Ana içeriğe geç
Sözlük

yetiştirici ile cümle

yetiştirici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.En una sociedad agraria cultivar la tierra es la fuente principal de riqueza.
Mahallede küçükbaş sığır yetiştiriciliği yapılmaktadır.La ganadería en menos escala es utilizada para el consumo doméstico.
Yetiştiriciler için bilgiler.Pensado para desarrolladores.
Çin'de okyanus ve tatlı su balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği geleneği uzun bir geçmişe sahiptir.China tiene una larga tradición de pesca oceánica y fluvial y de acuicultura.
Ayrıca kerestelik ağaç yetiştiriciliği ekonomiye önemli katkı sağlamaktadır.A pesar del tamaño del bosque, se concede importancia a la seguridad.
Ayrıca havuzlu su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır.También se intensifica la explotación de recursos acuáticos.
Karl Friedrich Louis Dobermann (2 Ocak 1834 - 9 Haziran 1894), Alman köpek yetiştiricisi.Friedrich Luis Dobermann (Apolda, 2 de enero de 1834 – 9 de junio de 1894), adiestrador de perros.
Kategori:Arıcılık), arı yetiştiriciliği.Curso completo de apicultura: (cultivo de las abejas).
Ayrıca arı yetiştiriciliği profesyonel derecede yapılmaktadır.También se practica la apicultura con buenos resultados.
Ancak birçok yetiştirici, tüccar ve tüketici bu tarz laboratuvar sonuçlarını kabul etmez.Molti coltivatori, commercianti e consumatori però rifiutano i risultati di questi test di laboratorio.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Diminuzione del tasso di povertà.
Hayvancılık, özellikle koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır.Importante è l'allevamento, soprattutto degli ovini.
KARADENIZ BOLGESI KULTUR BALIKÇILIGI: ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ.Cultura balneare: l'architettura dell'oggetto.
Bir oyun iki yetiştirici arasındaki bir karşılaşmayı temsil eder.Il gioco simula una battaglia tra due fazioni opposte.
Önceleri, önemli bir ürün olan "kendir" yetiştiriciliği, son yıllarda son derece azalmıştır.Tuttavia, l'uso di tali utensili "naturali" è fortemente diminuito durante l'ultimo decennio.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.La situazione dei Cristiani si andava però aggravando a causa della scarsità di cibo.
Ceviz yetistiriciligi yaygindir.Più diffusa è invece Vicia grandiflora.
O dönemde yapılan gül yetiştiriciliği yarışmalarından ödüller almıştır.В это же время его представили к награде — Ордену Красного Знамени.
Keşmirli yetiştiriciler gelirlerinin çoğunu böyle kazanır.Такие рефералы, в основном, приносят больше всего дохода.
Babası zengin bir tütün yetiştiricisiydi.Его отец был фермером, выращивающим табак.
Geçmiş yıllara göre azalmış olmakla birlikte köyde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır.Медленно но уверенно, с годами благосостояние села и селян улучшается.
Gelir kaynağı hayvancılık ve Urfafıstığı yetiştiriciliğidir.Пропитание они добывали себе в основном охотой и грабежами.
Tarımda yulaf ve patates yetiştiriciliği başta gelmektedir.В это время в Рассолоде начинает развиваться овощеводство и картофелеводство.
Üzüm yetiştiriciliği önemlidir.Огромное значение имеет выращивание.
Avrupa’da Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra safran yetiştiriciliği oldukça azaldı.После падения Римской империи навыки выращивания шафрана в Западной Европе были, по-видимому, утрачены.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Израстание понижает урожайность.
Tarım ürünleri bakımından köy halkı fındık yetiştiriciliği yapmaktadır.В значительной степени благодаря выращиванию клубники, сельчане достигли высокого уровня благосостояния.
Ayrıca hayvancılık ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır.Кроме того, важное значение имеют животноводство и выращивание фруктов.
Tavuk yetiştiriciliği de önemli boyuttadır.كما أن تربية الدجاج مهمة بشكل كبير.
Savaşı takiben Los Angeles'a yerleşmeden önce Guatemala'da ananas yetiştiriciliğiyle uğraştı.وبعد الحرب انتقل إلى غواتيمالا وزرع الأناناس، قبل أن يستقر في لوس أنجلس.
Hayvancılık olarak ise kıl keçisi yetiştiriciliği en başta gelir.وأما أول ما يأكله أهل الجنة، فزيادة كبد حوت.
