yetişen ile cümle
yetişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bahçede yetişen bir kiraz vardı.There was a cherry tree growing in the garden.
Şu ağaçta yetişen tüm mangolara bak.Look at all the mangoes growing on that tree.
Bahçede yetişen bir bambu var.There's bamboo growing in the garden.
Yabani havuç, iki yılda bir yetişen, havuca benzer bir türdür.Parsnip is a biennial species, similar to carrots.
Mars'ta yetişen hiçbir çiçek yoktur.There are no flowers growing on Mars.
Katolik bir ailede yetişen Sami 27 yaşında Müslüman oldu.Sami was raised Catholic and he converted to Islam at age 27.
Tom bize yetişene kadar burada dinlenelim.Let's rest here until Tom catches up with us.
Ayrıca Nantou'nun tung-ting çayı Tayvan'da yetişen en ünlü ve kaliteli oolong çaylarından biridir.Nantou's tung-ting tea is one of the most famous and high-quality oolong teas grown in Taiwan.
Oyun dünyası Draconis, geniş bir şekilde yetişen bir dev mantara sahiptir.The game's world, Draconis, features a giant mushroom that grows extensively.
Şehrin Ryonggang (룡 강군) ilçesinde yetişen elmalar tanınmış yerel ürünlerdendir.Apples grown in the city's Ryonggang district (룡강군) are a famous local product.
Orada yetişen birçok bitkiyi nasıl yetiştireceklerini ve pişireceklerini bilmiyorlardı.Nor did they know how to make Nails, or use them, but tied all their timber with Cords of Hemp.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.The shape of their teeth suggests that they ate soft water vegetation.
Türkiye'de yetişen türü M. coralloides, Mayıs - Temmuz ayları arasında çiçek açar.In its native habitats, R. forrestii flowers between May and July.
Bu konuda kendisinden sonra yetişen Edebiyat-ı Cedide nesircilerine kılavuzluk etmiştir.Despite these growing pains, he was determined to follow in the footsteps of his idols.
Bazen bu bitkiye çok benzeyen ve su altında yetişen Sagittaria ile karıştırılırlar.Sometimes it is confused with the superficially similar Sagittaria when grown submerged.
Belde, bölgede yetişen çeltikleriyle meşhurdur.It is remarkable, given stone abounds in the region.
Türkiye'de doğal olarak yetişen iki türü vardır.In South Africa three species grow naturally.
Bunların yanı sıra iğde, alıç, yemişen vb. kendiliğinden yetişen çeşitli ağaçlar vardır.The larva feeds on the foliage of various trees and shrubs (see list below).
Duabanga moluccana, Endonezya ve çevresinde yetişen yerli bir ağaç türüdür.Duabanga moluccana is a species of tree native to Indonesia and surrounding areas.
Yetişen polis cinayeti Pivert'in işlediğini sanır.Humphrey finally realizes the killer must be Copley.
Yetişen genç nüfus da aynı yolu izlemiştir.His descendants also followed the same practice.
Mürefte’de yetişen armut, ayva ve şeftalinin benzeri yoktur.The size, shape and colour of the petals and stamens is not known.
"Ben İngiltere'de yetişen her şeyi görmek istiyorum.""I want to see all the things that grow in England."
Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?Do you think it just grows on trees?
Solomon Adaları'nın bozulmamış, tropikal topraklarında yetişenGrown in the tropical unspoiled areas of the Solomon Islands
Papirüs, Nil Deltasında yetişen bir kamıştır.It's a papyrus scroll. >>:
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››And for thy cattle, and for the beast that are in thy land, shall all the increase thereof be meat.
‹‹Her yıl tarlalarınızda yetişen ürünlerin ondalığını bir yana ayıracaksınız.Thou shalt truly tithe all the increase of thy seed, that the field bringeth forth year by year.
Zira o, cehennemin dibinde bitip yetişen bir ağaçtır.It is a tree that grows at the bottom of Hell.
Sina Dağı civarında yetişen ve yiyenler için yağ ve lezzet üreten bir ağaç...The tree that grows on Mount Sinai yields oil and seasoning for those who eat.
Dileseydik onları boğardık; ne bir çığlıklarına yetişen olurdu, ne de kurtulabilirlerdi.and if We will, We drown them, then none have they to cry to, neither are they delivered,
Oyun dünyası Draconis, geniş bir şekilde yetişen bir dev mantara sahiptir.The game's world, Draconis, features a giant mushroom that grows extensively.
