Gösteri sırasında, odanın arka tarafında duruyordum. Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.Eu estava ao fundo da sala durante uma das apresentações ao lado de um funcionário chinês.
Gösteri sırasında, odanın arka tarafında duruyordum. Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.Во время одной из речей я стояла позади всех, а рядом со мной стоял один из китайских чиновников.
Guo, Pekin'deki yolsuzlukla mücadele yetkilileri tarafından aranmaktadır.Guo es buscado por las autoridades contra el soborno en Pekín.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A Kaifasz ten był, który Żydom radził, że pożyteczno jest, aby jeden człowiek umarł za lud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A to bol ten Kaifáš, ktorý to dal Židom radu, že je vraj užitočné, aby jeden človek zomrel za ľud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Bil je pa Kajfa tisti, ki je bil Judom nasvetoval, da je bolje, da umre eden človek za ljudstvo.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifa poi era quello che aveva consigliato ai Giudei: «E' meglio che un uomo solo muoia per il popolo»
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifás era el que había dado consejo a los judíos de que convenía que un hombre muriese por el pueblo
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Dan dialah yang sudah menasihati para penguasa Yahudi bahwa lebih baik satu orang mati untuk seluruh bangsa
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Es war aber Kaiphas, der den Juden riet, es wäre gut, daß EIN Mensch würde umgebracht für das Volk.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kaifáš pak byl ten, kterýž byl radu dal Židům, že by užitečné bylo, aby člověk jeden umřel za lid.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kajafás pedig az vala, a ki tanácsolta vala a zsidóknak, hogy jobb, hogy egy ember veszszen el a népért.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.가야바는 유대인들에게 한 사람이 백성을 위하여 죽는 것이 유익하다 권고하던 자러라
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Men det var Kaifas som hadde gitt jødene det råd at det var gagnlig at ett menneske døde for folket.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Men det var Kajfas, som havde givet Jøderne det Råd, at det var gavnligt, at eet Menneske døde for Folket.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Ora, Caifás era quem aconselhara aos judeus que convinha morrer um homem pelo povo.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Şi Caiafa era celce dăduse Iudeilor sfatul acesta: ,,Este de folos să moară un singur om pentru norod.``
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Vả , Cai-phe là người đã bàn với dân Giu-đa rằng : Thà một người chết vì dân thì ích hơn .
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Vả, Cai-phe là người đã bàn với dân Giu-đa rằng: Thà một người chết vì dân thì ích hơn.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Ητο δε ο Καιαφας ο συμβουλευσας τους Ιουδαιους οτι συμφερει να απολεσθη εις ανθρωπος υπερ του λαου.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Був же Каяфа той, що порадив Жидам, що лучче нехай один чоловік умре за людей.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.и пак на друго място писанието казва: +Ще погледнат на Него, Когото прободоха+.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Это был Каиафа, который подал советИудеям, что лучше одному человеку умереть за народ.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.הוא קיפא אשר יעץ את היהודים כי טוב אשר איש אחד יאבד בעד כל העם׃
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.وكان قيافا هو الذي اشار على اليهود انه خير ان يموت انسان واحد عن الشعب
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.這 該 亞 法 、 就 是 從 前 向 猶 太 人 發 議 論 說 、 一 個 人 替 百 姓 死 是 有 益 的 那 位
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.這該亞法 、 就 是 從前 向猶 太 人 發議論說 、 一 個 人 替 百姓 死 是 有益的 那位
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Britské úřady tvrdí, že mohl zničit celý bankovní systém Západu.
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Chính quyền Anh từng nói ông ta gần như đã làm suy yếu toàn bộ hệ thống ngân hàng phương Tây.
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Pemerintah Inggris mengatakan dia dapat merusak seluruh sistem perbankan di dunia Barat.
İngiliz yetkililer영국 당국이 말하길
İngiliz yetkililerרשויות בריטיות אומרות
İngiliz yetkililerكما ذكرت السلطات البريطانية
İngiliz yetkililer西欧諸国の銀行制度そのものを崩壊させていた可能性がありました
İngiltere'de Merkez Bankacılığı yetkililere. Onun için ders kitapları hakkında yazma 40 yıl.Οι αρχές σε κεντρικών τραπεζών στο Ηνωμένο Βασίλειο.
İş güvenliği yetkilileriArbetarskyddsmyndigheter
İş güvenliği yetkilileriAutorités de la sécurité au travail
İş güvenliği yetkilileriLa autoridad en materia de seguridad laboral
İş güvenliği yetkilileriTyösuojeluviranomaiset
İş güvenliği yetkilileriСлужба охраны труда
İş güvenliği yetkilileriسلطات الحماية في العمل
İş güvenliği yetkilileri劳动安全保障机关
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak başvuru Finlandiya yetkilileri yoluyla yapılamaz.Kiintiöpakolaiseksi ei voi hakea Suomen viranomaisten kautta.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak başvuru Finlandiya yetkilileri yoluyla yapılamaz.Man kan inte ansöka om att bli kvotflykting (kiintiöpakolainen) via myndigheterna i Finland.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak başvuru Finlandiya yetkilileri yoluyla yapılamaz.لا يمكنالتقدم لطلب لجوء الحصة (kiintiöpakolainen) عن طريق السلطات الفنلندية.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak başvuru Finlandiya yetkilileri yoluyla yapılamaz.定额难民(kiintiöpakolainen)身份无法申请经芬兰官方申请。也不可能提议其它人为定额难民,例如亲戚或朋友。芬兰只接受符合联合国难民署UNHCR规定的难民。定额难民从联合国难民署给芬兰的难民人选中选择。
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak, Finlandiya yetkilileri aracılığıyla başvuru yapılamaz.Kiintiöpakolaiseksi ei voi hakea Suomen viranomaisten kautta.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak, Finlandiya yetkilileri aracılığıyla başvuru yapılamaz.Man kan inte ansöka om att bli kvotflykting via myndigheterna i Finland.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak, Finlandiya yetkilileri aracılığıyla başvuru yapılamaz.No es posible solicitar la condición de refugiado de cupo a través de las autoridades finlandesas.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak, Finlandiya yetkilileri aracılığıyla başvuru yapılamaz.Заявление на предоставление убежища по статусу беженца по квоте не подается через финские власти.
Kontenjan mültecisi (kiintiöpakolainen) olarak, Finlandiya yetkilileri aracılığıyla başvuru yapılamaz.لا يمكن تقديم طلب لجوء الحصة عن طريق السلطات الفنلندية.
Kuzey Alabama'daki Tennessee Vadisi Yetkililerince yapıldı.la aproape 200 de mile in sud de acolo, in Alabama de nord, de catre Tennessee Valley Authority.
Maç yetkilileri oyunu sonlandırmak zorunda kaldı.Las autoridades tuvieron que cancelar el juego.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.A modellek származhatnak a médiából, a választott hivatalnokoktól.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.I modelli possono derivare dai media, dalle autorità costituite.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.모델은 대중매체로 부터 나올 수 도 있고, 정부관리가 만들 수도 있습니다.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.Les modèles peuvent venir des medias, de nos élus.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.Los modelos pueden provenir de los medios, de nuestros políticos electos.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.Modelele pot veni din massmedia, de la aleșii noștri oficiali.
Modellerimiz medyadan ya da seçilmiş yetkililerimizden gelebilir.Modele mogą pochodzić z mediów, od naszych polityków.