Ana içeriğe geç
Sözlük

yetiştirici ile cümle

yetiştirici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır.Istnieje także uprawa roślin owocowych.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Popyt na wina maltańskie wzrasta.
Keşmirli yetiştiriciler gelirlerinin çoğunu böyle kazanır.Wielu rolników utraciło swoje źródło dochodu.
Başkale ilçesi halkının ana geçim kaynağı hayvan yetiştiriciliğidir.Hos dessa djur är hanen huvudansvarig för ungarnas uppfostran.
Jonas Alströmer, İsveç'te patates yetiştiriciliğini başlatmasıyla bilinmektedir.Jonas Alströmer är den som blivit mest känd för sina insatser för att få potatisen populär i Sverige.
İkincisi, özel yetiştirici olarak barındırmak.För andra betydelser, se Nuottamajärvi.
Sanayi, doğal kaynaklara, tarım ürünlerine ve yerel hayvan yetiştiriciliğine bağlı olarak gelişmiştir.Djuren föds upp enligt KRAV:s regler på naturbete samt ekologiskt odlade grödor från den egna gården.
Yaylalarda geleneksel hayvan yetiştiriciliği sürdürülür.Djurs celler förnyas regelbundet.
Genelde alabalık yetiştiriciliğinde kullanılır.De utvecklar vanligen ett kvinnligt fortplantningssystem.
Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür.Idag är ön även känd för sin grönsaksodling och vinproduktion.
Yetiştiricilerin Derneği yarışı tertip etmek tedir.Конкуренція виробників породжує конкуренцію споживачів.
145 milyon tonluk yıllık üretimin 45 milyon tonu yetiştiricilikten sağlanmaktadır (2008).145 видів рослин мають регіональний рівень охорони (2011).
Köylülerin Geçim Kaynağı Çay yetiştiriciliğidir.Вона відстоює право селян вирощувати цю наркотичну рослину.
Bu kaynakların yanında hayvan yetiştiriciliği de yapılmaktadır.До того ж, із продуктів тваринного походження воно краще засвоюється.
Ayrıca sebze ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır.Також зростає обсяг вирощування овочів та фруктів.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Селянство небагато скористалося з наділу ґрунтів.
İkincisi, özel yetiştirici olarak barındırmak.Profesně se uvádí jako soukromý zemědělec.
Yetiştiriciler için bilgiler.Vzdělávání dospělých .
Yetiştiriciler: Bir Cem’in nüfusunu sabit tutmakla görevli kast.Mezi průměrné byli řazeni ti, kteří dávali (lidem) dostatečnou obživu.
Meyve dalında ise başta ceviz olmak üzere vişne yetiştiriciliğide yapılabilir.Ve větším měřítku je možno nechat plody nejdříve zetlít.
Küçükbaş hayvancılık olarak koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır.Menší je rozsah chovu ovcí.
Otomobil adını ünlü boğa yetiştiricisi Don Eduardo Miura almıştır.Vůz Miura byl pojmenován po jednom z trenérů býků pro býčí zápasy (Don Eduardo Miura).
Üzüm yetiştiriciliği önemlidir.Významné je vinařství.
Yüksek verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygun iri meyveli çeşittir.A má hradby (záštity) výborné, nedobytné neobvyklé (vzácné).
Son yıllarda mahallede yoğun bir şekilde bamya yetiştiriciliği yapılmaktadır.V okolí vsi se v minulosti intenzivně pěstovala vinná réva.
KARADENIZ BOLGESI KULTUR BALIKÇILIGI: ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ.Prolínání subkultur: příklad burlesky.
Bazı bıldırcınların yetiştiriciliği yapılır.Mnoho hmyzích dospělců je okřídleno.
Özellikle sebeze yetiştiriciliği gelişmiştir.A evoluat, în parte, datorită alimentației.
Ayrıca kavak yetiştiriciliği ve kereste atölyelerinde imalat yapılmaktadır.El mai oferă și consultanță în cazinouri și dezvoltatorilor de jocuri.
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır.E interesant de menționat faptul că țăranii trebuiau să cultive orez în mod obligatoriu.
KARADENIZ BOLGESI KULTUR BALIKÇILIGI: ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ.Ginecomastie: dezvoltarea țesutului mamar la bărbați.
