Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Och Saul drog hem, utan att vidare förfölja filistéerna; filistéerna begåvo sig ock hem till sitt.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Saul a încetat să mai urmărească pe Filisteni, şi Filistenii s'au dus acasă.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Saül cessa de poursuivre les Philistins, et les Philistins s`en allèrent chez eux.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Saul cessò dall'inseguire i Filistei e questi raggiunsero il loro paese
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Saúl dejó de perseguir a los filisteos, y los filisteos se fueron a su lugar
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Saul trok zich daarop met zijn leger terug en de Filistijnen gingen terug naar hun woonplaatsen.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Setelah itu orang Filistin kembali ke wilayah mereka sendiri karena Saul tidak mengejar mereka lagi
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Sitten Saul meni eikä ajanut filistealaisia takaa; ja filistealaiset menivät kotiinsa.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Tedaj se je vrnil Savel in ni gonil Filistejcev, in Filistejci so odšli v svoj kraj.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Tedy odtáhl Saul od Filistinských; Filistinští také navrátili se k místu svému.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Tedy się wrócił Saul od Filistynów, a Filistynowie odeszli na miejsce swoje.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Vtedy odišiel Saul hore nechajúc Filištínov, a Filištíni tiež išli na svoje miesto.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Τοτε ανεβη ο Σαουλ εκ της καταδιωξεως των Φιλισταιων και οι Φιλισταιοι υπηγαν εις τον τοπον αυτων.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.И возвратился Саул от преследования Филистимлян; Филистимляне же пошли в свое место.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.Тогава Саул се върна от преследването на филистимците; а филистимците отидоха на мястото си.
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.ויעל שאול מאחרי פלשתים ופלשתים הלכו למקומם׃
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.فصعد شاول من وراء الفلسطينيين وذهب الفلسطينيون الى مكانهم
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.掃 羅 回 去 不 追 趕 非 利 士 人 . 非 利 士 人 也 回 本 的 去 了
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.掃羅 回去 不 追趕 非利士人 . 非利士人 也回 本 的 去了
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Acesta a fost - dintre toate punctele de atracție turistică din New York - prima ei alegere.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Dari semua tempat berkunjung di kota New York, inilah pilihan pertamanya.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Este fue -- de todos los sitios turísticos en la Ciudad de Nueva York -- su primera elección.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Parmi tous les sites touristiques de New York c'était ce qu'elle voulait voir.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Questo luogo... fra tutti le attrazioni turistiche di New York City... era il numero uno della sua lista.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Spośród wszystkich miejsc do zobaczenia w Nowego Jorku, to był nasz wybór numer jeden.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Von allen Touristenattraktionen in New York City war das ihre erste Wahl.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Из всех туристических мест Нью Йорка - она стремилась попасть именно сюда.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.Това беше... от всички забележителности в Ню Йорк... избор номер едно.
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi --이곳은 뉴욕의 어느 관광명소보다도
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi --זה היה - מתוך כל אתרי התיירות בעיר ניו יורק-
Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi --وكان هذا الموقع..من جميع المواقع السياحية في مدينة نيويورك
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.C'est un commentaire sur la façon dont on traite les places assises publiques à New York.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.Das ist ein Kommentar dazu, wie wir in New York mit öffentlichen Sitzgelegenheiten umgehen.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.E o observație la modul în care ne ocupăm de locurile de stat jos din New York.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.Es un comentario sobre el modo en que tratamos el asiento público en la ciudad de Nueva York.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.E' un commento sul mondo nel quale abbiamo a che fare con le sedute pubbliche nella città di New York.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.Het is commentaar op hoe we in New York omgaan met openbare zitplaatsen.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.뉴욕의 공공좌석에 대한 코멘트를 담은 것이기도 합니다
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.To jest komentarz na temat sposobu, w jaki radzimy sobie z siadaniem w miejscach publicznych Nowym Jorku.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.Това е коментар за начина, по който се справяме с обществените места за сядане в град Ню Йорк.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.Это комментарий о том, как мы обходимся с общественными местами в Нью-Йорке.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.זה פירוש לדרך שבה אנחנו מתמודדים עם מקומות ישיבה ציבוריים בעיר ניו יורק.
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.إنه تعليق حول كيفية تعاملنا مع المقاعد العامة في مدينة نيو يورك
Bu New York' taki oturma yerleriyle ilgili bir yorumla ilgili olsa gerek.私の印象です 他には なんと言いますか
Bunlar eklem yerlerim.Esos son mis nudillos.
Bunlar eklem yerlerim.Това са ставите на пръстите ми.
Bunlar eklem yerlerim.זה האגרופן שלי.
Bunlar iş yerlerinde yasalara uygun iş güvenliği talimatlarına uyulup uyulmadığını denetlerler.Ansvarsområdena övervakar att de lagenliga arbetarskyddsföreskrifterna följs på arbetsplatserna.
Bunlar iş yerlerinde yasalara uygun iş güvenliği talimatlarına uyulup uyulmadığını denetlerler.Ne valvovat, että työpaikoilla noudatetaan lain mukaisia työturvallisuusohjeita.
Bunlar iş yerlerinde yasalara uygun iş güvenliği talimatlarına uyulup uyulmadığını denetlerler.Они следят за тем, чтобы на предприятиях соблюдалась установленная законом техника безопасности.
Bunlar iş yerlerinde yasalara uygun iş güvenliği talimatlarına uyulup uyulmadığını denetlerler.يقمن بمراقبة أنه تطبق في أماكن العمل إرشادات الأمان في العمل حسب القانون.
Bunlar iş yerlerinde yasalara uygun iş güvenliği talimatlarına uyulup uyulmadığını denetlerler.芬兰的区域管理机构(AVI)统管全国五个区域的劳动健康安全。 该机构负责监督各个单位是否遵循劳动安全保障的法律规定。
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Hatalmas épületeket emeltek a bezárt filmszínházak helyén.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Inmensos edificios se erigen en su lugar.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Но их месте построили огромные здания.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.حلّت محلها بنايات ضخمة.
Bunları turaların yerleri olarak farzedelim.Możesz patrzeć na nie jak na miejsca dla reszek.
Bunları turaların yerleri olarak farzedelim.Můžete si je představit jako místa pro panny.
Bunları turaların yerleri olarak farzedelim.U kunt deze als de kop plekken zien.
Bunları turaların yerleri olarak farzedelim. Ve sıra bizim için önemli olmasın .ACB de olabilir, CAB de.Не казваме, че това е тура 1 или тура 2.