Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkililer ile cümle

yetkililer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Dissero dunque i Giudei all'uomo guarito: «E' sabato e non ti è lecito prender su il tuo lettuccio»
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Entonces los judíos le decían a aquel que había sido sanado: --Es sábado, y no te es lícito llevar tu cama
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Iudeii ziceau deci celui ce fusese vindecat: ,,Este ziua Sabatului; nu-ţi este îngăduit să-ţi ridici patul``.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Jødene sa da til ham som var blitt helbredet: Det er sabbat, og det er dig ikke tillatt å bære sengen.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››유대인들이 병 나은 사람에게 이르되 안식일인데 네가 자리를 들고 가는 것이 옳지 아니하니라
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Mondának azért a zsidók a meggyógyultnak: Szombat van, nem szabad néked a nyoszolyádat hordanod!
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Pelo que disseram os judeus ao que fora curado: Hoje é sábado, e não te é lícito carregar o leito.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Preto hovorili Židia uzdravenému: Je sobota, nepatrí sa ti nosiť ležisko.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Sentähden juutalaiset sanoivat parannetulle: "Nyt on sapatti, eikä sinun ole lupa kantaa vuodetta".
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Tedy řekli Židé tomu uzdravenému: Sobota jest, neslušíť tobě lože nositi.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Tedy rzekli Żydowie onemu uzdrowionemu: Sabat jest, nie godzi ci się łoża nosić.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Zatorej reko Judje ozdravljenemu: Sobota je, in ne smeš postelje nositi.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››І казали Жиди сцїленому: Субота; не годить ся тобі брати постелї.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Но той им отговори: Онзи, Който ме изцели, Той ми рече: Дигни постелката си и ходи?
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Посему Иудеи говорили исцеленному: сегодня суббота;не должно тебе брать постели.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››ויאמרו היהודים אל האיש הנרפא שבת היום אסור לך לשאת את משכבך׃
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››فقال اليهود للذي شفي انه سبت. لا يحلّ لك ان تحمل سريرك.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››那 天 是 安 息 日 、 所 以 猶 太 人 對 那 醫 好 的 人 說 、 今 天 是 安 息 日 、 你 拿 褥 子 是 不 可 的
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››那 天 是 安息日 、 所以 猶太 人對 那 醫 好 的 人說 、 今天 是 安息日 、 你 拿 褥子 是 不 可 的
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) Ambtenaar: een ambtenaar of ander personeelslid van de Europese Gemeenschappen.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) «fonctionnaire», un fonctionnaire ou un autre agent des Communautés européennes.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „Funcţionar“ reprezintă un funcţionar sau alt angajat al Comunităţilor Europene.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojęcie „urzędnika” obejmuje urzędników i pozostałych funkcjonariuszy Wspólnot Europejskich.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojem „úradník“ znamená úradníka alebo iného zamestnanca Európskych spoločenstiev.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) steht der Begri„Beamte“ für einen Beamten oder sonstigen Bediensteten der Europäischen Gemeinscha en.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „úředníkem“ se rozumí úředník nebo jiný pracovník Evropských společenství.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(β) ο όρο «Υpiάλληλο» σηαίνει όνιο ή η υpiάλληλο των Ευρωpiαϊκών Κοινοτήτων.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.또 내 상에는 유다 사람들과 민장들 일백 오십인이 있고 그 외에도 우리 사면 이방인 중에서 우리에게 나아온 자들이 있었는데
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.Přesto Židé a knížat půl druhého sta osob, a kteříž přicházeli k nám z národů okolních, jídali u stolu mého.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.והיהודים והסגנים מאה וחמשים איש והבאים אלינו מן הגוים אשר סביבתינו על שלחני׃
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.وكان على مائدتي من اليهود والولاة مئة وخمسون رجلا فضلا عن الآتين الينا من الامم الذين حولنا.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除 了 從 四 圍 外 邦 中 來 的 猶 大 人 以 外 、 有 猶 大 平 民 和 官 長 、 一 百 五 十 人 在 我 席 上 喫 飯
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除了 從 四 圍 外邦 中來 的 猶大人 以外 、 有 猶大 平民 和 官長 、 一百五十 人 在 我 席上 喫飯
Cezaevi yetkilileri, 6 Kasım 2012 tarihinde cesedinin alınması için ailesini aradı.רשויות הכלא יצרו קשר עם משפחתו ב-6 לנובמבר 2012 ובקשו מהם לאסוף את גופתו.
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.lângă unul dintre oficialii chinezi, ne uitam și el mi-a zis:
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.Stałam wtedy obok jednego z urzędników, który, zapytał:
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.ליד אחד הפקידים הבכירים הסיניים,
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.بجانب أحد المسؤولين الصينين،
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.この方に訊かれました
Çinli yetkililer şaka yapamazlarAutoridades chinas no aguantan una broma
Çinli yetkililer şaka yapamazlarLes autorités chinoises n'ont pas le sens de l'humour
Çinli yetkililer şaka yapamazlarΟι κινεζικές Αρχές δεν παίρνουν από αστεία
Çinli yetkililer şaka yapamazlarКитайские власти не понимают шуток
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Les autorités, comme la garderie et l'école, ne donnent des informations sur l'enfant qu'au tuteur légal.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Myndigheter såsom daghem eller skola ger information om barnet endast till vårdnadshavaren.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Viranomaiset, kuten päiväkoti ja koulu, antavat tietoja lapsesta vain huoltajalle.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Официальные органы, т.е. детский сад и школа, предоставляют информацию о ребёнке только опекуну.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.السلطات كروضة الأطفال والمدرسة تعطي معلومات عن الطفل للراعي فقط.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.Läs noga anvisningarna om ansökning från den branschspecifika myndigheten.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.Lea detenidamente las instrucciones de las autoridades del sector.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.Lisez soigneusement les consignes de demande des autorités concernées.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.Lue huolellisesti alakohtaisen viranomaisen hakuohjeet.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.Внимательно ознакомьтесь с инструкциями соответствующего компетентного органа по порядку подачи документов.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.اقرأ بحرص إرشادات التقدم بالطلب للسلطات المسؤولة عن المجال.
Dallara ilişkin resmi yetkililerin başvuru bilgilerini iyi okuyun.请仔细阅读行业监管机关发布的申请指南。
Devletin yerel yönetimleri, aşağıdaki resmi yetkililerden oluşur:Följande myndigheter hör till statens lokalförvaltning:
Devletin yerel yönetimleri, aşağıdaki resmi yetkililerden oluşur:Forman parte de la administración del estado a escala local las siguientes autoridades:
Devletin yerel yönetimleri, aşağıdaki resmi yetkililerden oluşur:L’administration locale comprend les autorités suivantes :
Devletin yerel yönetimleri, aşağıdaki resmi yetkililerden oluşur:Valtion paikallishallintoon kuuluvat seuraavat viranomaiset:
Devletin yerel yönetimleri, aşağıdaki resmi yetkililerden oluşur:К местному государственному управлению относятся следующие официальные органы:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod