Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Scraping dan melanggar sendiri. Sangmin merasa lebih buruk daripada aku.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Skrapning och bryta sig. Sangmin kände värre än jag gjorde.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.И се нараняваше. Санг Мин се чувстваше по-зле и от мен.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Твои руки были в синяках и царапинах. И Сан Мин переживал за тебя больше, чем я.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.تقشّطين وتكسّرين نفسك شعر سانجماين بحالة أسوا ممّا شعرت به أنا
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Ogni sei mesi andiamo a piedi in diverse parti del paese.
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Setiap enam bulak kami berjalan di berbagai bagian negara ini.
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Το είδαμε στην Shodh Yatra- στην εξερεύνηση της αλήθειας.Κάθε 6 μήνες περπατάμε σε διαφορετικά μέρη της χώρας.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.보고서가 발행되었으며, 그로부터 세계 각지의 약 15 곳에 이 기계들의 복제품이 나오게 되었습니다.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Các báo cáo được đệ trình nhằm sản xuất các cỗ máy giống hệt ở 15 nơi khác trên khắp thế giới.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Des rapports furent distribués et, de cette manière, leur machine fut clonée à 15 endroits dans le monde.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.En dat was het. Het was de oorspronkelijke microprocessor.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Furono scritti resoconti, così che la macchina fu clonata in altri 15 posti nel mondo.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Jelentéseket adtak ki, azért, hogy ezt a gépet klónozhassák 15 másik helyen a világban.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Rapoarte erau publicate aşa că această maşină a fost clonată în alte 15 locuri de pe glob.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Se emitieron reportes, de modo que esta máquina fue clonada en otros 15 lugares del mundo.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Wydawano raporty, dzięki czemu maszyna została sklonowana w 15 innych miejscach na świecie.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Δημοσιεύτηκαν αναφορές κι έτσι αυτό το μηχάνημα κλωνοποιήθηκε σε άλλα 15 μέρη του κόσμου.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Виходили звіти, отже, ця машина була клонована ще в 15 місцях по всьому світу.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Выходили отчёты, так что эта машина была клонирована ещё в 15 местах по всему миру.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Рапортите / записите били публикувани, за да може тази машина да се клонира в 15 други места на света.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.הוצאו דוחות, כך שמכונה זו שוכפלה .ב-15 מקומות נוספים בעולם
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.التقارير كانت تصدر، لتستنسخ هذه الآلة في 15 موقع آخر حول العالم
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.世界15か所で複製マシンが作られました これはまさにマイクロプロセッサーの原型となったのです
Böylece köklerin yerlerine ait şablonu görüyorsunuz.وبذلك ترى النمط لموقع جميع الجذور
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Así que los levitas estuvieron de pie con los instrumentos de David, y los sacerdotes con las trompetas
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.A tak stáli Levítové s nástroji Davidovými a kněží s trubami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.A tak stáli Levitovia s nástrojami Dávidovými a kňazi s trúbami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Các người Lê-vi đứng cầm nhạc khí của Ða-vít, còn những thầy tế lễ cầm còi.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Các người Lê-vi đứng cầm nhạc_khí của Ða - vít , còn những thầy tế_lễ cầm còi .
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.E os levitas estavam em pé com os instrumentos de Davi, e os sacerdotes com as trombetas.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.In leviti so stali z glasbili Davidovimi in duhovniki s trobentami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.레위 사람은 다윗의 악기를 잡고 제사장은 나팔을 잡고 서매
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Les Lévites prirent place avec les instruments de David, et les sacrificateurs avec les trompettes.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Leviţii au luat loc cu instrumentele lui David, şi preoţii cu
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Levittene stod med Davids musikkinstrumenter og prestene med trompetene.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Niin leeviläiset seisoivat siinä, Daavidin soittimet käsissä, ja papit, torvet käsissä.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.õállának azért a Léviták a Dávid [zengõ ]szerszámaival; a papok is a trombitákkal.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Och leviterna ställde upp sig med Davids instrumenter, och prästerna med trumpeterna.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Og Leviterne stod med Davids Instrumenter og Præsterne med Trompeterne.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Quando i leviti ebbero preso posto con gli strumenti musicali di Davide e i sacerdoti con le loro trombe
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.seperti yang dipakai oleh Daud. Juga para imam ditempatkannya di situ dengan trompet
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Und die Leviten standen mit den Saitenspielen Davids und die Priester mit den Drommeten.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Και εσταθησαν οι Λευιται με τα οργανα του Δαβιδ και οι ιερεις με τας σαλπιγγας.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И левитите стояха с Давидовите музикални инструменти, а свещениците с тръбите.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И стали левиты с музыкальными орудиями Давидовыми и священники с трубами.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.ויעמדו הלוים בכלי דויד והכהנים בחצצרות׃
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.فوقف اللاويون بآلات داود والكهنة بالابواق.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利 未 人 拿 大 衛 的 樂 器 、 祭 司 拿 號 、 一 同 站 立
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利未 人 拿大 衛的 樂器 、 祭司 拿號 、 一同 站立
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.a postavil ich navždy, na veky; vydal zákon, a niktoré neprekročí!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.A utvrdil je na věčné věky, uložil cíle, z nichž by nevykračovaly.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Él los estableció para siempre, por la eternidad; les puso ley que no será quebrantada
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Er hält sie immer und ewiglich; er ordnet sie, daß sie nicht anders gehen dürfen.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.han gav dem deres plads for evigt, han gav en lov, som de ej overtræder!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Hij heeft alles vastgesteld voor altijd. Hij gaf aan alles een wetmatigheid, die geen ervan overtreedt.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ia menentukan tempatnya masing-masing, ketetapan-Nya berlaku untuk selama-lamanya
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Il les a affermis pour toujours et à perpétuité; Il a donné des lois, et il ne les violera point.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.in utrdil jih je za vselej in na veke; dal je zapoved, ki je nihče ne prestopi.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.I wystawił je na wieki wieczne; założył im kres, którego nie przestępują.