yetişen ile cümle
yetişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Você acha que só cresce em árvores?
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Πιστεύετε ότι αυξάνεται μόνο στα δέντρα;
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Как вы думаете, она просто растет на деревьях?
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Смятате ли, че тя просто расте по дърветата?
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Як ви думаєте, вона просто росте на деревах?
Solomon Adaları'nın bozulmamış, tropikal topraklarında yetişenPoussant dans les zones tropicales préservées des îles Salomon,
Solomon Adaları'nın bozulmamış, tropikal topraklarında yetişenTumbuh di area tropis yang masih alami di Kepulauan Solomon
Solomon Adaları'nın bozulmamış, tropikal topraklarında yetişenومع نمو هذا النبات في المناطق الاستوائية العذراء بجزر سليمان
Su, toprakta yetişen onca güzel şey, Dünya'ya iyi bakmamız gerekiyor.l'acqua,tutte queste meraviglie che abbiamo sulla terra e dobbiamo prenderci cura della Terra.
Su, toprakta yetişen onca güzel şey,Земята, водата, почвата, всички чудесни неща, които имаме. Трябва да се погрижим за Земята.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.버섯과 전기가 통하는 테이프와 풀 등을 이용해서 오르간을 만들었어요.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.Użyła trochę elektrycznej taśmy i gorącego kleju
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.הכינה אורגן מפטריות שגדלות בטאיוואן וקצת סרט חשמלי ודבק חם.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.صنعت اورقان عش الغراب (فطر) من اعشاش غراب من تايوان و شريط كهرباء و بعض الصمغ الساخن.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.「キノコ・オルガン」を作りました プロのデザイナーも これを使って
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Alle reden über das Terroir, huldigen ihm: "Poh, tolles Terroir!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Falamos todos do "terroir", veneramos o "terroir". Dizemos:
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!다들 테루아에 관심이 많죠. 와우, 이곳 테루아는 완벽해.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!On parle tous de terroir; on vénère le terroir; On dit: mon terroir est super, il est si spécifique.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Μιλάμε όλοι για το τερουάρ· λατρεύουμε το τερουάρ· λέμε το τερουάρ μου είναι εξαιρετικό!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!كلنا نتحدث عن مزارع العنب الخصبة. نحن نقدرها كثيراً نقول: اني مزرعتي رائعة! فريدة من نوعها
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!"私の葡萄園はすごい 実に素晴らしい" とか言います "この土地を手に入れ 信じられない 葡萄園を作り出した" とも
Toskana'daki tek bir yamaçta yetişen zeytinden elde ediyor.토스카나의 한 경사지에서 자라는 올리브로 이 올리브유를 만듭니다.
Toskana'daki tek bir yamaçta yetişen zeytinden elde ediyor.שמייצר את שמן הזית הזה מעצי זית שגדלים על מדרון מסויים בטוסקנה.
Toskana'daki tek bir yamaçta yetişen zeytinden elde ediyor.من الزيتون الذي ينمو في منحدر معين في توسكاني
Toskana'daki tek bir yamaçta yetişen zeytinden elde ediyor.彼はオリーブを酸化と光から守るため多大な努力をしました
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››anche al tuo bestiame e agli animali che sono nel tuo paese servirà di nutrimento quanto essa produrrà
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››A te barmodnak is és a vadnak, a mely a te földeden van, legyen annak minden termése eledelül.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››à ton bétail et aux animaux qui sont dans ton pays; tout son produit servira de nourriture.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››cùng luôn cho lục súc và thú vật ở trong xứ ngươi nữa; hết thảy thổ sản dùng làm đồ ăn vậy.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››cùng luôn cho lục_súc và thú_vật ở trong xứ ngươi nữa ; hết_thảy thổ_sản dùng làm đồ_ăn vậy .
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››dein Vieh und die Tiere in deinem Lande; alle Früchte sollen Speise sein.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››Din boskap och de vilda djuren i ditt land skola ock hava sin föda av all dess avkastning.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››dit Kvæg og de vilde Dyr i dit Land skal hele Afgrøden tjene til Føde.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››e ao teu gado, e aos animais que estão na tua terra; todo o seu produto será por mantimento.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››I hovado tvé, i všeliký živočich, kterýž jest v zemi tvé, všecky úrody její budou míti ku pokrmu.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››Ja karjallesi ja metsäeläimille sinun maassasi olkoon kaikki sen sato ruuaksi.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››네 육축과 네 땅에 있는 들짐승들이 다 그 소산으로 식물을 삼을지니라
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››og din buskap og de ville dyr som er i ditt land, skal også ete av all den grøde som vokser der.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››Owszem będziecie gonić nieprzyjacioły wasze, i upadną przed wami od miecza.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››Todo su fruto servirá de comida a tu ganado y a los animales que hay en tu tierra
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››tudi živini tvoji in zverini, ki je v tvoji deželi, bodi v živež ves njen obrodek.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››tvojmu hovädu i zveri, ktorá je v tvojej zemi, bude celá jej úroda za pokrm.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››vitelor tale şi fiarelor din ţara ta; tot venitul pămîntului să slujească de hrană.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››Και εις τα κτηνη σου, και εις τα ζωα τα εν τη γη σου, θελει εισθαι ολον το προιον αυτου εις τροφην.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››и скоту твоему и зверям, которые на земле твоей, да будут все произведения ее в пищу.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››на добитъка ти, и на животните, които са в земята ти, всичкото нейно произведение ще бъде за храна.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››ולבהמתך ולחיה אשר בארצך תהיה כל תבואתה לאכל׃
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››ولبهائمك وللحيوان الذي في ارضك تكون كل غلتها طعاما
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››這 年 的 土 產 也 要 給 你 的 牲 畜 和 你 地 上 的 走 獸 當 食 物
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››這年 的 土產 也 要 給 你 的 牲畜 和 你 地上 的 走獸當 食物
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,A nap érlelte drága terméssel, és a hold sarjasztotta drágaságokkal;
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,A pro nejlepší úrody sluncem vyzralé, a pro nejlepší věci časem měsíců došlé,
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,Cele mai bune roade ale soarelui, Cele mai bune roade ale fiecărei luni,
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,com os excelentes frutos do sol, e com os excelentes produtos dos meses;
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,con lo mejor que produce el sol, y con lo mejor que da la luna
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,da sind edle Früchte von der Sonne, und edle, reife Früchte der Monde,
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,I dla rozkosznych urodzajów słonecznych, także dla rozkosznych dostałych urodzajów miesięcznych;
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,il meglio dei prodotti del sole e il meglio di ciò che germoglia ogni luna
Ülkesi güneş altında yetişen ürünlerin en iyisiyle, Her ay yetişen en iyi meyvelerle,in z najdražjimi pridelki od solnca, in z najdražjimi prirastki od mesecev,