yeter ile cümle
yeter kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?Is eating 1,800 calories a day enough?
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.
Aileni beslemek için yeterli yiyecek bulamazsan ne yaparsın?What'll you do if you can't find enough food to feed your family?
Çocuklarının yeterince yediğinden emin olmalısın.You should make sure your children are eating enough.
Zeki için bir ipucu yeterlidir.For the intelligent, a hint is sufficient.
Bu CD'yi satın almak için yeterli paramız var.We have enough money to buy this CD.
Onun coğrafya bilgisi yetersizdir.His knowledge of geography is insufficient.
Tom yemek için yeterli zamanı olmadığından öğle yemeği yemeden gitti.Tom went without lunch because he didn't have enough time to eat.
Tom, son zamanlarda yeterice uyuyamadığını söylüyor.Tom says that recently he isn't able to get enough sleep.
Tom yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.Tom made enough soup to serve twenty people.
Herkese yedirmek için yeterli sandviç yaptı.Tom made enough sandwiches to feed everyone.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom geçinmek için güçlükle yeterince kazanıyor.Tom just barely earns enough to live on.
Tom öğrencilerine karşı yeterince otoriter değildir.Tom isn't strict enough with his students.
Tom o iş için yetersiz.Tom is unqualified for that job.
Tom oy vermek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to vote.
Tom doğruyu yanlıştan ayırmak için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to know right from wrong.
Tom daha iyiyi bilmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to know better.
Tom araba sürmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to drive.
Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.Tom has money enough to buy the house he wants.
Tom yapmak istediğini yapmak için yeterli paraya sahip.Tom has enough money to do whatever he wants to do.
Tom'un çok yeterli maaşı var.Tom has a very decent salary.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know if he has enough money to buy school supplies.
Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough time for a cup of coffee.
Tom'un yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money.
Tom'un henüz istediği arabayı almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money yet to buy the car he wants.
Tom otobüse yetişmek için yeterince hızlı koşmadı.Tom didn't run fast enough to catch the bus.
Tom yeterli paraya sahip olmamaktan hoşlanmıyordu.Tom didn't like not having enough money.
Tom'un yapmak istediği şeyi yapmak için yeterli yeri yoktu.Tom didn't have enough space to do what he wanted to do.
Tom'un yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money.
Tom ne yapacağını bilmek için yeterli tecrübeye sahip değildi.Tom didn't have enough experience to know what to do.
Tom işi iyi yapmak için yeterli tecrübeye sahip değildi.Tom didn't have enough experience to do the job well.
Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.Tom didn't have enough experience in dealing with that kind of problem.
Tom ilk treni yakalamak için yeterince erken kalkmadı.Tom didn't get up early enough to catch the first train.
Tom yeterince hızlı hareket etmedi.Tom didn't act quickly enough.
Tom yeterli parası olmadığı için bizimle Boston'a gidemedi.Tom couldn't go to Boston with us because he didn't have enough money.
Tom çorbanın yeterince sıcak olmadığını şikâyet etti.Tom complained that the soup was not hot enough.
Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.Tom can't buy what he wants to buy because he doesn't have enough money.
Tom projeyi terk etti. Çünkü o yeterli paraya sahip değildi.Tom abandoned the project because he didn't have enough money.
İstediği tabloyu Tom'a almak için yeterli paramız olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if we'll have enough money to buy Tom the painting he wanted.
Tom Mary için yeterince iyi değildir.Tom isn't good enough for Mary.
Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a woman like Mary.
Tom Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary sufficiently.
Tom yaptığı bütün iş için Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary enough for all the work she did.
Tom Mary için elinden geleni yaptı ama o yeterli değildi.Tom did what he could for Mary, but it wasn't enough.
Tom ve Mary her ikisi de daha iyiyi bilecek kadar yeterince yaşlıdır.Tom and Mary are both old enough to know better.
Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough money to pay the bill.
Tom'un birkaç bakkal almak için yeterli parası vardı.Tom had enough money to buy a few groceries.
A yeterlidir ama B yeterli değildir.A is enough, but B is not enough.
Tom'un yaptığı yeterince iyi değilse ne olacak? O zaman ne yapacağız?What if what Tom does isn't good enough? What'll we do then?
Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough firewood to make it through the winter.
Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.Tom wished that he had enough money to retire.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom Mary'nin yeterince uyumadığını düşündü.Tom thought that Mary wasn't getting enough sleep.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.Tom should eventually have enough money to buy Mary a diamond ring.
Tom okula gitmek için yeterince yaşlı değildir.Tom isn't old enough to go to school.
Tom yasal olarak sigara içmek için yeterince büyüdüğünden beri sigara içmedi.Tom hasn't smoked since he was old enough to legally smoke.
Tom hesabı ödemek için cüzdanında yeterli parası olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think he had enough money in his wallet to pay the bill.