yeterli ile cümle
yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, Fransızcada yeterlidir.She is proficient in French.
Onun İngilizcedeki yeterliliği hızla gelişti.Her proficiency in English rapidly improved.
O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.That's enough money to cover the expenses.
Okumak için yeterli ışık var.There is enough light to read by.
Sadece beyaz kağıt yeterli.Plain white paper will do.
Sorun yeterli paraya sahip olmamamızdır.The problem is that we don't have enough money.
Trene yetişmek için yeterli zamanımız var.We have enough time to catch the train.
Bir gün için bu kadarı yeterli.Enough for one day.
Sorun yeterli paramızın olmamasıdır.The problem is we don't have enough money.
O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?Does she have enough energy to take a long trip?
Yeterli vaktimiz yok.We don't have enough time.
Yeterli zamanımız yok.We don't have enough time.
1000 yen yeterli mi?Is a thousand yen enough?
Bu yeterli.That's enough.
Bu kadarı yeterli.That's enough.
Yeterli param olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough money.
Kılıcım kör olabilir ama o senin gibi biri için fazlasıyla yeterli.My sword may be blunt, but that's more than enough for someone like you.
Herkes için yeterli yiyecek var mıdır?Is there enough food for everyone?
Bu yeterli olmalıdır.This should be plenty.
Onu yapamam çünkü yeterli param yok.I am not able to do that because I don't have enough money.
Bir dilin uluslararası olabilmesi için öyle olduğunu söylemek yeterli değildir.For a language to be international, it does not suffice to say that it is so.
Sadece bir dil bilmek yeterli değildir.It's not enough to know only one language.
Bir dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Tek dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Yeterli para var mıydı?Was there enough money?
Bazen içecek çok fazla şey ancak yeterlidir.Sometimes too much to drink is barely enough.
Benim cevabım yeterli.My answer is enough.
Reklam için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
İlan vermek için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
Üniversite yeterli öğrenciye sahip değilse, yönetim sınıfı iptal edecek.If the university doesn't have enough students, the administration will cancel the class.
Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?Does Tom earn enough money to live in the city?
Hesaplar için yeterli paraya sahipler.They have enough money for their bills.
Yeterli yiyeceğin var mı?Do you have enough food?
Tom'un yeterli arkadaşı yok.Tom doesn't have enough friends.
Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.Tom doesn't have enough experience to operate a train.
Herkes için yeterli sandalye var mı?Are there enough chairs for everyone?
Bir yıl Kyoto'daki bütün yerleri ziyaret etmek için yeterli değil.One year is not enough to visit all the places in Kyoto.
Keşke yeterli param olsa, hâlâ bir Ferrari almadım.Even if I had enough money, I still wouldn't buy a Ferrari.
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Henüz yeterli param yok.I don't have enough money yet.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Yeterli yakıt yoktu.There was not enough fuel.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.The attack began without enough planning.
O Farsçada yeterli.He is proficient in Farsi.
Yeterli param olsaydı o bilgisayarı alırdım.If I had had enough money, I would have bought that computer.
Bu arabanın lastiklerinin yeterli havası yok.This car's tires don't have enough air.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Bir söz yeterli değil.A promise is not enough.
10 a 1 ölçeğinde, lütfen aşağıdaki dillerdeki yeterliliğini sınıflandır.On a scale of 1 to 10, please rate your proficiency in the following languages.
Bir gün için yeterli.It is enough for one day.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Yeterli param yok.I don't have enough money.
Bu zehirin bir damlası 160 kişiyi öldürmek için yeterlidir.One drop of this poison is enough to kill 160 people.
Çocuklarınla yeterli zaman geçiriyor musun?Are you spending enough time with your kids?
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Onun için açlık soyut bir kavramdı. Onun daima yeterli yiyeceği vardı.For him, hunger was an abstract concept. He had always had enough food.
Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.I realized that even though I wanted to eat, I didn't have enough time.
Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?Is eating 1,800 calories a day enough?
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.