Beyzbol maçına gitmeden önce akşam yemeği yiyelim.Let's have dinner before we go to the baseball game.
Çok sebze yiyin.Eat a lot of vegetables.
Bir arkadaşla bir akşam yemeği yiyeceğim.I am going to eat an evening meal with a friend.
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Akşam yemeği yiyelim.Let's have dinner.
Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz.Dinner is ready, so we can eat whenever we want.
Evde akşam yemeği yiyecek misiniz?Are you going to have dinner at home?
Bir süre kızartılmış yiyeceklerden kaçının.Avoid fried foods for a while.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Yiyecekler soğuk.The food is cold.
Çocuklarını iyi yiyeceklerle beslemen önemlidir.It's important to nourish your children with good food.
Buzdolabında çok az yiyecek var.There is little food in the refrigerator.
Buzdolabında çok yiyecek var mı?Is there much food in the refrigerator?
Buzdolabı yiyeceği çürümekten korur.The refrigerator preserves food from decay.
Barış görüşmeleri yine başarısız oldu.The peace talks failed again.
İyi koklayamıyorum. Koku alma duyumu yitirdim.I can't smell well. I have lost my sense of smell.
O her zaman pisti ve yeterince yiyecek verilmemiş gibi görünüyordu.He was always filthy and looked like he wasn't given enough food.
Bence stresten aşırı yiyen çok insan vardır.I think there are many who binge eat from stress.
Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!Even so ... she didn't have to slap me!
Teşekkürler, lütfen yine gelin.Thanks, please come again.
Pirinç yiyorum.I am eating rice.
Seni yiyip bitireceğim küçük kız.I will devour you little girl.
O, akşam yemeğini yiyor.She is having dinner.
O akşam yemeği yiyor.She is having dinner.
Ben yaşlı olabilirim ama yine de bir bisiklete binebilirim.I may be old, but I can still ride a bike.
Açım, bu yüzden yiyecek bir şeyler alacağım.I'm hungry, so I'm going to get something to eat.
Orada yirmi civarında insan vardı.There were twenty or so people there.
O, Li Ying.He is Li Ying.
Ne yiyip içtiğine özel dikkat göstermek zorundasın.You have to pay special attention to what you eat and drink.
Benim evimin arkasındaki inekler sadece laleleri yiyorlar.The cows behind my house only eat tulips.
Yirmi yaşındayken bir öğretmen oldu.She became a teacher when she was twenty.
Saat 1.00'de öğle yemeği yiyeceğiz. Başka bir deyişle, 10 dakika içinde.We're going to lunch at 1 o'clock. In other words, in 10 minutes.
Önce yemek yiyeceğiz ve sonra gideceğiz.First we'll eat, and then we'll go.
Öğle yemeği yiyelim!Let's do lunch!
O bir elma yiyor.He's eating an apple.
Onlar elmalar yiyorlar.They're eating apples.
Biz elma yiyoruz.We're eating apples.
Bu portakalı yiyebilir miyim?May I eat this orange?
Ne zaman yiyebiliriz, merak ediyorum.When can we eat, I wonder.
Çiğ balık yiyen köpekler var mı?Are there dogs that eat raw fish?
Zayıflar güçlüler için yiyeceklerdir.The weak are food for the strong.
Ying Yang falcısı kendi kaderini tahmin etmeyebilir.The Ying Yang diviner may not predict his own fate.
Karpuz yiyelim!Let's eat a watermelon!
Bir karpuz yiyelim!Let's eat a watermelon!
Ne tür yemek yiyorsunuz?What kind of food do you have?
Kazada görme yeteneğini yitirdi.He lost his sight in the accident.
Yirmi tane kebap ısmarlayalım!Let's order twenty kebabs!
Bu hamburgeri yiyebilir miyim?May I eat this hamburger?
Bir yangında yirmi kişi öldü.Twenty people died in a fire.
Yirmi şiş kebap ısmarlayalım.Let's order twenty shish kebabs!
Kızarmış örümcek, Kamboçya'da bölgesel bir yiyecektir.Fried spiders are a regional delicacy in Cambodia.
Yine ne işler çeviriyorsun?What the hell are you doing?
Çünkü onlar akşam yemeği yiyorlar.Because they're eating dinner.
Günaydın, yiyecek bir şey ister misin?Good morning, would you like something to eat?
Onun bir yumurtası var ve onu yiyor.He has an egg and is eating it.
Kocamla akşam yemeği yiyorum.I am eating dinner with my husband.
Ben kız kardeşimle yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Ben kız kardeşim ile yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Şu anda hiç yiyecek yok.There's no food right now.