Hayvancılık açısından da önemli bir yere sahiptir. genelde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır.Mindig van egy főszálláshelye, főleg ha nőstényállatról van szó.
Sığır yetiştiriciliği hayvancılıkta başta gelir.Ezzel kezdődik Torfalvában az állattartás.
Arı yetiştiricisi ve elma bahçesi sahibinin komşu olduğunu düşünün.A Vén Tengeri Medve tulajdonosa lesz.
Yaylalarda geleneksel hayvan yetiştiriciliği sürdürülür.Kaikkialla vaikuttaa perinteinen animismi.
Avrupa’da Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra safran yetiştiriciliği oldukça azaldı.Rooman valtakunnan kukistumisen jälkeen viinin arvostus Euroopassa väheni.
Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yetiştiriciliği yaygındır.Aikuisten ja nuorten lintujen metsästys on hyvin yleistä.
Sığır yetiştiriciliği önemlidir.Lehmien kasvattaminen on suotuisaa.
Domuz yetiştiriciliği evcil domuzları yetiştirme ve üretmedir.Luzalaiset viljelivät pellavaa ja kasvattivat sikoja.
Ayrıca arı yetiştiriciliği profesyonel derecede yapılmaktadır.Sukututkimusta tehdään myös ammattimaisesti.
Pannonia ayrıca av köpeği yetiştiriciliği ile meşhurdur.Kreuger harrasti myös koirankasvatusta.
Üzüm yetiştiriciliği önemlidir.Σημαντική και η αμπελοκαλλιέργεια.
Özellikle zerdali (kayısı) yetiştiriciliği yaygındır.Ιδιαίτερα η καλλιέργεια τουλιπών είναι ευρέως διαδεδομένη.
Bölge'de Akdeniz iklimi görüldüğü gibi, bu sayede meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.Λόγω του ήπιου κλίματος της περιοχής, καλλιεργούνται εσπεριδοειδή.
Ayrıca dere kenarlarında kavak yetiştiriciliği yapılmaktadır.Επίσης στις σπηλιές αναπτύσσονται μανιτάρια.
Las Vegas ve Reno dışında madencilik ve sığır yetiştiriciliği en önemli ekonomik aktivitelerdir.Uden for Las Vegas og Reno er minedrift og kvægavl de største erhvervssektorer.
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.I et landbrugssamfund er den primære kilde til rigdom dyrkning af jorden.
Sığır yetiştiriciliği hayvancılıkta başta gelir.I begyndelsen går alt godt på Dyrenes Gård.
Bu dünyadaki bazı insanlar pokémon yetiştiricileri olmaya karar verir.Mange mennesker vælger at blive Pokemon-trænere.
Karl Friedrich Louis Dobermann (2 Ocak 1834 - 9 Haziran 1894), Alman köpek yetiştiricisi.Karl Friedrich Louis Dobermann (2. januar 1834-9. juni 1894) var skatteopkræver og hundefanger.
Bir oyun iki yetiştirici arasındaki bir karşılaşmayı temsil eder.Den ene sang forestiller en kamp mellem to fugle.
Flaman yetiştiricileri bu kuşun ötüşünü şaşılacak bir değerde geliştirmişlerdir.Disse fuglekøjer gav på beboerne på Fanø en ekstra indtægt.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).Anoreksi Fobi Spiseforstyrrelser Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Son zamanlarda kivi yetiştiriciliği de yapılmaktadır.I nyere tid er der også blevet fremstillet keramiske brødknive.
Bakkafrost bugün dünyanın en büyük balık yetiştiriciliği şirketlerinden biri haline geldi. [1]Bakkafrost har i dag udviklet sig til at være en af de største fiskeopdrætsvirksomheder i verden.[1]
Otomobil adını ünlü boğa yetiştiricisi Don Eduardo Miura almıştır.Bilens navn ble hentet fra en berømt tyrefekter, Don Eduardo Miura.
Ancak Kadışehirliler sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde meyve yetiştiriciliği yapmaktadırlar.De bygges kun når biene har bruk for dronninger (se ovenfor).
İkincisi, özel yetiştirici olarak barındırmak.Personkult innebærer å dyrke en person.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Denne vegetasjonen gir en høy produksjon av bunndyr.
Bu dünyadaki bazı insanlar pokémon yetiştiricileri olmaya karar verir.På visse nivåer kan pokémon utvikle seg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod