Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleri ile cümle

yerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.그리고 카메라는 손가락이 어떻게 움직이고 있는지 인식합니다.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Közben a kamera pedig az ujjam mozgását követi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.La telecamera invece rileva dove si muovono le dita.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mais en plus la caméra suit toujours où mes doigts se meuvent.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mas a câmara está a seguir o movimento dos meus dedos.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Men kameraet følger faktisk hvor mine fingre bevæger sig hen.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Nhưng camera đang bám sát cử động của ngón tay tôi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Pero la cámara esta rastreando cuando mis dedos se mueven.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Sementara kamera juga melacak gerakan tangan saya.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Αλλά η μηχανή στην ουσία καταγράφει τα δάχτυλά μου που κινούνται.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Но камерата в действителност проследява, когато пръстите ми са в движение.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.При этом камера следит за движением моих пальцев.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.אבל למעשה המצלמה עוקבת אחר אצבעותיי, לאן שהן נעות.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.في الواقع، الكاميرا تتبع حركة أصابعي.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.もちろん映画だって見ることができます
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.Asta ca să ştiţi că nu sunt Dr. Strangelove.
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.하지만 지금까지 이 이상한 카약 항해를 하고 있었습니다. 지구의 아름다운 이 장소들에서,
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.Strangelove niet ben.
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.אבל בכל הזמן הזה שהייתי שם בחוץ עושה את מסעות הקייאקים המוזרים האלה בחלקים מוזרים, ויפהפיים של הכוכב הזה,
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.لكن كل هذا الوقت كنت هنالك أقوم برحلات الزورق الغريبة هذه. على غير المعتاد، الأجزاء الجميلة من هذا الكوكب،
Ama onca zaman boyunca gezegenin eşsiz ve güzel yerlerinde bu garip kano seyahatlerini yaptım.美しい部分をカヤックで旅している最中も いつも心の内でオリオン計画や 父と関係者が
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.이와같은 실내 정원을 만들었고 공기가 나선형으로 돌아나가도록 했습니다.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Maar nogmaals, het gaat over de levensstijl, de kwaliteit -- iets dat aangenamer zou zijn als werkplek.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Mas novamente, trata-se do estilo, da qualidade, duma coisa que seria mais agradável como local de trabalho.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Pero de nuevo, sobre el estilo de vida, la calidad -- algo que podría disfrutarse más como lugar de trabajo.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.הדרך שניתן ליצור דגם של גנים אלה, הדרך שהם מתפתלים סביב.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.الطريقة التي يمكنك بها أن تخطط تلك الحدائق، الطريقة التي تدوم حولها.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.螺旋状の配置方法 繰り返しますが それらはまさしく ライフスタイル 生活の質--
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.아메리칸 인디안이 만든 들판도 보입니다.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Nous pouvons voir les champs plantés par les Indiens.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Possiamo vedere i campi creati dai nativi americani.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Putem vedea câmpurile pe care americanii nativi făcut.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Ta có thể thấy những cánh đồng của người thổ dân Mỹ.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.We kunnen de velden van de indianen zien.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Widzimy pola zagospodarowane przez Indian.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Wir sehen die Felder, die die Indianer angelegt haben.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Μπορούμε να δούμε τα χωράφια που δημιούργησαν οι ιθαγενείς Αμερικανοί.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Виждаме полята, направени от коренните американци.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.Мы можем видеть поля, которые возделывали индейцы.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.אנו יכולים לראות את השדות של הילידים האמריקאיים.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.من الممكن مشاهدة الحقول التي بناها الأمريكين الأصليين.
Amerikalı yerlilerin yaptığı yerleri görebilirsiniz.現在の都市の地形にも見ることができます
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.A však výsostí nezkazili, ještě lid obětoval a kadil na výsostech.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Contudo os altos não foram tirados; o povo ainda sacrificava e queimava incenso neles.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Csakhogy a magaslatok nem rontattak le, a nép még ott áldozott és tömjénezett a magaslatokon.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dầu vậy , người không dỡ các nơi cao đi ; dân_sự cứ tế_lễ và xông hương trên các nơi cao ấy .
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dầu vậy, người không dỡ các nơi cao đi; dân sự cứ tế lễ và xông hương trên các nơi cao ấy.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Denn die Höhen wurden nicht abgetan; sondern das Volk opferte und räucherte noch auf den Höhen.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dog blev offerhaugene ikke nedlagt; folket blev ved å ofre og brenne røkelse på haugene.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Hun forsvandt Offerhøjene ikke. men Folket blev ved med at ofre og tænde Offerild på Højene.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.산당을 제하지 아니하였으므로 백성이 오히려 산당에서 제사를 드리며 분향하였더라
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.오직 산당은 제하지 아니하였으므로 백성이 오히려 그 산당에서 제사를 드리며 분향하였고
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Kuitenkaan eivät uhrikukkulat hävinneet, vaan kansa uhrasi ja suitsutti yhä edelleen uhrikukkuloilla.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Kun forsvandt Offerhøjeneikke, men Folket blev ved med at ofre og tænde Offerild på Højene,
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Len že výšiny neboly ustúpily; ľud ešte vždy obetoval a kadil na výšinách.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Ma non scomparvero le alture. Il popolo ancora sacrificava e offriva incenso sulle alture
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Numai că înălţimile nu le -a stricat; poporul tot mai aducea jertfe şi tămîie pe înălţimi.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.nur, daß sie die Höhen nicht abtaten; denn das Volk opferte und räucherte noch auf den Höhen.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Ofiarował też i kadził na wyżynach, i na pagórkach, i pod każdem drzewem gałęzistem.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.rt a magaslatokat nem rontották le, hanem a nép [még mindig] ott áldozott és ott tömjénezett a magaslatokon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod