Bazen aşk yeterli değildir.Sometimes love isn't enough.
Aşk tek başına başarılı bir uluslararası evlilik için yeterli değildir.Love alone is not enough for a successful international marriage.
Yeterli bilgimiz yok.We don't have enough information.
Tom ailesine yardım etmek için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't make enough money to support his family.
Öğrenciler için yeterli kampüs konutu yok.There's not enough on-campus housing for students.
Tom kendi öğle yemeğini hazırlamak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have enough time to make his own lunch.
Sadece soruyu cevapla. Yeterli zaman yok.Only answer the question. There's not enough time.
Yeterli su hayat için gerekli koşuldur.Enough water is a necessary condition for life.
Yeterli zamanım olsa her yıl New York City'ye giderim.If I had enough time, I would go to New York City every year.
Üç ay deneyi bitirmek için yeterli değil.Three months were not enough to finish the experiment.
Onu sana ayrıntılı olarak açıklamak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to explain that to you in detail.
İyi, yeterli şiirsel görüntüler.Good, enough poetic images.
Çocukların yeterli yiyeceği var mı?Do the children have enough to eat?
Bu yeterli olmayabilir.It might not be enough.
Ne kadar zaman yeterli?How much time is enough?
O yeterli olmayabilir.That might not be enough.
Onun benim için yeterli para olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if that will be enough money for me.
Bu oldukça yeterli değil.It's not quite enough.
Bir dil hiçbir zaman yeterli olmayacak.One language will never be enough.
Belki bu yeterli olacak.Maybe that'll be enough.
Tom bunun yeterli olmadığını söylüyor.Tom says that's not enough.
Tom onun yeterli olmadığını söyledi.Tom said that wasn't enough.
Yeterli zamanın vardı.You've had enough time.
Bizim üç ay yetecek kadar yeterli malzememiz var.We have enough supplies to last three months.
Sadece yeterli zaman yok.There's just not enough time.
Bir ilişki benim için yeterli.One relationship is enough for me.
Sadece yeterli para yok.There simply isn't enough money.
Bizim onlara teklif ettiğimiz para belli ki yeterli değil.The money we offered them was obviously not enough.
Şu an için yeterli olacaktır.That will be enough for the moment.
Yeterli muz ağacı yok.There aren't enough banana trees.
Onun yeterli bir zaman olduğunu umalım.Let's hope that's enough time.
Herkes için yeterli koltuk vardır.There are enough seats for everyone.
Bunu bitirmek için yeterli zamanımız olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure we have enough time to finish this.
Çoğumuz hâlâ yeterli meyve sebze yemiyoruz.Most of us still aren't eating enough fruit and vegetables.
Onun bir maraton koşmak için yeterli gücü vardı.He had enough stamina to run a marathon.
Onun bir maraton koşmak için yeterli dayanıklılığı vardı.He had enough endurance to run a marathon.
Ben ödemenin yeterli olduğunu düşünüyorum.I think the pay is enough.
Şimdi bunu almak için yeterli param yok.I don't have enough money now to buy this.
Bunlardan üçünün yeterli olacağını düşünüyorum.I think three of those would be enough.
Bu kadar yeterli!That's enough!
Üçün yeterli olacağını düşünüyorum.I think three would be enough.
Ben bunun yeterli olduğunu sanmıyorum.I don't think that's enough.
Onun yeterli olacağını umuyorum.I think that'll be enough.
Yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time or not.
Bu hizmeti kullanmak için yeterli bant genişliğine sahip değiliz.We don't have enough bandwidth to use that service.
Bu yeterli, teşekkürler!That's enough, thanks!
Yeterli yerin var mı?Do you have enough space?
Burada yeterli yerimiz var.We've got enough space here.
O, lüks bir hayat yaşamak için yeterli para kazanır.He makes enough money to live a luxurious life.
Dünyadaki bütün para beni satın almak için yeterli değil.All the money in the world isn't enough to buy me.
Tom'un yeterli parası var.Tom has enough money.
Tom'un, istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he wants.
Ne yeterli?What is enough?
Yeterli param olmuş olsa bile bunlardan birini almazdım.Even if I had enough money, I wouldn't buy one of those.
Yeterli param olsa bile onlardan birini almazdım.I wouldn't buy one of those even if I had enough money.
Onu yapmak için yeterli zaman yok.There isn't enough time to do that.
Onu yapmak için yeterli süre yok.There's not enough time to do that.
Yeterli zamanımız olduğuna inanmıyorum.I don't believe we have enough time.
Bu renkler yeterli değil.These colors aren't enough.
Bizim sadece yeterli zamanımız yok.We just don't have enough time.