Nemli bölgelerde yetişen satsumlar meyve kabuğu hala yeşilken olgunlaşabilirler.[1]Satsumas grown in humid areas may be ripe while the skin is still green.[11]
Hareketten yetişen filozoflarPhilosophers bred from the movement
Türkmen atı, çölde yetişen Arap atlarından daha uzundu ve seyrek bir yelesi vardı.The Turkoman was taller than the desert-bred Arabian and had a sparse mane.
Uzayda yetişen bitkilerde mineral alımı da etkilenmiş gibi görünmektedir.Mineral uptake seems also to be affected in plants grown in space.
Güney Karolina'da yetişen Quercus virginiana meşeleri kışın yapraklarını dökmezler.A southern live oak in South Carolina during winter
Kafkasya'nın tamamında yetişen türlerin yaklaşık %66'sı Azerbaycan'da da görülmektedir.About 66% of the species growing in the whole Caucasus can be found in Azerbaijan.
Abarema Fabaceae familyasından neotropikal bölgede yetişen büyük ağaçların oluşturduğu bir cinstir.Abarema is a neotropical genus of large trees in the legume family (Fabaceae).
Amsterdam'da yetişen Simons, müzisyen bir aile içinde büyüdü.Raised in Amsterdam, Simons grew up in a family of musicians.
Ermenistan'da yetişen Iris furcata'nın görüntüsü.Image of Iris furcata growing in Armenia.
Mercimek otu, zengin, hafif bir toprakta yetişen tohumdan yetiştirilir.Summer savory is raised from seed grown in a rich, light soil.
Winogradsky kolonunda yetişen mor bakterilerPurple bacteria grown in Winogradsky column
Myra-Bellevue Park'ın Angel Springs Patika Başı yakınlarında yetişen yaz alt örtüsüSummer understory growing near the Angel Springs Trailhead of Myra-Bellevue Park
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Nur ein Viertel aller Diamanten ist qualitativ als Schmuckstein geeignet.
Ormanda yetişen Semen çiçeğinin de ilçeye ismini verdiği düşünülmektedir.Die Flußschnelle am Wald gab ihnen den Namen.
Diğer Türk dillerinde geçen kökteş biçimler o yörelerde yetişen başka Rheum türleri için kullanılır.Die Rassestandards anderer Länder führen weitere Rassen, die dort gezüchtet werden.
Özellikle suzuz yetişen Kınık kavunu ün salmıştır.So schätzte er besonders den dunklen, von schroffen Felswänden umgebenen Oberen Gosausee.
Doğal ortamda yetişen birçok bitki türü hammadde, hayvan yemi, gıda ya da tıbbi alanda kullanılmaktadır.Zahlreiche Wildpflanzen werden als Rohstoff, Viehfutter, Nahrung oder Medizin genutzt.
Lütfi Akad'ın da etkisiyle yetişen sanatçı, az sayıda filmde rol aldı.Ein großer Erfolg wurde auch die von ihm in zwei Filmen interpretierte Figur des Sabata.
Şehrin Ryonggang (룡 강군) ilçesinde yetişen elmalar tanınmış yerel ürünlerdendir.Les pommes cultivées dans le district de Ryonggang (룡 강군 )sont un produit local célèbre.
Oyun dünyası Draconis, geniş bir şekilde yetişen bir dev mantara sahiptir.Le monde du jeu, Draconis, possède un champignon gigantesque qui grandit incessamment.
“Anadolu'da yetişen meşhûr velîlerdendir.Quelques-unes figurent même dans le très célèbre Kâmasûtra.
Dünyanın en büyük ağaçta yetişen meyveleri arasındadır.Fruits tétrakènes (nucules lisses) dans le calice accrescent.
Nil kıyılarında yetişen Papirus, ise bir tür kâğıt yapımında kullanılırdı.Le papyrus qui pousse sur les rives du Nil est utilisé dans la fabrication de papier.
Yetişen genç nüfus da aynı yolu izlemiştir.L'augmentation du nombre de jeunes femmes médiums suivit la même courbe.
Okulun İnternet Adresi Izmir Amerikan Kolejinde Yetisenler DernegiCulture du football américain Universités aux États-Unis Portail des universités américaines
İnsanlar sebzeleri ya kendileri yetiştiriyor ya da doğada kendiliğinden yetişenleri topluyorlardı.Ce sont les habitants eux-mêmes qui vont cueillir ou qui cultivent les plantes qu’ils utilisent.
Şehrin Ryonggang (룡 강군) ilçesinde yetişen elmalar tanınmış yerel ürünlerdendir.Las manzanas cultivadas en el distrito de Ryonggang son un famoso producto local.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.A causa del calor y aridez, las frutas aquí cultivadas tienen una gran concentración de azúcar.