Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yetenekli bir aktördür.Tom is a gifted actor.
Tom benim en yetenekli öğrencim.Tom is my most gifted student.
Tom yetenekli bir öğretmendir, değil mi?Tom is a skillful teacher, isn't he?
Tom yetenekli bir kemancıdır.Tom is a talented violinist.
Tom bana Mary'nin yetenekli olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was talented.
Sanırım sen yeteneklisinI think you're talented.
Tom, Mary'nin yetenekli olduğunu söyledi.Tom said that Mary was talented.
Tom yetenekli bir piyanisttir.Tom is a talented pianist.
Hem Tom hem de Mary yeteneklidir.Both Tom and Mary are talented.
Tom ve Mary ikisi de çok yetenekli, değil mi?Tom and Mary are both very talented, aren't they?
Tom ve Mary ikisi de yetenekli, değil mi?Tom and Mary are both talented, aren't they?
Tom yetenekli bir demircidir.Tom is a skilled blacksmith.
Tom üstün yetenekli bir müzisyen.Tom is a gifted musician.
Tom'un göründüğü kadar yetenekli görünmüyorsun.You don't seem to be as talented as Tom seems to be.
Tom kadar yetenekli görünmüyorsun.You don't seem to be as talented as Tom.
Sami yetenekliydi.Sami was skilled.
Tom babasından çok daha yeteneklidir.Tom is much more talented than his father.
Tom'un telepatik yetenekleri var.Tom has telepathic abilities.
Tom telepatik yeteneklere sahip.Tom has telepathic abilities.
Mary'nin bazı telepatik yetenekleri var.Mary has some telepathic abilities.
Mary bazı telepatik yeteneklere sahip.Mary has some telepathic abilities.
Senin çok yetenekli olduğunu duyuyorum.I hear you're very talented.
Tom, Mary'den daha yeteneklidir.Tom is more talented than Mary.
Tom çok yetenekli bir ressamdır.Tom is a very talented painter.
Sami çok özel yeteneklere sahip bir adamdır.Sami is a man with a very particular set of skills.
Sami çok yetenekli bir fotoğrafçıyla tanıştı.Sami met a very talented photographer.
Sami çok yetenekli bir fotoğrafçıyla karşılaştı.Sami met a very talented photographer.
Tom ve Mary çok yetenekliler.Tom and Mary are very talented.
Tom yetenekli bir şef.Tom is a talented chef.
Sen yeteneklisin, değil mi?You're talented, aren't you?
Tom yetenekli bir oyuncu, değil mi?Tom is a gifted actor, isn't he?
Tom matematikte çok yetenekli.Tom has a knack for math.
Tom'un sosyal yetenekleri yok.Tom lacks social skills.
Tom sosyal yeteneklerden yoksun.Tom lacks social skills.
Tom yetenekli bir çocuk.Tom is a gifted child.
Özel yeteneklerim yok.I don't have any special talents.
Tom yetenekli bir aktör, değil mi?Tom is a talented actor, isn't he?
Tom yetenekli bir besteci, değil mi?Tom is a gifted composer, isn't he?
Tom yetenekli bir müzisyen, değil mi?Tom is a gifted musician, isn't he?
Mary çok yetenekli bir kadındır.Mary is a very talented woman.
Dedektif, katilin yeteneklerine hayran kaldı.The detective admired the killer's skills.
Tom gerçekten çok yetenekli.Tom is really very talented.
Tom'un başka yetenekleri olduğuna eminim.I'm sure Tom has other skills.
Kendisine birçok özel yetenek bahşedilmiş.The heavens have granted him many special talents.
Yetenekli bir basketbolcu.He is an able basketball player.
Yetenekleriniz neler?What are your skills?
Joseph, yetenekleri resim ve çizim içeren başarılı bir sanatçıdır.Joseph is an accomplished artist, whose skills include painting and drawing.
Bu özel bir yetenek gerektiriyor.This requires a special skill.
William, detaylar için keskin bir göze sahip yetenekli bir tasarımcıdır.William is a talented designer with a keen eye for detail.
Karl, Rima'da gerçek bir yetenek gördü.Karl saw real talent in Rima.
"Terk etme konusunda yetenekliyim"."Terk etme konusunda yetenekliyim".
Dönüştüğü zaman, yetenekleri önemli ölçüde güçlenecek.When he transforms, his abilities will be significantly strengthened.
Her iki ordu da güçlüydü ve yetenekli generaller tarafından komuta ediliyordu.Both armies were large and led by able generals.
Onlar 80,000 veya 90,000 yetenekli okçu savaşçılardır.They have 80,000 or 90,000 skilled archer fighters.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.Paleo-Indian groups were efficient hunters and carried a variety of tools.
Ada hasta olmasına rağmen, matematiksel ve teknolojik yeteneklerini geliştirdi.Despite the illnesses, she developed her mathematical and technological skills.
Gül Baba, Gábor'un çok yetenekli öğrenci olduğunu fark eder ve onun hayatını kurtarmak ister.Gül Baba finds that Gabor is a very good student and wants to save his life.
Bizans, diplomasiyi bir savaş silahı olarak kullanmada yetenekliydi.The Byzantines were skilled at using diplomacy as a weapon of war.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.In this position he showed great skill in organizing and training his troops.
Hundertwasser, sanat yeteneklerini erken yaşta geliştirdi.Hundertwasser developed artistic skills early on.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod