Ana içeriğe geç
Sözlük

yerli yerinde ile cümle

yerli yerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Benim hayatım tamamiyle yerli yerinde.My life is perfectly fulfilled.
"Tarkan'da her şey yerli yerinde"."Tarkan'da her şey yerli yerinde".
Ev temelleri yerli yerindedir.Home Is Where The Heart Is.
Devlet yapısın tüm aygıtları yerli yerinde duruyordu eski sistem aynı şekilde işliyordu.The government of that time ensured that everybody used the same system.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.He made sure that everything lined up.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.It's something that comes out from the past. It's 21 years, but they are still all there.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.In big countries, when they do the movies, they have all these things in place.
Bizim yıllardır yerli yerinde duran bir sistemimiz var.I think we've had a system that's been in place for lots of years.
Herşeyi nasıl da yerli yerinde!Look at how he's put together![br]
Bütün teçhizat yerli yerinde.All the equipment is still here.
Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.None will speak except who is permitted by Ar-Rahman and says what is right.
Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu).The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
Her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu!The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
"Tarkan'da her şey yerli yerinde".Pero en Morelia todo parece posible”.
Ev temelleri yerli yerindedir.Locul lor este în fața fundașilor.
Ev temelleri yerli yerindedir.Rakennukset ovat alkuperäisillä paikoillaan.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.21년 전 일인데도 여전히 생생하게 살아있습니다.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Ça fait 21 ans, mais ils sont encore tous là.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Đã 21 năm, nhưng chúng vẫn còn cả đây.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.É algo que vem do passado. Foi há 21 anos, mas eles ainda estão cá todos.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.E ceva legat de trecut. Au trecut 21 de ani, dar amintirea lor e încă vie.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Es algo que viene del pasado. Son 21 años, pero aún están presentes.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Es sind 21 Jahre, aber die sind noch alle da.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Het is iets dat uit het verleden komt. Het is 21 jaar geleden, maar ze zijn er nog steeds allemaal.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Je to něco, co přichází z minulosti. Je to 21 let, ale stále to tu všechno je.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Je to už 21 rokov, ale stále to tu všetko je.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Minęło 21 lat, ale ono wciąż jest obecne.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Sono 21 anni, ma sono ancora tutti lì.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Valami, ami a múltból bukkan elő. 21 év, de még mindig mind ott van.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Είναι 21 χρόνια, αλλά οι μνήμες είναι ακόμη εκεί.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Прошлое словно оживает перед моими глазами, будто и не прошло 21 года, и я снова там.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.То е нещо, което изплува от миналото. Оттогава минаха 21 години, но те все още са живи.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.עברו 21 שנים, אבל הרגשות עדיין כאן
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.لقد مضت 21 سنة لكنهم لا زالوا كلهم هناك.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.克明に思い出します 1992年に
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Allez, allez.
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Άντε, άντε.
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Хайде, да вървим.
Bizim yıllardır yerli yerinde duran bir sistemimiz var.Creo que hemos tenido un sistema en curso por muchos años.
Bütün teçhizat yerli yerinde.Alat-alatnya tersedia disini
Bütün teçhizat yerli yerinde.C'č giā tutto il necessario.
Bütün teçhizat yerli yerinde.Minden felszerelés megvan hozzá.
Bütün teçhizat yerli yerinde.On a tout ce qu'il faut sous la main.
Bütün teçhizat yerli yerinde.Thiết bị của tôi vẫn còn ở đây.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.Dans les grands pays, quand ils font des films, tout est organisé pour ça.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.En países grandes, cuando ellos hacen cine, tienen todo en su lugar.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.În ţările mari, când fac filme, au toate lucrurile aranjate.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.큰 나라에서는 영화를 만들 때 모든 것이 적소에 준비 되어 있죠.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.Nei grandi paesi, quando fanno i film, hanno tutte queste cose già pronte.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.Robeger Animadu: Ở các cường quốc, khi làm phim, họ có mọi thứ sẵn sàng.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.Roboger Animadu: Bij films in grote landen hebben ze alle spullen tot hun beschikking.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.Roboger Animadu: Wenn sie in grossen Ländern Filme machen, haben sie all diese Sachen, die bereit stehen.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.W wielkich krajach, gdy robią filmy, mają wszystkie te rzeczy do dypozycji.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir."В больших странах, когда снимают кино, у них всё необходимое под рукой.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.В големите страни, когато правят филмите, имат всички тези неща на място.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.רובוגר אנימאדו: במדינות גדולות, כשהם עושים סרטים, יש להם את כל הדברים במקום.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.في الدول الكبري, عندما يقومون بصنع فلم إنهم يجدون كل الأشياء مرتبة.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.全ての環境が整っている でもここでは 銃声だって 間に合わせでやらなきゃいけない
Gördüğünüz gibi çizgiler yerli yerinde, yaptığı deneyin sonuçları ikna edici olmuş.W ten sposób przekonał się, czy linie na obrazku pokrywają się z liniami rzeczywistego Baptysterium.
Herşeyi nasıl da yerli yerinde!Uita-te la cum el este pus împreună![br]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod