yetersizliği ile cümle
yetersizliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Възможно е също да се получи посиняване на кожата (цианоза), поради недостиг на кислород.
Devam eden olaylar kaynakların yetersizliği yüzünden açık değildir.Точното му местонахождение е спорно, поради липсата на сигурни източници.
Şüphesiz genel kültür yetersizliğinin rolü burada büyüktür.Ролята на писателя в съвременната световна култура е огромна.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Koža također može poprimiti modru boju (cijanoza) zbog nedostatka kisika.
Devam eden olaylar kaynakların yetersizliği yüzünden açık değildir.Stvarne su činjenice međutim prilično nesigurne zbog nedostatka izvora.
Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.Kod žena se akne mogu ublažiti hormonskim tretmanima.
Ancak delil yetersizliğinden dolayı mahkemede beraat ederek serbest kaldı.Oslobođen je zbog nedostatka dokaza.
Nüfus yoğunluğu ve toprakların yetersizliği yüzünden göç sürmüştür.Međutim, još je na većem glasu zbog ograničenosti i malograđanštine svojih stanovnika.
Bu noktadan sonra işini de ihmal etmeye başlar ve kendisinde titremeler, düşünme yetersizliği baş gösterir.Prvi put u životu izostaje s posla, a čak se usudi i lagati.
İnşaatı, ödenek yetersizliğinden dolayı geçici bir süreliğine durdurulmuştur.Stavba je zatiaľ odložená pre nedostatok finančných prostriedkov.
Ölümü konusunda hala delil yetersizliği ve şüpheler vardır.Vynárajú sa v nej pochybnosti a neistota.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Koža je lahko poleg tega modro obarvana zaradi pomanjkanja kisika.
Başlangıçta ortaya çıkan arz yetersizliği nedeniyle kısa sürede birçok ucuz taklit ortaya çıktı.Ker na začetku ni bilo dosti izvirnih kock, se je pojavilo veliko cenenih imitacij.
Devam eden olaylar kaynakların yetersizliği yüzünden açık değildir.Novogradnja zaradi izpolnjevanja očitne pomanjkljivosti ni dovoljena.
Eksiği ise, rakibe pres konusundaki yetersizliği.Atrodo, kad kažkas yra negerai su pradine prielaida.
Ancak ödenek yetersizliği nedeniyle amacına ulaşamadı.Dėl lėšų stokos tikslas nebuvo įvykdytas.
Kökleri oksijen yetersizliğine oldukça dayanıklıdır.Jie labai atsparūs deguonies trūkumui.
Yetkin olmayan insanlar kendilerindeki yetersizliğin boyutunu görememektedirler.Ebakompetentsed isikud ei suuda ära tunda oma küündimatuse suurust.
Agnozi, duyusal bilgiyi işleme yetersizliğidir.Agnoosia ehk tajuvõimetus on võimetus käsitleda sensoorset informatsiooni.
Doğal kaynak yetersizliği yok.Loodusteadusest puudub puuduva põhjuslik roll.
Kökleri oksijen yetersizliğine oldukça dayanıklıdır.Rabajärvedes on hapnikku vähe.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Bukan lagi membicarakan bagaimana mengatasi kekurangan.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Đây không phải là một cuộc trò chuyện về việc vượt qua sự khiếm khuyết bản thân
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Det är inte längre ett samtal om att överkomma bristfälligheter.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Det er ikke længere en samtale om at overkomme mangler.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Es ist kein Dialog mehr darüber, wie man ein Defizit überwindet.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil. Fazladan ekleme yapmak üzerine konuşuyoruz.Dorénavant, on ne parle pas de surmonter des désavantages, mais on discute plutôt de surpassement.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Het gaat niet langer over het overkomen van een gebrek.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Já não é uma conversa sobre ultrapassar a deficiência.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.더 이상 부족함을 극복하는 것에 대해 이야기 하지 않습니다.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Már nem arról van szó, hogy legyőzzük a hiányosságainkat
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Nebavíme sa už o prekonaní postihnutia.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Nie jest to już rozmowa o przezwyciężaniu braków.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.No es más una conversación sobre superar deficiencias.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Non è più una discussione sul superamento di un difetto.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Nu mai este vorba despre o discuţie despre cum să depăşim deficienţele.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Se ei ole enää keskustelu vajaavuuden voittamisesta.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.To ni več dialog o tem, kako premostiti pomanjkljivosti.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Už to není debata o překonávání nedostatků.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Δεν μιλάμε πια για ελάττωμα.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Той вече не е диалог за преодоляване на недостатъци.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Це вже не була розмова про боротьбу з неповносправністю.
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.זה איננו עוד דיון על התגברות על ליקוי
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.لم يعد حديثا عن التغلب على الإعاقات
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.プラスに増幅していくもの
Asıl artış grubu bunlar. Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.De grote groei zit hierin: je sterft aan toenemend orgaanfalen,
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Ada satu keluarga yang meracuni diri mereka seluruh keluarga, karena tak bekerja dan tak punya uang
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Bola tu jedna rodina, kde sa všetci otrávili. Celá rodina... Kvôli tomu, že nemali prácu a žiadne peniaze.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.C'era una famiglia che si avvelenò, l'intera famiglia, perchè non avevano lavoro e soldi.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Eine Familie hat sich selbst vergiftet, die ganze Familie. Es fehlte an Arbeit und Geld.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.En familj som förgiftade sig, hela familjen på grund av brist på arbete och brist på pengar.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.There was one family that poisoned themselves, the whole family, because of lack of work and lack of money.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Volt egy család akik megmérgezték magukat, az egész család, mert nem volt munkájuk és pénzük.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Едно семейство се отрови, цяло семейство, защото нямаха работа и пари.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Здесь была семья, которая отравила себя, целая семья, потому что у них не было ни работы, ни денег
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.הייתה משפחה אחת שהתאבדה ברעל .בגלל מחסור בעבודה וכסף
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.家族全員です 仕事とお金がなくてです 最初に夫が妻と子供たちを毒殺し それから自分の命を絶ちました
Fish'in eşi tedavi yetersizliğine bağlı olarak ülserden öldü.La esposa de Fish murió de una úlcera debida a la falta de atención médica apropiada.
Fish'in eşi tedavi yetersizliğine bağlı olarak ülserden öldü.La femme de Fish est décédée d'un ulcère, causé par le manque de soins médicaux adéquats.
Fish'in eşi tedavi yetersizliğine bağlı olarak ülserden öldü.Жена Фиша умерла от язвы по причине отсутствия надлежащей медицинской помощи.