Brezilya'da, Arjantin'de yeniliyor. Buradan başka yerlere ihraç edilmiyorlar.את הפרות האלה אוכלים עקרונית בדרום-אמריקה,
Brezilya'da, Arjantin'de yeniliyor. Buradan başka yerlere ihraç edilmiyorlar.بالبرازيل والأرجنتين. فلا يتم تصديرها إلى هنا.
Brezilya'da, Arjantin'de yeniliyor. Buradan başka yerlere ihraç edilmiyorlar.しかし この魚の骨のような森林破壊のパターンは
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.자, 그것은 몬태나 같은 곳에 사람들이 정착하기 시작했던 1800년대 후반에 시작되었습니다.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Az 1800-as évek végén kezdődött amikor emberek telepedtek Montanába és hasonló helyekre.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Bueno, comenzó a finales del 1800 cuando empezaron a llegar pobladores a lugares como Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Ei bine, a început la sfârşitul anilor 1800 când oamenii au început să se aşeze în locuri ca Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.No, začalo to koncem 19. století, kdy se lidé začali usazovat v místech jako je Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Nun, es begann im späten 19. Jahrhundert, als sich Menschen an Orten wie Montana niederließen.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Semua dimulai pada akhir tahun 1800-an ketika orang-orang mulai menetap di daerah seperti Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Tutto è iniziato alla fine del 1800 quando nei posti come il Montana sono arrivati degli abitanti.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Wel, het begon toen mensen zich aan het eind van de negentiende eeuw vestigden in gebieden als Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Začalo to koncom 19. storočia, keď ľudia začali osídľovať miesta ako Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Zaczęło się to pod koniec XIX wieku kiedy ludzie zasiedlali miejsca takie jak Montana.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Όλα ξεκίνησαν στα τέλη του 19ου αιώνα όταν ο κόσμος άρχισε να εγκαθίσταται σε μέρη όπως η Μοντάνα.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Ами, това започва през 19-и век, когато хората започнали да се заселват на места като Монтана.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Це почалось наприкінці 1880-тих, коли люди почали заселятися в міста, схожі на Монтану.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Это началось в конце 1800-х, когда люди начали селиться в местах, вроде Монтаны.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.זה התחיל אי-אז בסוף המאה ה-18 כשאנשים החלו להתיישב במקומות כמו מונטנה.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.حسناً .. ان الامر بدأ منذ عام 1800 عندما بدأ الناس يقطنون أماكن مثل مونتانا
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.人々がモンタナのような場所に移住した頃です つまり 水はたくさんあったが
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Aceasta nu este o idee proprie, alti oameni au mai utilizat-o, dar am incercat sa o dezvolt.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Ce n'est pas mon idée, d'autres y ont déjà pensé, mais j'ai tenté de l'emmener vers de nouveaux horizons.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Đây không phải ý tưởng của tôi Những người khác đã tập trung vào nó Tuy nhiên, tôi thử đặt nó vào vị trí mới
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Het is niet mijn idee. Andere mensen hebben dit gevonden, maar ik probeer een stap verder te zetten.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Ini bukan ide saya, orang lain sudah mengungkapkannya, tapi saya coba menggunakannya untuk hal baru.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.이것은 제 아이디어가 아닙니다. 다른 사람들이 생각해냈지요. 하지만 저는 그것을 새로운 곳에 적용시키려고 노력했습니다.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Není to můj nápad, přišli na to jiní, ale snažím se tu myšlenku rozvést.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.No es idea mía, otros ya habían dado con ella, pero yo he intentado aplicarla en lugares nuevos.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Non è un'idea mia, l'hanno avuta altri, ma io ho cercato di espanderla in ambiti diversi.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Pomysł nie jest mój. Inni ludzie już na to wpadli, ale ja poszedłem o krok dalej.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Η ιδέα δεν ανήκει σε μένα, την έχουν προτείνει κι άλλοι, αλλά θέλησα να της δώσω κάποιες προεκτάσεις.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Идеята не е моя, много хора са я имали, но аз се опитах да я поразнообразя.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Это не моя идея, другие люди натыкались на неё, но я попытался продвинуть её в некоторые новые области.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.אבל אני ניסיתי לקחת את זה למקומות חדשים. בואו אספר לכם איפה קיבלתי אותו.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.إنها ليست فكرتي، البعض فكر فيها قبلا، لكنني حاولت أخذها لأماكن جديدة
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.私はそれを新しい地位に持っていこうとしています これをどこで思いついたかというと
Bu bizi bir yerlere çıkardı.Ci ha portato da qualche parte.
Bu bizi bir yerlere çıkardı.Nyní jsme se někam dostali.
Bu bizi bir yerlere çıkardı.Teraz sme sa niekam dostali.
Bu bizi bir yerlere çıkardı.Това ни помогна в известна степен.
Bu bizi bir yerlere çıkardı.Удалось найти.
Bu elektron hala başka yerlere transfer edilebilir ve enerji serbest bırakabilir.방출할 수 있어요.
Bu elektron hala başka yerlere transfer edilebilir ve enerji serbest bırakabilir.이 전자들은 다른 곳으로 가서 에너지를
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Det är att börja leka med dem som verktyg, för att bli medveten om dem och flytta till olika platser.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.É brincar com eles como teclas, para tomarmos consciência deles e para nos fazer mudar de sítio.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Es comenzar a usarlos como palancas para tomar consciencia de ellos y moverse a diferentes lugares.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Hãy bắt đầu thử với chúng để làm đòn bẫy lắng nghe chúng rõ ràng và di chuyển qua những chỗ khác.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Înseamnă să ne jucăm cu ele ca niște pârghii, să devenim conștienți de ele și să ne mutăm în locuri diferite.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Jde o to, začít si s nimi hrát jako s páčkami, začít si jich být vědomi a hrát si s nimi.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.이런걸 역이용해서, 무엇을 어떻게 경청할지 우리가 그때 그때 직접 정할 수 있습니다.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Man spielt mit ihnen wie mit Hebeln, um sich ihrer bewusst zu werden und sich an verschiedene Orte zu bewegen.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Możesz się nimi bawić jak pokrętłami głośności, aby uświadomić sobie ich obecność, przez przemieszczanie się.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Saringan itu mulai bermain sebagai tuas agar sadar akan suara itu dan pindah ke berbagai tempat.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Si tratta di cominciare ad utilizzarli come leve, per riconoscerli e per spostari in posti diversi.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Speel ermee en gebruik ze als hefbomen, om je ervan bewust te worden en ga op verschillende plaatsen staan.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Úgy játszhatunk velük, mint kapcsolókkal, hogy tudatosuljanak, és hogy különböző helyekre mozoghassunk.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Začnete sa s nimi hrať ako s nástrojmi k tomu, aby ste si ich boli vedomí a mohli sa presúvať na iné miesta.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Ви натискаєте на них як на важелі, щоб вони стали свідомими і змогли переміщатися.
Bu, filtrelerden daha haberdar olmak ve farklı yerlere taşımak için onlarla kaldıraç olarak oynamaya başlamak.Можно играть с ними, как с рычагами, чтобы осознать их и двигаться в других направлениях.