yetiştiren ile cümle

yetiştiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İsviçre'de mühendis ve teknisyenler yetiştiren hiçbir eğitim kurumu yoktu.In Switzerland there were then no educational establishments for engineers and technicians.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.The honorary title "Mother Heroine" was awarded to mothers bearing and raising 10 or more children.
Saygın ve ahlaklı çocuk yetiştiren birçok eşcinsel çift biliyorum.I know too many same-sex couples that are loving parents raising good descent ethical children.
Böyle bir grupta, ebeveynler çocukları yetiştiren ve eğitimlerinden sorumlu olan kişilerdir.In such a group; parents are those who raise their children and take part in their education.
Kendini tam olarak yetiştirene kadar Seung Jo'yu görmek istemiyor , değil mi ?So she doesn't want to see Baek Seung Jo until she makes something great out of herself?
Diğer yandan bu dünya, organizmayı yetiştiren bir çevre.Put it rather, this world is the sort of environment which grows organisms.
O masada erkek çocuk yetiştiren anneler var mı?Are there men around that table? Are there moms who've raised boys around that table?
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Secondly, under the beef protocol of that agreement,
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:Training ground for great economic thinkers
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Kendisini yetiştiren tüm akrabalarını,And his family who had stood by him,
Bu, inkarcıların hoşuna giden bir bitkiyi yetiştiren bir yağmura benzer.It is like a rainfall that produces plants, and delights the disbelievers.
Şüphe yok ki tohumları ve çekirdekleri yarıp nebatları ve ağaçları yetiştiren Allah'tır.Truly it is Allah Who causes the grain and the fruit-kernel to sprout.
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır.Your wives are as fields for you.
Şu anda Türkiye'de Ortodoks Hıristiyan din adamları yetiştiren bir okul bulunmuyor.Currently, there is no school for training Orthodox Christian clergy in Turkey.
Montagu C. Butler, Esperanto konuşan çocukları ilk yetiştiren kişidir.Montagu C. Butler is the first to raise Esperanto-speaking children.
Völva, kendisini yetiştiren antik çağlarda doğmuş devleri hatırladığını söyler.She says she remembers giants born in antiquity who reared her.
Çobanlar Telefos'u oğlu olarak yetiştiren kralları Corythus'a verirler.They give him to their king Corythus, who raises Telephus as his son.
İsviçre'de mühendis ve teknisyenler yetiştiren hiçbir eğitim kurumu yoktu.In der Schweiz existierte keine Ausbildungsstätte für Ingenieure und Techniker.
Bunlar arasında değirmen işleten ve kuş yetiştiren olduğu ifade edilmiştir.Gezeigt werden unter anderem das Brüten und die Aufzucht der Vögel.
O'nu da yetiştiren bir anne.Celle qui l’a élevé jadis.
Bu dönemde Darüşşafaka, öğretmen yetiştiren bir okul (muallimhane) haline dönüştü.Depuis cette époque il y a une école mixte dirigée par un instituteur.
İsmail Hakkı Bursevi'yi yetiştirenlerden biridir.Seiyū: Isshin Chiba​ El mejor amigo de Onizuka.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.El título de Madre Heroína se concedía a todas las madres que tenían y criaban a 10 ó más hijos.
Burada öğretmen yetiştiren okulda kalır.Por esto, siguen en la escuela cuando enloquece el profesor.
İmamoğlu köylerinde küçükbaş hayvan yetiştiren köylüler bulunmaktadır.Unión de Jóvenes Campesinos de Cuyo.
İsviçre'de mühendis ve teknisyenler yetiştiren hiçbir eğitim kurumu yoktu.In Svizzera non esisteva un centro di formazione per ingegneri e tecnici.
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.Suo padre era un allevatore di vacche da latte.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Le "madri eroine" ricevevano medaglie per aver partorito dieci o più figli.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Орден присваивается матерям, родившим и воспитавшим десять и более детей.
Bir diğeri de bizi yetiştiren insanlara ve okula her konuda destek olabilmektir.ويكفيني أن يشكر لي أحدهم الدرس الذي أقدمه هنا .
Bu savaş pilotları, mühendis ve teknisyen yetiştiren.A escola treina pilotos, engenheiros e técnicos.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.As "Mães-Heroínas" recebiam medalhas por dez ou mais filhos.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.De titel van "Moeder-Heldin" werd toegekend na het grootbrengen van tien of meer kinderen.
Bu savaş pilotları, mühendis ve teknisyen yetiştiren.Het is een militaire academie waar piloten, ingenieurs en technici opgeleid worden.
Kısa süre sonra bu kurum öğretmen yetiştiren kurumlardan biri oldu.Dat is niet toevallig: een van de makers heeft er gestudeerd.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Tytuł i order „Matka-bohater” przysługiwały matkom, które urodziły i wychowały 10 lub więcej dzieci.
Bodrumda yetişip ahşap tekne yapmaya başlayan ilk ustaları da yetiştiren odur.Саме він підготував перших майстрів, які виросли в Бодрумі та почали будувати дерев'яні човни.
Türkiye’de müzik öğretmeni yetiştiren ilk kurumudur.Це перший заклад, який готував вчителів музики в Туреччині.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Podle výnosu byl titul předáván současně s řádem matkám, které porodily a vychovaly deset a více dětí.
O'nu da yetiştiren bir anne.Poté jej vychovávala matka.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Ordinul "Mamă-eroină" este acordat mamelor, care au născut și au crescut zece sau mai mulți copii.
Bu savaş pilotları, mühendis ve teknisyen yetiştiren.Aici sunt pregătiți piloți de vânătoare, ingineri și tehnicieni.
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.Apja tejgazdaság tulajdonosa volt.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.A négynél több gyermeket szülő asszonyok számára kitüntetést adományoztak.
Bu savaş pilotları, mühendis ve teknisyen yetiştiren.Se kouluttaa hävittäjälentäjiä, insinöörejä ja teknikoita.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Ο τιμητικός τίτλος "Μητέρα Ηρωίδα" απονεμήθηκε σε μητέρες που γέννησαν και ανέτρεφαν 10 ή περισσότερα παιδιά.
O'nu da yetiştiren bir anne.Ibunya Dumma, yang kemudian membesarkannya.
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.父親は乳牛を飼育する農場主であった。
İsmail Hakkı Bursevi'yi yetiştirenlerden biridir.啓人のベルゼブモンへの怒りからギルモンが暗黒進化した姿。
Kısmen de çay yetiştirenler vardır.お茶汲みが得意な者もいる。
Bu savaş pilotları, mühendis ve teknisyen yetiştiren.技術者と飛行士の育成に努めた。
Kısmen de çay yetiştirenler vardır.有些還有提供肉骨茶。
Hayvancılıkta Bursa'da manda yetiştiren tek köydür.是大久保村中唯一編入牛込區的町。
Üniversitelerde çevirmen yetiştiren mütercim ve tercümanlık kürsüleri açıldı.翻譯研究已隨著翻譯學校和大學翻譯課程的成長,而有所發展。
Kendisini ve iki oğlunu yetiştiren annesi Erika bir tarım işçisi olarak çalıştı.모친 에리카는 자신과 두 아들을 성원하는 목적으로 농업 노동자로 일하였다.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.100명 이상으로 구성된 성가대가 찬양하였고, 어린이들로 구성된 특별 성가대도 조직되었다.
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.אביו היה חקלאי שגידל כבשים.
O'nu da yetiştiren bir anne.Те ще отгледат и него.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Red je namenjen ženskam, ki so rodile 10 ali več otrok.

İlgili Sayfalar