Ana içeriğe geç
Sözlük

yeten ile cümle

yeten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin onun duyma yeteneğini yükseltebileceğini sanmıyorum.I don't think you can gain his ear.
Senin müziğe doğuştan yeteneğin var.You have a gift for music.
Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.Education aims to develop potential abilities.
Yeteneğine göre ödeme yapılacak.You will be paid according to your ability.
Öğrenciler, okuma yeteneklerini geliştirmeliler.Students should develop their reading skills.
Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.He went to France to brush up on his speaking ability.
Biz onun yeteneğini taktir ediyoruz.We appreciate his talent.
Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.We cannot help admiring his talent.
Biz onun yetenekli bir adam olduğunu kabul ediyoruz.We admit that he is a man of ability.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.Musical talent can be developed if it's properly trained.
Müzik için yetenek onların kanında akar.Talent for music runs in their blood.
Hiçbirimiz müzik yeteneği ile doğmuyoruz.Not all of us are born with musical talent.
Yetenek farkını onlara gösterdim.I showed them the difference of ability.
Meg'in diller için bir yeteneği var.Meg has a facility for languages.
Margaret'in müzik için bir yeteneği var.Margaret has a talent for music.
Nancy yetenekli bir hemşiredir.Nancy is a capable nurse.
Tom'un bir sürü yeteneği var.Tom has many talents.
Tom'un modern resme yeteneği var.Tom has a talent for modern painting.
Bay Thomas gerçekten çok yetenekli bir öğretmen.Mr Thomas is a very able teacher.
Onun o kadar acımasız bir şey yapma yeteneğine sahip olduğunu hiç düşünmemiştim.I never thought he was capable of doing something so cruel.
Bunun yeteneklerini göstermek için iyi bir fırsat olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think this is a good opportunity to show off your talents?
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.Because of his great professional skill, the lawyer has a large number of clients.
Beceriksiz adam onun olağanüstü yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her extraordinary talent.
Yazar kendi kitabında çok yetenek göstermez.The author doesn't display much talent in his book.
Aktörün çok yetenekli olduğu konusunda seninle aynı fikirdeyim.I agree with you that the actor is very talented.
Kız örgü örmede yeteneklidir.The girl is skillful at knitting.
Kız parmakları ile yeteneklidir.The girl is skillful with her fingers.
Kaza onu görme yeteneğinden mahrum bıraktı.The accident deprived him of his sight.
O çocuğun büyük bir yeteneği var.That boy has a great talent.
Onun işi yapma yeteneği var.He has the ability to do the work.
O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.In the contest he fully displayed what ability he had.
Piyanistin sıradışı bir yeteneği var.The pianist is endowed with extraordinary talent.
John'ın yeteneğine güveni var.John has confidence in his ability.
Bu sıradan bir yetenek değildir.This isn't any ordinary ability.
Bu kitabı anlamak benim yeteneğimin ötesindedir.Understanding this book is beyond my capacity.
Bu iş yüksek derecede yetenek gerektiriyor.This work calls for a high degree of skill.
Bir bilgisayarı çalıştırma yeteneği bu iş için kritik öneme sahiptir.Ability to operate a computer is critical for this job.
Gerçek yetenek, sonunda kazanır.Real ability wins in the end.
Bu aktör hem yakışıklı hem de yetenekli.That actor is both handsome and skillful.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Doğru şeyi yapmak için yeteneğine güveniyorum.I have faith in your ability to do the right thing.
Konsantre olma yeteneğini kaybettin.You've lost the ability to concentrate.
Size ne kadar ödeme yapacağımız, yeteneğinize bağlıdır.How much we pay you depends on your skill.
İki yıl önce sağ gözümdeki görme yeteneğimi kaybettim.I lost the eyesight in my right eye two years ago.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.The traffic accident deprived the young man of his sight.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.Fluency in English is a very marketable skill today.
Yeteneğin olmadığı için vazgeçmemelisin.You shouldn't give up just because you have no talent.
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Ben yetenekli miyim?Am I talented?
Patronum kitapları çok hızlı okuma yeteneğine sahiptir.My boss has the ability to read books very fast.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.I can't help admiring his talent.
Kazanma yeteneğine güvenim var.I have confidence in your ability to win.
Yeteneğim dahilinde işi en iyi şekilde yaptım.I did the job to the best of my ability.
Ben en iyi yeteneğimle çalışacağım.I will work to the best of my ability.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeten ile cümle - yeten kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App