Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Mary'nin istediğini almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy what Mary wants.
Yeterli param yoktu.I didn't have enough money.
Bunu yapmak yeterli olmayacak.Doing that won't be enough.
Bunu yapmak yeterli değil.Doing that isn't enough.
Herkes için yeterli yemek olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether there's enough food for everyone.
Yeterli param olup olmadığından emin değildim.I wasn't sure if I had enough money.
Şimdi yemek yemek için yeterli zaman yok.There's not enough time to eat now.
Şimdi yemek için yeterli zaman yok.There isn't enough time to eat now.
Ben sana yeterli para verdim mi?Did I give you enough money?
Söylemen yeterli.Just say the word.
Tom'un Mary'nin kendisi için almasını istediği şeyi almak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy what Mary wanted him to buy for her.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramız olana kadar biraz zaman alacak.It's going to take some time until we have enough money to buy a new tractor.
Bunu almak için gerçekten yeterli paranız var mı?Do you really have enough money to buy this?
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olup olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know if he had enough time to do that.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he had enough time to do that.
Yeterli param yoktu, bu yüzden kredi kartıyla ödedim.I didn't have enough cash, so I paid by credit card.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know if he has enough time to do that.
Bugün bunu yapmak için yeterli zamanımız yoktu.There wasn't enough time for us to do that today.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanı olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think he has enough time to do that.
Tom, yeterli zamanı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough time.
Satın almam gerekeni almak için yeterli param vardı.I had enough money to buy what I needed to buy.
Tom o işi almak için yeterli tecrübeye sahip değil.Tom doesn't have enough experience to get that job.
İyi ama yeterli değil.It's good, but not good enough.
Tom'un yeni bir trompet almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a new trumpet.
Eve gitmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to do that before I go home.
Tom gelmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanın olacağından eminim.I'm sure you'll have enough time to do that before Tom gets here.
Yeterli zamanın olacağından eminim.I'm sure you'll have enough time.
Herkes için yeterli kahve yok.There isn't enough coffee for everyone.
Bu projeyi bitirmek için yeterli paramız yok.We don't have enough money to finish this project.
Tom yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew that he didn't have enough money.
Tom'un mezun olmak için yeterli kredisi yok.Tom doesn't have enough credits to graduate.
Bu senin için yeterli.This is enough for you.
Tom bunun yeterli olmadığını söyledi.Tom said this wasn't enough.
Yeterli paramız olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if we have enough money.
Emekli olmak için yeterli param olsaydı, olurdum.If I had enough money to retire, I would.
Üç yüz dolar yeterli olacak mı?Will three hundred dollars be enough?
İhtiyacım olanı almak için yeterli param olmadığını bilmiyordum.I didn't know I didn't have enough money to buy what I needed.
İhtiyacımı almak için yeterli param olmadığımı bilmiyordum.I didn't know that I didn't have enough money to buy what I needed.
Bunu satın almak için yeterli paranız yoksa, size biraz borç veririm.If you don't have enough money to buy that, I'll lend you some.
Tom buraya gelmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanımız olmayacak.We won't have enough time to do that before Tom gets here.
Bana verdiğin miktar yeterli değildi.The amount you gave me wasn't enough.
Yardımcı olabileceğim bir şey varsa söylemeniz yeterli.If I can be of assistance to you in some way, just let me know.
Sana yardım edebileceğim bir şey varsa söylemen yeterli.If I can help you with something, just say so.
Yeterli suyumuz yok.We don't have enough water.
Yeterli param yokmuş.I realize that I don't have enough money.
Aldığım hiçbir nefes yeterli olmuyordu.Every breath that I took wasn't enough.
Aileme destek olmak için yeterli para kazanıyorum.I earn enough money to support my family.
Eğer yeterli param olsaydı, onu satın alırdım.If I had enough money, I'd buy that.
Dört çocuk yeterli.Four kids are enough.
Yeterli olmalı.It must be enough.
Bazen tek bir kelime yeterlidir.One word is sometimes enough.
Sadece yeteneğe sahip olmak yeterli değil. Onu nasıl kullanacağını da bilmen gerek.Having talent isn't enough. You also need to know how to use it.
Elimizden geleni yaptık, ama yeterli olmadı.We did our best, but it wasn't good enough.
Bir kelime yeterliydi.One word was enough.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.He had 280,000 men at his disposal; not enough to defend the entire country.
Bu karakterlerin hapishaneyi kaybetmeleri yeterli değildi.It wasn’t enough for these characters to lose the prison.
Balede, yeterli erkek olmazdı.In ballet, there were not enough boys.
Geleneksel test teknikleri yeterli değildir.Traditional testing techniques are not sufficient.
Bunun için ulusal kimlik kartı yeterlidir.National ID cards are sufficient.
İmkanlar yeterli değildi, Bacher yeni fizikçilere ihtiyaç duydu.Facilities were not enough; Bacher needed physicists.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeterli ile cümle - Sayfa 15 - yeterli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App