yetişir ile cümle
yetişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doğal olarak kuzey yarımkürede, özellikle de Akdeniz çevresinde yetişir.North of the central uplands, it occurs but only locally.
Ben size yetişirim.I'll catch up.
Öbürlerine dört ayaklı eşek yetişir.For the others, four-legged donkeys are enough.
Ben size sonra yetişirim !I'll catch up with you two later!
Trene yetişir miyiz?Train to catch?
40 metre 130 adım uzunluğundaki Kanopi ağaçları bu bölgede sıkça yetişir.Canopied trees as tall as 40 meters, 130 feet, grow densely in the area.
Whitebark çamı sadece Wyoming, Montana dağlarında ve bazı batı eyaletlerde yetişir.Whitebark grow in the mountains of Wyoming, Montana and other western states.
Dilerim çok iyi 'tempura'lar yetişir.I wish I had some really good tempura.
Ağaçlar havada yetişirler toprakta değilTrees, they actually grow out of the air, not the ground.
Ne zaman ki yetişir, o artık benim kitabım değildir.When it arrives, it is no longer my book.
Ey Peygamber! Sana Allah yetişir, arkandan gelen müminlerle beraber.God is sufficient for you, O Prophet, and the faithful who follow you.
Sana Allah yetişir, arkandan gelen müminlerle beraber.Allah is Sufficient for you and for all these Muslims who follow you.
Artık ona cehennem yetişir; ne kötü bir yataktır o!..So Gehenna shall be enough for him -- how evil a cradling!
Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisinti, bir nem bile yetişir.And if it does not receive heavy rain, light rain suffices it.
Bol yağmur düşmese de hafif bir yağmur, bir çisinti de yetişir.And if it does not receive heavy rain, light rain suffices it.
İçinizden kim o aya yetişir(ayı görür)se oruç tutsun.Guidance for humanity, and clear portents of guidance, and the Criterion.
İçecek su ondandır; hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de o su ile yetişir.From it is drink, and with it grows vegetation for grazing.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise Güney Teksas'ta yetişir.In the United States it grows in Southern Texas.
Norveç ladin ormanları ( Picea abies ) en yüksek rakımlarda yetişir. [1]Forests of Norway spruce (Picea abies) grow at the highest altitudes.[1]
Birkaç bitki Sivaş tuzlasında yetişir.Several plants[clarification needed] harvest the mineral resources of Syvash.
Dzhabe, Aktubinsk'in güney bölgelerinde yetişir.The Dzhabe developed in the southern districts of Aktubinsk.
Drake ve Josh, Drake'in çalacağı "Hollywood Girl" için tam vaktinde yetişirler.Drake and Josh arrive to TRL in time, where Drake performs his new song, "Hollywood Girl".
Daha ılık bölgelerde çam ve servi gibi bazı türler zayıf toprakta, örselenmiş zeminde yetişir.In warmer areas, species such as some pines and cypresses grow on poor soils and disturbed ground.
Koruma alanında çınar ağaçlarına ek olarak meşe, bir ardıç, bir çok meyve ağacı yetişir.In addition to plane trees, here grows an oak, a Caucasian hornbeam, a juniper, a multiple fruit.
Genellikle kayalardaki çatlaklarda yetişirler. [2]It is often found growing in cracks in rocks.[4]
Nemli ve iyi drene edilmiş nötr veya hafif alkali topraklarda iyi yetişir.It grows well in neutral or slightly alkaline soils that are moist and well drained.
Ayrıca, genellikle Aralık başından Şubat ayına kadar çiçek açtığı Küba'da da yetişir.It also grows in Cuba, where it usually blooms from early December to February.
Meksika'dan (Abarema idiopoda) Bolivya'ya kadar olan kuşakta yetişirler.They grow from Mexico (Abarema idiopoda) to Bolivia.
Yaklaşık 460 metre rakımlı yerlerde yetişir.[1]They can be found at an altitude of around 1,500 ft (460 m) above sea level.[1]
Karadeniz kardeleni soğandan yetişir.Galanthus woronowii grows from a bulb.
Astrantia maxima, biraz gölgeli ve nemli bahçelerde iyi yetişir.Astrantia maxima grows well in the garden, given some shade and moisture.
