Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Doch opferte das Volk noch auf den Höhen, wiewohl dem HERRN, ihrem Gott.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Dog ofret folket ennu på haugene, men bare til Herren sin Gud.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.백성이 그 하나님 여호와께만 제사를 드렸으나 오히려 산당에서 제사를 드렸더라
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Le peuple sacrifiait bien encore sur les hauts lieux, mais seulement à l`Éternel, son Dieu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Men folket offrade ännu på höjderna, dock allenast åt HERREN, sin Gud.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Men Folket vedblev at ofre på Offerhøjene, dog kun til HERREN deres Gutd.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Mindazáltal még akkor a nép áldozik vala a magaslatokon; de csak az Úrnak, az õ Istenének.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Mutta kansa uhrasi edelleen uhrikukkuloilla, kuitenkin ainoastaan Herralle, Jumalallensa.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Poporul jertfea tot pe înălţimi, dar numai Domnului Dumnezeului său.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Sin embargo, el pueblo seguía ofreciendo sacrificios en los lugares altos, aunque sólo a Jehovah su Dios
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Tuttavia il popolo continuava a sacrificare sulle alture, anche se lo faceva per il Signore
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Vendar pa je ljudstvo še darovalo po višavah, dasi le GOSPODU, Bogu svojemu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Ο λαος ομως εθυσιαζεν ετι επι τους υψηλους τοπους, πλην μονον εις Κυριον τον Θεον αυτων.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Но людете още жертвуваха по високите места, обаче, само на Господа своя Бог.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Но народ еще приносил жертвы на высотах, хотя и Господу Богу своему.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.אבל עוד העם זבחים בבמות רק ליהוה אלהיהם׃
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.الا ان الشعب كانوا بعد يذبحون على المرتفعات انما للرب الههم.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.百 姓 卻 仍 在 邱 壇 上 獻 祭 、 只 獻 給 耶 和 華 他 們 的 神
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.百姓 卻 仍 在 邱壇 上 獻祭 、 只 獻給 耶和華 他 們的神
Neyse, bunları homojen olmayan denklemde yerlerine koyalım. -Así que de todos modos, vamos a tomar estas y sustituirlos en Esta ecuación nonhomogeneous.
Neyse, bunları homojen olmayan denklemde yerlerine koyalım. -Więc tak czy inaczej, weźmy to i podstawmy spowrotem do tego niejednorodnego równania.
Neyse, bunları homojen olmayan denklemde yerlerine koyalım. -ניקח את זה ונציב חזרה לתוך המשוואה הלא הומוגנית.
Neyse, bunları homojen olmayan denklemde yerlerine koyalım. -لنأخذ هذه الدوال ونستبدلها وذلك بإرجاعها إلى بداية تراتبية المعادلة غير المتجانسة
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Atomenergiánál már önmagában az időbeni késés miatt megolvadnak a sarkok és más helyek még jobban.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Energia jądrowa, sam czas opóźnienia pozwoli Arktyce się stopić i innym miejscom stopić się bardziej.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Hạt nhân, trong tương lai gần sẽ làm tan băng ở Bắc Cực và các khu vực khác.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.La nuclear, solamente en un intervalo de tiempo permitirá que el Ártico se derrita y otros lugares aún más.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Med atomkraft vil forsinkelserne alene tillade at Nordpolen smelter sammen med andre steder.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Med kärnkraften kommer enbart tidsfördröjningen orsaka att Arktis smälter och andra ställen att smälta mer.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.Nuklir, dari sisi keterambatannya saja akan membiarkan es di Arktik dan tempat lain meleleh lebih banyak lagi.
Nükleerin ise sadece zaman problemi bile Kuzey Kutbu'nun ve diğer yerlerin daha fazla erimesine yol açacaktır.S jádrem: samotná časová prodleva dopustí roztání Arktidy a urychlení tání jiných míst.
Okuduğuma göre, geçen yıl, yavru ölüm oranı St. Lawrence Körfezi'nin kimi yerlerinde 100% imiş.Czytałem, że zeszłoroczna śmiertelność młodych w rejonie Zatoki Św. Wawrzyńca sięgnęła 100%.
Okuduğuma göre, geçen yıl, yavru ölüm oranı St. Lawrence Körfezi'nin kimi yerlerinde 100% imiş.He leído que el año pasado la tasa de mortalidad en las crías era del 100% en partes del Golfo de San Lorenzo.
Okuduğuma göre, geçen yıl, yavru ölüm oranı St. Lawrence Körfezi'nin kimi yerlerinde 100% imiş.Διάβασα ότι, πέρσι, το ποσοστό θνησιμότητας των μικρών ήταν 100% σε κάποιες περιοχές του Κόλπου του Αγ.
Okuduğuma göre, geçen yıl, yavru ölüm oranı St. Lawrence Körfezi'nin kimi yerlerinde 100% imiş.Я читав, що минулого року рівень смертності дитинчат в деяких частинах затоки Св.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.그들에게 사무실에서 4시간의 조용한 시간을 주는 것은 엄청나게 가치있을 것입니다.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.4 timers stille tid på kontoret er enormt værdifuldt.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.A le acorda patru ore de liniste la birou aduce incredibil de multa valoare.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Att ge dem fyra timmar av lugn och ro på kontoret kommer att vara så otroligt värdefullt.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Čtyři hodiny klidu v kanceláři budou naprosto nedocenitelné.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Danie im 4 godzin ciszy w biurze będzie niezwykle wartościowe.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Dare quattro ore di tranquillità in ufficio si rivela essere di grande valore.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Darles 4 horas de calma en la oficina va a ser algo muy valioso.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Dar-lhes 4 horas de silêncio no escritório vai ser muito valioso.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Ha 4 órányi nyugodt időt adunk az irodában, ezzel hihetetlen értéket nyújtunk.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Ihnen vier Stunden störungsfreie Zeit im Büro zu geben, wird unglaublich wertvoll sein.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Leur donner quatre heures de tranquillité au bureau aura une valeur incroyable.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Memberikan empat jam waktu sunyi di kantor akan sangat berharga.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Štiri ure miru in tišine v pisarni ima neznansko vrednost.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Štyri hodiny nerušeného času budu prakticky neoceniteľné.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Tạo điều kiện cho nhân viên có bốn tiếng làm việc yên lặng tại công ty là một điều rất có giá trị.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Vier uur rust op kantoor wordt ongelofelijk waardevol.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Τέσσερις ώρες σιωπής στο γραφείο θα αποδειχθούν ιδιαίτερα πολύτιμες.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Да им дадете четири часа спокойствие в офиса ще е изключително ценно.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Четыре часа тишины в офисе необычайно ценны.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Чотири години тиші в офісі надзвичайно цінні.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.לתת להם ארבע שעות של שקט במשרד יתגלה כבעל ערך משמעותי.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.منحهم أربع ساعات من وقت هادئ في المكتب ستكون قيمة بشكل لا يصدق.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.とてつもない価値を持ちます お試し頂けたら分かってもらえるでしょう
Onların iş yerlerinde alacakları sosyal yardımları kesintiye uğratacak.Les costarán sus salarios. Les costará sus beneficios.