Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Sie ermöglichten es, sich auf ein neues, sicheres Territorium zu flüchten.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Tungkai-tungkai memungkinkan melarikan diri ke wilayah baru yang aman,.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Τα άκρα επέτρεψαν την απόδραση σε μια νέα, ασφαλή περιοχή. [315ΕΧΠ]
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Конечности позволили выйти на новую, безопасную, территорию.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Крайниците позволили бягството към нови, по-безопасни територии.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.הם אפשרו להימלט לטריטוריה חדשה ומוגנת.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ai de vós, fariseus! porque gostais dos primeiros assentos nas sinagogas, e das saudações nas praças.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Beda vám, farizeovia, že milujete prvé stolice v synagógach a pozdravovania na trhoch.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Běda vám farizeům, nebo milujete první místa v školách a pozdravování na trzích.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Biada wam Faryzeuszowie! że miłujecie pierwsze miejsca w bóżnicach i pozdrawiania na rynkach.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Gorje vam farizejem, da ljubite prve stole v shodnicah in pozdrave po ulicah.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Guai a voi, farisei, che avete cari i primi posti nelle sinagoghe e i saluti sulle piazze
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Jaj néktek farizeusok! mert szeretitek az elõlülést a gyülekezetekben, és a piaczokon való köszöntéseket.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.화 있을진저 너희 바리새인이여 너희가 회당의 높은 자리와 시장에서 문안 받는 것을 기뻐하는도다
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I Farisæere! thi I elske den fornemste Plads i Synagogerne og Hilsenerne på Torvene.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I fariseere, I som så gjerne vil ha de øverste seter i synagogene og hilsninger på torvene!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I fariséer, som gärna viljen sitta främst i synagogorna och gärna viljen bliva hälsade på torgen!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Voi teitä, te fariseukset, kun te rakastatte etumaista istuinta synagoogissa ja tervehdyksiä toreilla!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Weh euch Pharisäern, daß ihr gerne obenan sitzt in den Schulen und wollt gegrüßt sein auf dem Markte.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горе вам, Фарисеї! бо любите перві сїдалища по школах і витання на торгах.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горе вам, фарисеям, что любите председания в синагогах и приветствия в народных собраниях.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горко вам фарисеи! Защото обичате първите столове в синагогите и поздравите по пазарите.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.אוי לכם הפרושים כי תאהבו את מושב הראש בבתי הכנסיות ואת שאלות שלומכם בשוקים׃
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.ويل لكم ايها الفريسيون لانكم تحبون المجلس الاول في المجامع والتحيات في الاسواق.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.你 們 法 利 賽 人 有 禍 了 . 因 為 你 們 喜 愛 會 堂 裡 的 首 位 、 又 喜 愛 人 在 街 市 上 問 你 們 的 安
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.你 們法 利賽人 有 禍 了 . 因為 你 們喜 愛會堂裡 的 首位 、 又 喜 愛人 在 街市 上問 你 們的安
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -E, então, tudo que fizemos foi distribuí-lo através daquele ( x + 2) 3
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -E tutto ciò che abbiamo fatto è distribuirlo sul (x + 3).
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -I wszystko co zrobiliśmy to rozdzieliliśmy je na te x dodać trzy.
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -저희가 한거는 그냥 분배 한거죠 옆에 있는 x+3에다가
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -(X+3)に分配しました。 非常に簡単な問題になります。
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -Y todo lo que hicimos fue, distribuirlo a través de la X más tres.
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -И всичко, което направихме е, че разпределихме навсякъде това x плюс три.
Ve a'nın olduğu yerlere x+2 yazın. -وكل ما فعلناه هو، اننا وزعناه على x + 3
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Daar moet onze boodschap aankomen.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Da muss unsere Nachricht ankommen.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Dan kita harus menyampaikan pesan kita di sana.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.È lì che dobbiamo far arrivare il nostro messaggio.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.E nós temos que colocar a nossa mensagem lá.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Et nous devons répandre notre message là-bas.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.거기에 우리의 메시지를 전해야 합니다.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Tam musimy dotrzeć z przekazem.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Trebuie să ne transmitem mesajul acolo.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.Y ahí debemos enviar nuestros mensajes.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.И мы должны передать нашу идею туда.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.ולשם עלינו להחדיר את המסרים שלנו.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.وعلينا أن ننشر رسالتنا هنا.
Ve biz mesajlarımızı tam da bu yerlere iletmeliyiz.ここで重要な事は テロリストやその支援者達と
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.A keď pôjdete na takéto miesta, stretnete takýchto ľudí.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.A pokud půjdete do těchto míst, potkáte takovéto lidi.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.A tam znajdziecie takich ludzi.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Dan jika Anda pergi ke tempat-tempat seperti ini, maka Anda akan bertemu dengan orang-orang seperti ini.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.En op deze plekken ontmoet je mensen als hij.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.És ezeken a helyeken ilyen emberekkel fogunk találkozni.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Et si vous allez dans ces endroits, vous rencontrez des gens comme ça.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.그리고 이런 곳에서 만나게 될 사람은
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Se formos a estes sítios, conhecemos pessoas como esta.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Se vai in posti così, incontri questa gente.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Şi dacă mergeţi în locurile acestea, veţi găsi astfel de oameni.
Ve eğer böyle yerlere giderseniz, bu çeşit insanlarla karşılaşırsınız.Und wenn Sie an solche Orte gehen, treffen Sie Menschen wie diesen.