Ara özelliklere sahip bitkiler, iki grubun ortasında yetişir.Plants with intermediate characteristics are found in the middle of the range.
Yüksek humus içeriğine sahip alkali topraklarda yetişir.[1]It grows in steppe areas on alkalic soils with a high humus-content.[9]
400 ila 1600 metre yükseklikteki kayalık yamaç ve uçurumlarda yetişir.It is also present in the Madeira Archipelago.
Kısa sürede Henry'e yetişir ama sürpriz bir şekilde Henry hastaneye döner.She soon catches up with his car, but to her surprise he turns off at the hospital.
Dionysos, Lydia dağlarında yetişir ve burada avlanmayı, hayvanlara hükmetmeyi öğrenir.Dionysus grows up in the mountains of Lydia where he learns to hunt and to dominate beasts.
Orman meşcereleri arasındaki alanlarda titrek kavak (Populus tremula) yetişir.In the areas between the forest stands, quaking aspen (Populus tremula) grow.
Tyrker; "Benim geldiğim yerde bolca üzüm yetişir."“I am sure of telling the truth,” Tyrker said, “for in my native land there are vines in plenty.”
Ona yetişir ve onun Jun-shik olduğunu görür.He catches up to him and sees that it is Jun-shik.
Newtonlar da onları takip eder ve yetişir.The Newtons follow and catch up.
Yağmurlu havalarda ortaya çıkan, kabuktaki yarıklarda yetişir.It grows in crevices in bark, appearing during rainy weather.
Pirinç ılıman ülkelerde yetişir.Reis wächst in warmen Ländern.
Huş ağacı da, dağlarda kümeler halinde yetişir.Dann erfolgte der stetige Aufstieg in die Berge.
Kuşkonmaz en iyi besince zengin, kumlu ve gevşek topraklarda yetişir.Er gedeiht am besten auf sandigen Böden oder auf Kiesböden.
Türkiye'de yalnızca İstanbul çevresinde yetişir.Sie wächst natürlich nur im östlichen Algerien.
Serinin ilk kitabında (Kara Kule: Silahşor), ona sonunda yetişir.Auch dieses Buch ist ihm laut Einleitung gewidmet.
Bunun üzerine otlar, ağaçlar yetişir.Über den Menschen die Zeit und die Bäume.
Avustralya'da okaliptüs ağaçlarının yaralanmış yerlerinde yetişir.In seiner Heimat Australien wächst es in Heidelandschaften.
Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir.Sie wachsen in den südasiatischen Tropen vor allem in Waldgebieten.
En fazla Akdeniz Bölgesi kıyı kesiminde yetişir.Die Art wächst in Küstennähe.
Türlerin çoğu toprakta yetişir.Einige Arten wachsen in den Boden eingesenkt.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Die Strecke durch die Wälder ist derartig berüchtigt, dass sich sogar Gespenstergeschichten gebildet haben.
Nemli, gölgelik yerlerde yetişir.Schwarzerle wächst in den feuchten Niederungen.
Afganistan ve Pakistan’dan Himalayalar’a kadar geniş bir alanda yetişir.Im westlichen und südlichen Asien gibt es Vorkommen in Pakistan und Afghanistan bis in die Himalaya-Region.
Koşa koşa otobüse yetişir.Sie fährt mit dem Bus dorthin.
Bu çiçekler sıcak ülkelerde yetişir.Ces fleurs poussent dans les pays chauds.
Huş ağacı da, dağlarda kümeler halinde yetişir.Algue des neiges (coloration rosée) en montagne.
Owon, öksüz birisi olarak başka bir ailenin yanında yetişirken resim yapmayı öğrendi.Orphelin, Owon apprit la peinture en grandissant dans une famille d'accueil.
İkisi birlikte sudan çıkmakta zorlanırlar ve ikisinin imdadına Daniel yetişir.Prêt à tout pour réussir, Daniel se dope.
Mike Norris ve annesi Karen zamanında yetişir ve Andy'i kurtarırlar.Heureusement, Dean et Donna arrivent à temps et sauvent Wendy et Sam.
İlgili Sayfalar