Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlerinden ile cümle

yerlerinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.磁石を修理し、再び使えるようにしました 今は地下に戻しているところです
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Cặp mắt vàng của người nên rớt xuống vì người nhìn ta quá đắm đuối đấy, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Deine häßlichen gelben Augen sollen Dir aus dem Kopf fallen, wenn Du mich so unzüchtig anstarrst, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Dina fula gula ögon borde trilla ut, så som du trånar efter mig.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Esne ki az a ronda sárga szemed, amivel ilyen kéjesen bámulsz, Rávana!
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Mata kuning jelekmu akan menggelundung jatuh dari kepalamu jika kamu memandangku dengan birahimu, Rahwana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Os seus olhos horrosos e amarelos deviam cair da sua cabeça, quando olha para mim tão perversamente, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Quegli occhi gialli dovrebbero uscirti dalle orbite quando mi guardi libidinoso, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Rumat keltaiset silmäsi pudotkoon päästäsi kun tuijotat minua niin hekumaisesti, Ravana
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Să-ţi sară din cap ochii gălbejiţi bulbucaţi de pofte desfrânate, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Tus horribles ojos amarillos deberían caerse de tu cabeza cuando me miras con tanta lujuria, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Twoje ochydne żółte ślepia wypłyną ci z oczodołów, jeśli będziesz patrzył na mnie pożądliwie Ravano.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Ty tvoje odporně žluté oči by měly vypadnout ze tvé hlavy, když na mě tak neomaleně zíráš, Rávano.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Vos horribles yeux jaunes vont tomber de votre tête si vous me regardez de manière si obscène, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Твоите грозни, жълти очи ще изкочат от главата ти, докато ме гледаш така похотливо, Равана.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.עיניך הצהובות והמכוערות ייפלו לבסוף מראשך מרוב מבטיך שטופי הזימה, רוואנה.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.私の力で焼き殺さない理由は
Sonuç olarak 50 mıknatıs hasar gördü. Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Wir beschädigten also ungefähr 50 der Magneten und mussten sie entfernen, was wir auch taten.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Bien, estos son discos LP y han sido sustituidos.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Bon, donc ce sont des disques 33 tours vinyles et on les a remplacé.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Đây là những bằng ghi âm dài và chũng đã được thay thế, đúng không.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?예, 맞아요. LP 레코드판이죠. 이젠 안나오지만요.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Nos, ezek LP hanglemezek, melyeket már nem használunk.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, acestea sunt plăci de vinil și au fost înlocuite.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Ok, das sind Langspielplatten und die sind ersetzt worden.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, dit zijn lp's en die zijn vervangen, toch?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, ini piringan hitam, dan sudah tidak dipakai lagi, bukan?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, questi sono i vecchi LP che sono stati sostituiti, giusto?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Ok, to są płyty winylowe i one zostały zastąpione, prawda?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?São LPs de vinil e já foram substituídos.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Správně, to jsou LP desky, které jsme už nahradili.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Εντάξει λοιπόν, αυτοί είναι δίσκοι βινυλίου και έχουν πια αντικατασταθεί.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Да, това са винилови плочи и те вече са в миналото.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Звичайно, це - платівки, і зараз їм знайшли заміну, правда?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?ОК, это виниловые пластинки и теперь им нашли замену, правильно.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?אוקיי, אז אלה תקליטים והם הוחלפו, טוב.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?حسناً، إذاً فهذه سجلات الكتب وقد تم إحلالها، صحيح.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?過去二十年以上にわたり世界を圧倒したデジタル技術によって
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Anche chi è stato colpito non ha subito ferite letali.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.De rammer, hvor det ikke er livsfarligt.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.De skjutna har träffats på ofarliga ställen.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Haavoittuneita on ammuttu vaarattomiin paikkoihin.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Los heridos han recibido disparos en zonas no letales.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Mesmo aqueles que foram feridos, foram-no em áreas não críticas.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Nikt nie został trafiony w żaden newralgiczny organ.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Και οι τραυματισμένοι, έχουν χτυπηθεί σε μη ζωτικά σημεία.
Vurulanlar bile kritik olmayan yerlerinden vuruldu.Даже те, в кого попали, ранены не серьёзно.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Asta se intampla intr-o zona numita Wellawatta, o zona rezidentiala instarita din Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.C'était une zone appelée Wellawatta, une aire résidentielle de qualité à Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Dit was in Wellawatta, een belangrijke woonwijk in Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Działo się to w okolicy zwanej Wallawatta - głównym rejonie mieszkalnym Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Es geschah in einer Gegend names Wellawatta, einer erstklassigen Wohngegend in Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Esta era una área llamada Wellawataa, una zona residencial de clase alta en Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Ini terjadi di wilayah yang disebut Wellawatta, pemukiman utama di Colombo.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.이 사건은 콜롬보에서 가장 많은 사람이 사는 지역인 웰라와타에서 일어난 일입니다.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Nơi này có tên là Wellawatta, một khu dân cư quan trọng ở Colombo
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Questo era in un'area chiamata Wellawatta, un quartiere altolocato di Colombo
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi.Това бе район, наречен Уелауата, първокласен жилищен район в Коломбо.
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi."Это случилось в Веллаватта, жилом районе Коломбо [столице Шри-Ланки].
Wellawatta, Colombo'nun en önemli yerleşim yerlerinden biriydi."זה היה אזור שנקרא וולאווטה, אזור מגורים מרכזי בקולומבו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yerlerinden ile cümle - Sayfa 8 - yerlerinden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App