Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Certificou-se de que estava tudo sincronizado.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Dia meyakinkan bahwa semuanya teratur.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Dopilnował żeby wszystko było właściwie ułożone.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Er stellte sicher, dass alles zusammenpasst.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Han gjorde klart att allting hängde ihop.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Han sørgede for at alt passede sammen.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Hän varmisti, että kaikki oli kohdallaan.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Hij heeft ervoor gezorgd dat alles paste.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Il s'est assuré que tout était bien synchro.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.오차가 없는지도 확인을 했습니다.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Összeillesztett mindent precízen.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.S-a asigurat că totul se potriveşte.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Všetko zladil.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Εξασφάλισε πως όλα ήταν στην σωστή σειρά.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Он убедился, что всё синхронизировано.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Увери се, че всичко е подредено.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.הוא וידא שהכל מתחבר יחד.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.تاكد من كل شيء مرتب
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.そして1年半前にYouTubeに投稿しました
Her şey yerli yerinde. Kişilik budur, görüyorsun ya!C'est la personne, tu vois.
Her şey yerli yerinde. Kişilik budur, görüyorsun ya!Ez a személy, érted?
Her şey yerli yerinde.Todo está en su lugar.
Her şey yerli yerinde.Tutto deve essere a posto.
Her şey yerli yerinde.Всё на своих местах.
MTB nasıl olur? Bütün teçhizat yerli yerinde.ماذا عن (إم تى بى) سباق الجبلى بالدراجة ؟ كل المعدات مازالت فى مكانها
Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Ha ripulito il suono, assicurandosi che tutto corrispondesse alla perfezione.
Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.lọc âm thanh, đảm bảo mọi thứ theo trật tự.
Ve Scott tüm videoları birleştirdi. Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Y Scott consolidó todos los videos, filtró el audio, se aseguró que todo estuviera correcto.