Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Song chẳng ai dám nói về Ngài tỏ_tường , vì sợ dân Giu-đa .
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Todavia ninguém falava dele abertamente, por medo dos judeus.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Totuş, de frica Iudeilor, nimeni nu vorbea de El pe faţă.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Vendar pa nihče ni očitno govoril o njem zavoljo strahu pred Judi.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Wszakże o nim żaden jawnie nie mówił, dla bojaźni żydowskiej.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Žádný však o něm nemluvil zjevně pro bázeň Židů.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Ουδεις ομως ελαλει παρρησια περι αυτου δια τον φοβον των Ιουδαιων.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Впрочем никто не говорил о Нем явно, боясь Иудеев.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Като рече това, плюна на земята, направи кал с плюнката и намаза с калта очите му;
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Та ніхто явно не говорив про Него задля страху перед Жидами.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.אך אין איש מדבר עליו בגלוי מפני יראת היהודים׃
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.ولكن لم يكن احد يتكلم عنه جهارا لسبب الخوف من اليهود
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.只 是 沒 有 人 明 明 的 講 論 他 、 因 為 怕 猶 太 人
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.只是 沒 有 人 明明 的 講論 他 、 因為 怕 猶太人
Burada ihaneti görüyoruz, Yahuda Romalı yetkililerden rüşvet almış, gümüş almış, kim olduğunu göstermek içinDeze bomen staan ook in het plaatje er vlak boven, waarin Christus wordt aangehouden.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A pobúrili zástup i náčelníkov mesta, ktorí to počuli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Assim alvoroçaram a multidão e os magistrados da cidade, que ouviram estas coisas.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak wzburzyli pospólstwo i przełożonych miasta, którzy to słyszeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak zbouřili obec i starší města, kteříž od nich to slyšeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy_nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án .
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Così misero in agitazione la popolazione e i capi della città che udivano queste cose
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Da folket og by-dommerne hørte dette, blev de forferdet,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Dengan kata-kata itu mereka membuat orang banyak dan para penguasa di kota itu menjadi gempar
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.El pueblo y los gobernadores se perturbaron al oír estas cosas
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Fel is indíták a sokaságot és a város elõljáróit, kik hallják vala ezeket.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.무리와 읍장들이 이 말을 듣고 소동하여
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Kun kansa ja hallitusmiehet tämän kuulivat, tulivat he levottomiksi.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Og de satte Skræk i Mængden og Byens Øvrighed, som hørte det.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Par ces paroles ils émurent la foule et les magistrats,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Prin aceste vorbe, Iudeii au turburat norodul şi pe dregătorii cetăţii,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Så väckte de oro bland folket och hos stadens styresmän, när de hörde detta.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Sie bewegten aber das Volk und die Obersten der Stadt, die solches hörten.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Tako vznemirijo ljudstvo in mestne poglavarje, ki so to poslušali.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Toen het stadsbestuur en de te hoop gelopen mensen dat hoorden, raakten zij in de war.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Εταραξαν δε τον οχλον και τους πολιταρχας ακουοντας ταυτα,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.И встревожили народ и городских начальников, слушавших это.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Но като взеха поръчителство от Ясона и от другите пуснаха ги.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Стрівожили ж вони народ і городську старшину, що чули се.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.ויחרידו את העם ואת ראשי העיר אשר שמעו את זאת׃
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.فازعجوا الجمع وحكام المدينة اذ سمعوا هذا.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人 和 地 方 官 、 聽 見 這 話 、 就 驚 慌 了
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人和 地方官 、 聽見 這話 、 就 驚 慌了
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Armeijan upseerien aikeet on estetty.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Det blev gjort for at sætte en stopper for ledelsesgruppen.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Det gjordes för att sätta stopp för befälsgruppen.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Esto se ha hecho con el fin de parar las acciones de los altos cargos del ejército.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Fizeram-no para acabar com as acções dos militares séniores.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Ma to położyć kres działaniom grupy wyższych oficerów.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Αυτό έγινε για να παύσει η δράση των παλιών στρατιωτικών.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Это было сделано с целью остановить действия высшего командного состава.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Az e Kódexben meghatározott elvek nem vonatkoznak az intézmények és tisztviselőik közötti kapcsolatokra.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principerna i förvaltningskodexen gäller inte för kontakterna mellan institutionen och dess tjänstemän.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principiile stabilite în prezentul Cod nu se aplică raporturilor dintre Instituţiii o cialii acestora.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principperne i denne kodeks nder ikke anvendelse på forbindelserne mellem institutionen og dens tjenestemænd.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Tämän säännöstön periaatteita ei sovelleta toimielimen ja sen virkamiesten välisiin suhteisiin.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Zásady, ktoré ustanovuje tento Kódex, sa neuplatňujú vo vzťahoch medzi orgánom a jeho úradníkmi.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Zásady vytyčené v tomto kodexu neplatí pro vztahy mezi institucemi a jejich úředníky.
Bu yetkililerin Türkiye'de ki maden kazalarından sonraki ilk şaşırtıcı açıklaması değil.No es la primera vez que se oyen discursos sorprendentes después de accidentes mineros en Turquía.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Các người Giu-đa bèn nói với kẻ được chữa lành rằng: Nay là ngày Sa-bát, ngươi không phép mang giường mình đi.