"İyi niyet yetmeyebiliyor".「理想だけではうまくいかない。
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.早押し問題は出題されなかった。
Ancak bu önlemler yetmeyince barış görüşmeleri başlatıldı.このことを条件として和平交渉が始まった。
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.これも通行料には充当されない。
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.死因は肝不全であった。
28 Haziran 1971 tarihinde Düsseldorf cezaevinde kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.シュタングルは1971年6月28日、デュセルドルフ刑務所内にて心臓麻痺で死亡した。
Ama Rüştü Onur, ömrü yetmediği (ö.純情(じゅんじょう)とは、純真で邪心のない心。
1996 yılında Harrison, New York'ta kalp yetmezliği nedeniyle vefat etti. ^ Nobel Ekonomi Ödülü 1996.1996年:ノーベル経済学賞受賞発表の3日後に、心臓発作でニューヨーク州ハリソンで死去。
1905 yılındaki ilk Rus devrimini görmeye ömrü yetmedi.1905年のロシア第一革命の前に暗殺された。
"Arabesk Deyimi Beni Tanımlamaya Yetmez".芸名の「⊿」は発音しない。
Yetmedi Mi ?不夠嗎?
AIDS ve kanserlerin bazı tipleri de edinilmiş bağışıklık yetmezliklerine neden olur.而像艾滋病和一些癌症可以导致获得性免疫缺陷。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.則天下不知其所從,而上亦將眊亂而喪其所守。
Buna gücü yetmeyenin ise 3 gün oruç tutması gereklidir .”复群来拥,不得行者三日。
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.总得分≥12,说明有呼吸衰竭的可能。
İbn-i Haldun, kan bağına dayalı olan asabiyye olmaksızın dine çağrını yetmeyeceğini belirtir.上疏:「安徽被災州縣,倉儲不敷賑糶,請留未被災州縣漕米備賑。
Bazen anafilaksiyi, astım, oksijen yetmezliğine bağlı bayılma (sinkop) ve panik ataklardan ayırt etmek zordur.全身性过敏反应与哮喘、由于缺乏氧气引起的晕厥 (syncopy)和恐慌症有时可能很难区别。
Ama Rüştü Onur, ömrü yetmediği (ö.張獻忠重其名望,不殺。
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.死因是心臟衰竭。
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.力作所得,不足以給貢稅。
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.不過後者難以做闡釋的。
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.於法吏不能自解免。
23 köpek karaciğer yetmezliğinden öldü.其中死于肺併发症者二十五人。
Şiddetli hepatik yetmezliği olan hastalarda kullanımı önerilmez.严重心律失常患者不宜使用。
Akciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören Evliyaoğlu, 21 Ağustos 2011 gecesi vefat etti.滿妹阿嬤因肺癌於2011年8月21日病逝。
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.그러나 이미 제삼자에 대하여 다른 일방의 책임없음을 명시한 때에는 그러하지 아니하다.
Fakat bu para doğal olarak çekimlere yetmez.그러나 이 여과는 자연스럽게 등급을 이루지 않는다.
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.하지만 그 큰 크기 덕분에 가격대가 만만하지 않다.
Dietrich, 7 Mayıs 1992 tarihinde, Paris'teki dairesinde 90 yaşında Böbrek yetmezliğinden öldü.1992년 5월 6일 향년 90세의 디트리히는 파리의 아파트에서 숨을 거뒀다.
"Kırmızı kart yetmez kelepçelemek gerek"."붉은 깃발은 더 이상 적절하지 않다.
Ancak yasalar gereği Ermenilerin nüfusları yetmediği için ayrı bir beylik kuramadılar.그들은 그곳이 식민지를 설립할 법적 권리가 없다고 불평했다.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.어느 날, 키파리소스가 잘못 던진 창에 수사슴이 맞았다.
Bu çaba Alman kuvvetlerini yenmeye yetmedi.공격의 결과는 독일군의 견제로 이어지지 않았다.
