci twoich.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››ali jaz sem prosil zate, naj ne izgine vera tvoja; in ti, ko se nekdaj izpreobrneš, potrjuj brate svoje.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››그러나 내가 너를 위하여 네 믿음이 떨어지지 않기를 기도하였노니 너는 돌이킨 후에 네 형제를 굳게 하라
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››ma io ho pregato per te, che non venga meno la tua fede; e tu, una volta ravveduto, conferma i tuoi fratelli»
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››mas eu roguei por ti, para que a tua fé não desfaleça; e tu, quando te converteres, fortalece teus irmãos.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››men jeg bad for dig at din tro ikke måtte svikte, og når du engang omvender dig, da styrk dine brødre!
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››Men jeg bad for dig, at din Tro ikke skal svigte; og når du engang omvender dig, da styrk dine Brødre!"
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››Pero yo he rogado por ti, que tu fe no falle. Y tú, cuando hayas vuelto, confirma a tus hermanos
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››но Аз се молих за тебе, да не отслабне твоята вяра; и ти, когато се обърнеш, утвърди братята си.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››но Я молился о тебе, чтобы не оскудела вера твоя; и ты некогда, обратившись, утверди братьев твоих.
Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.››я ж молив ся за тебе, щоб не поменшала віра твоя, і ти колись, навернувшись, утверди братів твоїх.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod