yetiştirme ile cümle
yetiştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Dan di area itu kami mulai menumbuhkan sejumlah pohon akasia yang tadi Anda lihat.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.E naquela área começámos a plantar algumas acácias que vocês viram há pouco.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.En in dat gebied lieten we wat acacia's groeien die je eerder al zag.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Et dans cette zone nous avons commencé à faire pousser des acacias que vous venez de voir.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.I na tym obszarze zaczęliśmy sadzić akacje, które widzieliście wcześniej.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.In zona aceea am inceput sa crestem salcami Acacia pe care ia-ti vazut mai devreme.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.바로 저 지역에 저희는 아카시아 나무를 심었습니다 앞에서 보셨지요
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Ott pedig azokat az akáciákat kezdtük termeszteni, amiket az imént láttak.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Und in diesem Bereich fingen wir an, Akazien zu pflanzen die sie vorher gesehen haben.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Và trong khu vực đó, chúng tôi bắt đầu trồng một số cây keo mà bạn đã thấy lúc trước.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Y en esa área empezamos a plantar algunas acacias, las que antes vieron.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.А в этом районе мы начали выращивать деревья акации, которые вы уже видели.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.В тази област започнахме да отглеждаме акациевите дървета, които преди малко видяхте.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.שאתם יכולים לראות מהחלל. ובאיזור הזה התחלנו לגדל כמה עצי שיטה
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.وفي تلك المنطقة بدأنا بزراعة بعض أشجار السنط التي رأيتم من قبل.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.先ほどお見せしましたよね。 さて、これが1年後の様子です。
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Als er geboren wurde, hast du alles dafür gegeben, einen anständigen Menschen großzuziehen.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Amikor megszületett, eltökélted magad, hogy jó embert fogsz nevelni belőle.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Cand s-a nascut, tu te-ai devotat cresterii unui om bun.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Gdy się narodził, poświęciłaś się, by wyrósł na dobrego człowieka.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Když se narodil, oddala jsi se tomu, aby z něj vyrostl dobrý člověk.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Lúc cậu ấy sinh ra... ...cô đã hết lòng để tạo nên 1 con người tốt.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Quand il est né, tu t'es dédiée à élever un homme de bien.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Quando lui è nato ti sei impegnata a farne un uomo per bene.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız. Ve o öldüğünde, bağımlılık artmıştır.Όταν γεννήθηκε, αφιερωθήκατε στην ανατροφή ενός καλού ατόμου. και όταν πέθανε, η αφοσίωση αυξήθηκε.
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız.Когда он родился, ты посвятил себя воспитанию хорошего человека.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.Așa cum trebuie să ne creștem fiii altfel.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.Auch unsere Söhne müssen wir anders erziehen.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.Debemos también educar a nuestros hijos de forma diferente.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.우리의 아들들을 지금과 다르게 키워야합니다.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.Nous devons aussi élever nos fils différemment.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.Vi måste också fostra våra söner annorlunda.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.То же относится к сыновьям.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.وأيضاً أن نربي أبنائنا بطريقة مختلفة,
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.私達の男の子達の育て方は 大きな害をなしています
Oregon benekli kurbağası olan nesli tükenmekte olan kurbağaları yetiştirmek için워싱턴 주 야생동물학과와 함께 조합했었습니다
Oregon benekli kurbağası olan nesli tükenmekte olan kurbağaları yetiştirmek içinלגידול צפרדעים בסכנת הכחדה, האורגון המנוקד,
Oregon benekli kurbağası olan nesli tükenmekte olan kurbağaları yetiştirmek içinلتربية ضفادع مهددة بالانقراض، ضفدع أوريغون المرقط،
Oregon benekli kurbağası olan nesli tükenmekte olan kurbağaları yetiştirmek için後に保護湿地に放流しました
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım."공통의 시민권을 가꾸어 나갈" 그런 공간.
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım.locuri pentru "cultivarea cetateniei comune" cum spune frumoasa fraza a lui Michael Sandel.
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım.lugares para "el cultivo de una ciudadanía común" en la encantadora frase de Michael Sandel.
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım.אזרחות משותפת" לפי ניסוחו המקסים של מייקל סנדל.
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım.إحساس المواطنة المشتركة " فى عبارة مايكل سانديل الجميلة ( فيلسوف سياسى أمريكى غير معاصر ).
"ortak bir vatandaşlık yetiştirme" alanlarına yaılan yatırım.「市民の共通基盤を育む」ための拠点です 投資とは結局のところ
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."13주 후 완구 박람회를 여는데, 이걸 개발하기 위해 당신들을 고용하고 싶군요."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."Avem 13 săptămâni sau ceva până la Târgul Jucăriilor și vă vom angaja pe voi să faceți asta."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz.""Das machen wir. Es sind noch 13 Wochen bis zur Spielwarenmesse und wir stellen Sie ein."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."Il reste à peu près 13 semaines avant le Salon du Jouet, et nous allons vous payer pour y participer."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."Mamy ze 13 tygodni do targów zabawek, i chcemy was zatrudnić".
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz.""Mancano 13 settimane alla fiera del giocattolo", "vi ingaggiamo per farli".
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."Tenemos como 13 semanas o así para la feria del jueguete, y los vamos a contratar para que hagan esto."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."Имаме 13 седмици и малко до Панаира за играчки, и ще ви наемем момчета, за да го направите."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."У нас около 13 недель до ярмарки игрушек, и мы вас наймём, чтобы вы это сделали".
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."יש לנו, אתה יודע, 13 שבועות או משהו עד ליריד הצעצועים, ואנחנו עומדים להעסיק אתכם כדי שתעשו את זה."
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."و كما تعلم بقي 13 اسبوعاً على معرض الألعاب و سنستعين بكم لإتمام هذه اللعبة و المشاركة بها"
Oyuncak Fuarina 13 hafta gibi bir süre var. ve sizi ise alıp bunu fuara yetiştirmek istiyoruz."これを作るのに君らを雇いたい」 と言いました それで デイブと私は仕事にありつきました
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Até há registo de pessoas executadas por se recusarem a plantar batatas.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Bahkan ada catatan mengenai orang-orang yang dihukum mati karena menolak menanam kentang.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Der er sågar optegnelser over folk, der er blevet henrettet for at nægte at dyrke kartofler.