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.거기에 그들 지도자의 다수가 봉기의 성공을 믿지 않았다.
Burada kalp yetmezliğinden 18 Aralık’ta öldü.추제는 1995년 12월 18일 심장마비로 사망했다.
1997'de buluşmalar o kadar büyüdü ki artık küçük yerler yetmez hale geldi.프랑스에 식민지화 되기 전에는 동화가 유통되었고, 통화단위는 지금보다 훨씬 작았다.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.급성 전립선염의 경우 신속히 치료를 개시하지 않으면 환자가 패혈증으로 사망할 수도 있다.
Yeltsin, 23 Nisan 2007 tarihinde kalp yetmezliği sebebiyle öldü.레오네는 1989년 4월 30일에 심장 마비로 사망하였다.
Toroslarda yeni yetmelere "tay" yakıştırması yapılır.밑의 '다른 예' 문단에서도 다루겠다.
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.סיבת המוות הייתה אי ספיקת לב.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.אם לא מטפלים באופן מיידי, המוכש עלול למות מכשל נשימתי.
Kurosawa, yönetmenin filmleriyle ilgili olarak, "Sözcükler olnlarla ilgili duygularımı anlatmaya yetmez.אקירה קורוסאווה אמר על סרטיו של קיארוסטמי: "מילים אינן מסוגלות לבטא את תחושותיי כלפיהם...
Bununla birlikte manastırların kendi kendine yetme ilkesi halen korunmaktadır.כן הם מצוּוִים לשמור על קדושת עצמם.
"Kırmızı kart yetmez kelepçelemek gerek".איש אינו מניף כרטיס אדום בפניו של האוקיינוס".
Sonrasında solunum yetmezliği ile birlikte ölüm meydana gelir.ייתכן מוות בטרם עת כתוצאה מכשל נשימתי.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.אך ההתעתמנות לא תרמה להקלת המצב.
Zamanla ahşap yapı iki örgüte yetmedi ve daha geniş bir binaya ihtiyaç duyuldu.בית אורה שוב אינו מסוגל לספק את הדרישות ומן ההכרח היה להקים מוסד ילדים גדול בהרבה.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.אין פלא שבכל המסיבות האלה הוא קיבל בלי הסוס את מתנתו של קרומיי.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Общ резултат от ≥ 12 показва възможна респираторна недостатъчност.
Bloch 88 yaşında kalp yetmezliğinden Lexington, Massachusetts'te öldü.Блох умира в Лексингтън, Масачузетс от сърдечна недостатъчност на 88-годишна възраст.
Ancak bu bile durumu kurtarmaya yetmemiştir.Дори и това не би я спасило.
Fakat bu başarılar savaşın gidişatını değiştirmeye yetmedi.Нашите усилия се оказаха недостатъчни, за да променим ситуацията.
1995 yılında, Kalp yetmezliği'den dolayı hayatını kaybetmiştir.Умира през 1995 година от сърдечна недостатъчност.
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.Причината за смъртта е сърдечна недостатъчност.
Kalp yetmezliği yüzünden ölmüştür.Умира от сърдечна недостатъчност.
Okumayı çok ister; ancak amcasının gücü ancak kendi çocuklarını okutmaya yetmektedir.Няма особено желание да учи, но пък работата в дюкяна на вуйчо му му доставя истинско удоволствие.
Ne var ki, yapılan bu tarımsal üretim ülkenin kendi nüfusunu beslemeye yetmemekteydi.Селскостопанската продукция не е достатъчна да осигури издръжката на тамошното население.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.Освен това правоспособността не може да бъде отменяна.
Bu enfeksiyonlar dünyaca en çok bağışıklık yetmezliği olan kişilerde yaygındır.В световен мащаб тези инфекции се срещат най-често при хора с имунна недостатъчност.
Erişim tarihi: 26 Temmuz 2013. ^ "Nevin Yanıt'ın rekoru yetmedi!".Резултатите от вота са представени на 29 юни същата година: Важно:Данните не са надеждни.