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır."وبالنظر للمزارعين في غانا فقد اعتادوا على العيش من زراعة الأرز.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).مرض التهاب الحوض قناة فالوب Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Meksika'nın kuzeyi sığır, keçi ve devekuşu yetiştiriciliğiyle, ve et yemekleriyle—özellikle arrachera—tanınır.يعرف شمال المكسيك بمنتجات البقر والماعز والنعام وأطباق اللحوم ولا سيما أراكيرا.
Üretilen balların çoğunluğu yetiştirici mutfağında kullanılır.وتُنْتَجُ معظمُ مكوناتِ الطبخِ في مزرعةِ العائلة.
Avrupa'da ise1650'li yıllarda Fransa'da kültür mantarı yetiştiriciliği başlamıştır.بعد سنة 1350، تحولت الثقافة الأوروبية إلى ثقافة مَرَضية بشكل عام.
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.وكانت تربية الحيوان مهمة جدًا.
Bir dönem yapılan vişne yetiştiriciliği artık yapılmamaktadır.Na fase adulta, não se alimentam mais.
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.Em uma sociedade agrária, o cultivo da terra é a principal fonte de riqueza.
Türkiye'de birkaç deve kuşu yetiştiricisi bulmak da mümkündür.Em Campia pode-se encontrar algumas unidades de criação de aves.
KARADENIZ BOLGESI KULTUR BALIKÇILIGI: ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ.Da cultura das mídias à cibercultura: o advento do pós-humano.
Pannonia ayrıca av köpeği yetiştiriciliği ile meşhurdur.A Panônia era também famosa por seus cães de caça.
Bu dünyadaki bazı insanlar pokémon yetiştiricileri olmaya karar verir.Brock tem o objetivo de se tornar um Criador Pokémon.
Hayvancılık, özellikle damızlık sığır yetiştiriciliği son yıllarda önemli gelişme kaydetmiştir.A pecuária, principalmente a caprina e a bovina, tem sofrido um importante retrocesso nas últimas décadas.
Üzüm yetiştiriciliği yaygındır.Legumes — o consumo de legumes é constante.
Bunun yanı sıra kivi yetiştiriciliği gelişmektedir.Consequentemente ocorre o crescimento celular.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Não desenvolveram a pecuária em larga escala, devido à escassez de espécies no continente.
Tavuk yetiştiriciliği de önemli boyuttadır.De productie van pluimvee is ook belangrijk.
Çiftlik yetiştiriciliğinde yıllık 70 yumurta alınabilir.Het vrouwtje kan tot wel 700 eieren per jaar produceren.
Pannonia ayrıca av köpeği yetiştiriciliği ile meşhurdur.Pannonia was ook zeer bekend om zijn jachthonden.
Keşmirli yetiştiriciler gelirlerinin çoğunu böyle kazanır.Beloningsgerichte opvoedingsmethoden werpen de meeste vruchten af.
2002 yılında balık üretiminin %90 avlanma, %10 yetiştiricilikten sağlanmaktaydı.Voor de IJsselmeervisserij is de bot van ondergeschikt belang, in 2002 slechts 1% van de totale vangst.
Safran yetiştiriciliğinin tarihi 3.000 yıl öncesine kadar uzanır.Cucumis sativus wordt al meer dan 3000 jaar gekweekt.
19. ve 20. yüzyılın başlarında doğu Küba, öncelikli olarak coffea yetiştiriciliğiyle ilgilenmekteydi.W XIX i na początku XX wieku, wschodnia Kuba była głównym ośrodkiem uprawy kawowców.
Bir dönem yapılan vişne yetiştiriciliği artık yapılmamaktadır.Oszukane pokolenie nie chce już czekać.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Zapobiega to nadmiernemu tworzeniu mleczanu w warunkach beztlenowych.
Yetiştiricilerin Derneği yarışı tertip etmek tedir.Partia żartownisiów bije konkurencję.
Safran yetiştiriciliği ve ticareti daha sonra da Nürnberg’e sıçramıştır.System rynkowy i kapitalizm dopiero docierały do Osnabrück.
Köyde hayvan yetiştiriciliği ise epey azalmıştır.Produkcja zwierzęca jest w mieście bardzo słabo rozwinięta.
Mahallede üzüm yetiştiriciliği fazladır.Poprawiają się warunki do uprawy winogron na wielu obszarach.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod