Ana içeriğe geç
Sözlük

yeter ile cümle

yeter kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun şimdilik yeterli olması gerekir.That should be enough for now.
Bu saçmalık yeter.Enough of this foolishness.
Bu yeterli olacak mı?Will this be enough?
Yeterli su getirdin mi?Did you bring enough water?
Bizim bölümün personeli yeterli değil.Our department is understaffed.
Ben sadece onun yeterli olduğunu umuyorum.I only hope that that is enough.
Bunun yeterli olduğunu sanmıyorum.I don't think this is enough.
İnsanlar piyanoyu taşımak için yeterli değil.The people are not enough to carry the piano.
O benim için yeterli, çocuklar.That's enough for me, guys.
Tom bile öyle bir şey söylemek için yeterince aptal olmazdı.Even Tom wouldn't be stupid enough to say something like that.
Tom'un neredeyse yeterli yiyeceği yoktu.Tom had barely enough to eat.
Tom'un şimdi almayı istediği gitarı almak için yeterli parası var.Tom now has enough money to buy the guitar he's been wanting to buy.
Tom'un yapılması gereken her şeyi yapacak kadar yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to do everything that needed to be done.
Tom'un yapmak istediği her şeyi yapmak için yeterli zaman yoktu.Tom didn't have enough time to do everything that he wanted to do.
Tom'un onu satın alması için yeterli parası var.Tom has enough money to buy it.
Sanırım bir kere yeter.I guess once is enough.
Birlikte asla yeterli zamanımız olmayacak.We'll never have enough time together.
Onu kendi başına yapmak için yeterince yaşlısın.You're old enough to do that by yourself.
Sana nasıl yeterince teşekkür edebilirim?How can I thank you enough?
Düşünmek için yeterince zamanım oldu.I've had enough time to think.
Düşünmek için yeterince zamanım vardı.I've had enough time to think.
Öğle yemeği yemek için yeterli zamanımız olmayabilir.We might not have enough time to eat lunch.
Nasıl herkes için yeterli yiyecek alacağız?How are we going to get enough food for everyone?
Bence yeterli paramız var.I think we've got enough money.
Sanırım yeterli paramız var.I think we've got enough money.
Bence artık onu yapmak için yeterli vaktimiz var.I think we have enough time to do that now.
Bunu satın alacak yeterli paraya sahip olduğunu sanmıyorum.I don't think I have enough money to buy that.
Ben yeterince iddialı değildim.I wasn't assertive enough.
Bunu yeterince sık yapmıyoruz.We don't do this often enough.
Zaten yeterince şey yaptım.I've already done enough.
Zaten yeterince yaptım.I've done enough already.
Sadece yeterince vaktim yok.I just don't have enough time.
Zaten yeterince sorun yaşamana sebep oldum.I've caused you enough trouble already.
İşimi yeterince iyi yapmadım.I didn't do my job well enough.
Keşke yeni bir bisiklet almak için yeterince param olsaydı.I wish I had enough money to buy a new bicycle.
Yeterince yaptık mı?Have we done enough?
Herkesi beslemek için yeterli yiyeceğimizin olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough food to feed everyone.
Sanırım bugün onu yapmayı bitirmek için yeterli zamanımız var.I think we have enough time to finish doing that today.
Yeterli vaktim var.I have enough time.
Sanırım zaten yeterince yaptım.I think I've done enough already.
Yapılması gereken her şeyi yapmak için yeterli zamanım yoktu.I didn't have enough time to do everything that needed to be done.
Bagajımda lastik için yeterli alan olmalı.There must be enough space for the tire in my trunk.
Polisin hiç yeterli kanıtı yoktu.Police never had enough proof.
Çöp torbası Fadıl'ın cesedi için yeterince büyüktü.The garbage bag was large enough for Fadil's body.
Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.Be loyal to women. Loving them isn't enough.
Tom, kızı olmak için yeterince genç olan bir kadınla evli.Tom is married to a woman who's young enough to be his daughter.
Bana bu iş için yeterince yetkilendirildiğimi söylediler.They told me that I was overqualified for this job.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapmamak için yeterince akıllıydı.Tom was smart enough not to do what Mary asked him to do.
Hâlâ ev alacak kadar yeterli param yok.I still don't have enough money to buy a house.
Sanırım ben zaten sana yeterli para verdim.I think I've already given you enough money.
Sanırım ben yeterince cömerttim.I think I've been generous enough.
Araba kullanmak için yeterince yaşlı değilsin.You're not old enough to drive.
Fransızcam derdimi anlatmak için yeterince iyi değildi.My French wasn't good enough to make myself understood.
Araba sürmek için yeterince yaşlısın.You're old enough to drive.
Yeterince yaptığımı düşünüyorum.I think I've done enough.
Yeterince mutlu görünüyorsun.You seem happy enough.
Yeterince hoş görünüyorsun.You seem nice enough.
Yeterli tinerimiz olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough paint thinner.
Yeterli boyamız olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough paint.
Tom'un testteki tüm soruları cevaplamak için yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to answer all the questions on the test.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod